Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Covid-19 sürecinde Amerikalıların üçte birinde depresyon ve anksiyete belirtileri görüldü

Depresyon hastası
Depresyon hastası   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Covid-19 salgınının neden olduğu ekonomik daralma ve sosyal izolasyon sebebiyle Amerikalıların üçte birinde anksiyete ve depresyon semptomları belirdi.

Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi (NCHS) ile ABD Nüfus Sayım Bürosu ortaklaşa yürüttükleri geniş anket çalışması ile koronavirüsün eğitim, istihdam, finans, sağlık ve konut üzerindeki etkisini değerlendirmeyi hedefliyor.

Son verilere göre, 7 ila 12 Mayıs tarihlerinde 42 binden fazla katılımcı internet üzerinde yapılan anketin sorularını yanıtladı. Söz konusu anket 23 Nisan'da başlatıldı, toplam 90 gün devam etmesi bekleniyor.

Ankete göre, katılımcıların yüzde 24'ü üç aylık bir pandemi sonrasında ciddi depresif bozukluk belirtileri gösterdi. Ankete katılanların yüzde 30'u yaygın anksiyete bozukluğu yaşadığını bildirdi.

Anksiyete ve depresyon oranlarının genç yetişkinler, kadınlar ve yoksullar arasında çok daha yüksek olduğu tespit edildi.

Ankette ayrıca, dar gelirlilerin psikolojik sorunlarının diğerlerine göre büyük olduğu görülüyor.

Örneğin, "geçen haftada ne sıklıkta ciddi endişeler yaşadınız?" sorusuna, yıllık 150 bin dolar veya fazla kazananların yüzde 60'ı "hiç endişelenmedim" diye cevap verdi.

Fakat yıllık 25 bin dolardan az kazananların sadece yüzde 32'si endişelenmediğini ifade etti. Dar gelirlilerin yüzde 23 de neredeyse "her gün endişeli olduğunu" söyledi.

Sokağa çıkamayanların yüzde 80'i Twitter'da depresyon, stres ve travmayı konuştu

Covid-19 salgını sebebiyle başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde uygulanan karantina ve sokağa çıkma yasakları sonrası insanların yüzde 80'inin sosyal medyada depresyon, stres, kaygı ve travma gibi konuları ele aldığı ortaya çıkmıştı.

Sosyal medya platformu Twitter üzerinde 3.7 milyonu aşkın mesajın analiz edildiği bir çalışmada, insanların karantina süreci boyunca yüzde 35'inin kaygı, yüzde 23'ünün stres, yüzde 15'inin depresyon ve yüzde 5'inin travma gibi kelimeleri kullanarak hislerini ifade ettiği tespit edilmişti.