Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Denizli'de görülen şap hastalığı nedir? Hayvandan insana bulaşır mı?

Şap hastalığı
Şap hastalığı   -   ©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

Denizli'nin Honaz ilçesinde 17 mahallenin şap hastalığı şüphesiyle karantinaya alınmasının ardından hastalığa ve insana bulaşıp bulaşmayacağına ilişkin sorular gündeme geldi.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne (OIE) göre şap hastalığı (Foot and mouth disease), oldukça ciddi ekonomik sonuçları olan ve hayvanlarda yüksek bulaşıcılığa sahip bir hastalık.

OIE'nin 2018 yılında güncellenen verileri, şap hastalığına Picornaviridae familyasının Aphtovirus grubuna ait bir virüsün neden olduğunu bildiriyor. Hastalık özellikle sığır, domuz, koyun, keçi ve diğer çift tırnaklı hayvanları etkiliyor.

OEI yetişkin hayvanlarda nadiren ölümcül olabilen şap hastalığının genç hayvanlarda yüksek ölüm oranına yol açabileceğini belirtiyor.

OEI'nin listesinde yer alan şap hastalığı hayvanlarda yüksek ateş ve dil, dudak, ağız, meme ucu ve toynaklarda kabarcık benzeri yaralar şeklinde belirtiler gösteriyor. Ciddi üretim kayıplarına yol açan hastalığa yakalanan hayvanların çoğunluğu iyileşiyor ancak hastalık sonrası hayvanlarda zayıflık ve güçsüzlük gözleniyor.

Şap hastalığına neden olan virüs nasıl yayılıyor?

Virüs enfekte olan hayvanların tüm salgılarında bulunabiliyor. OIE'ye göre virüs genellikle oral yollar ve solunum yoluyla diğer hayvanlara bulaşıyor.

Virüs, enfekte olan hayvan klinik belirtilerini göstermeye başladıktan sonraki 4 gün hayvanın sütünde ya da menisinde yaşayabiliyor.

Hastalık, enfekte olan hayvanların yeni sürülere sokulmasıyla ya da enfekte hayvanın etinin tüketilmesi, virüsün bulaştığı gereçlerin kullanılması ve sütle su gibi virüsün bulaştığı ürünlerin kullanılmasıyla geniş çaplı yayılıyor. Bazı durumlarda iyileşen hayvanlar taşıyıcı olarak virüsü yayıyor.

Şap hastalığı halk sağlığı riski oluşturur mu?

Şap hastalığına neden olan virüsün insanlara nadiren bulaştığı bildiriliyor. OIE'ye göre virüs bu nedenle bir halk sağlığı riski oluşturmuyor.

Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü konuya ilişkin yayımladığı raporda, "İnsanların enfekte hayvanlar ile temas veya enfekte et ve süt ürünleri ile enfeksiyonu nadiren aldıkları bildirilmektedir. Bu konuda Enstitümüze herhangi bir başvuru olmamıştır" ifadelerini kullanıyor.

Tarım Bakanlığı Şap Enstitüsüyse insanların hastalığın taşıyıcısı olabileceğini belirtiyor. Bakanlık hastalığa ilişkin genel bilgi notunda, "İnsan ve hastalığın konakçısı olmayan hayvanlar (kuşlar, fareler, vs.), kontamine materyaller (yem, ot, su, vs.), nakil araçları, et, et ürünleri, süt, süt ürünleri, suni tohumlama ve embriyo transferi enfeksiyon kaynağı olabilir" ifadelerine yer veriyor.

Hastalığın yayılmasını önlemek için ne yapmalı?

Tarım Bakanlığı şap hastalığının yayılmasını önlemek için 3 ana strateji öne sürüyor: Kesim, karantina ve aşılama.

Kesim stratejisi, virüse yakalanan hayvanların itlafını bu sayede virüsün kontrol altına alınmasını öngörüyor. Ancak yöntemin ciddi hayvan kayıplarına yol açabileceği belirtiliyor.

Denizli'de de uygulanan karantina yöntemiyle enfekte bölgelere ya da bölgelerden hayvan transferinin kontrol altına alınması amaçlanıyor.

Virüsün yoğun görüldüğü bölgelerde yüksek antikor düzeyinin sağlanması için yoğun aşılama çalışmaları yapılması öneriliyor.

OIE'de hastalığın kontrolü için benzer yöntemleri tavsiye ediyor:

  • Enfekte olan, iyileşmiş ve şap hastığına temas riski olan tüm hayvanların itlafı,
  • Hayvansal ürünlerin uygun biçimde imhası,
  • Enfekte olan ve virüse maruz kalma ihtimali olan canlıların takibi,
  • Sıkı karantina uygulamaları ve canlıların, araç-gereçlerin kontrol altına alınması,
  • Virüsün bulaşma ihtimali olan tüm alanların dezenfekte edilmesi.