Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Dargeçit'te 40'a yakın kafatası ve insan kemikleri bulundu: Taraflar ne diyor?

Dargeçit / Mardin
Dargeçit / Mardin   -   ©  gizem/
Metin boyutu Aa Aa

Mardin'in Dargeçit ilçesindeki bir mağarada 40'a yakın kafatası ve çok sayıda insan kemiği parçası bulundu.

Resmi makamlar, bulunan kemiklerin "tarihi dönemlere ait olabileceğini" belirterek Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Öte yandan insan hakları örgütleri ve uzmanlar, bulunan kemiklere yönelik soruşturmanın bölgedeki gözaltında kaybedilme öyküleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Peki taraflar mağarada bulunan kemiklere ilişkin ne diyor?

Mardin Valiliği: Tarihi döneme ait olabilir, İl Kültür Turizm Müdürlüğü bilgilendirdi

Mardin Valiliğinden yapılan açıklamada, mağaradaki kafatası ve kemiklerin 29 Mayıs 2020 tarihinde Dareçit ilçesinde Akyol Gülbiş Kırsal Mahallesi'nde İrfan Yakut tarafından bulunduğu ve Yakut'un Dargeçit Cumhuriyet Savcılığına müracaat ettiği belirtildi.

Alanda keşif çalışması yapıldığını bildiren Valilik, mağaranın eski dönemlere ait izler ve yapılar barındırdığının görüldüğü belirtti. Valilik açıklamasında, kemiklerin tarihi dönemlere ait olabileceği ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü'nün konuya ilişkin bilgilendirildiği bildirildi.

Valilikten yapılan açıklamada ayrıca, İrfan Yakut'un alana tarihi eser aramak amacıyla gittiği ve arama esnasında girdiği bir mağarada insana ait olabileceği değerlendirilen kafatası ve kemik parçaları bulduğu ifade edildi.

İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Tosun: Kemikler kaybedilen insanlara ait olabilir

İstanbul İnsan Hakları Derneği (İHA) Kayıplar Komisyonu Üyesi Besna Tosun, bulunan kafatası ve kemiklere ilişkin araştırmaların, bölgedeki İnsan Hakları Derneği ve adli tıp uzmanları dahil edilmeksizin yürütüldüğünü söylüyor.

Tosun, ilk olarak sosyal medya hesabından bulunan kemik ve kafataslarının görüntülerine ilişkin "Bu toplu mezarı babası gözaltında kaybedilen İrfan buldu. İçlerinden biri de babam olabilir diye bana haber verdi" paylaşımı yapmıştı.

Besna Tosun, 90'lı yıllarda İstanbul'da gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un kızı.

Euronews Türkçe için konuşan Tosun, mağaradaki kemiklerin kaybedilen insanlara ait olabileceğine yönelik iddialarını, Dargeçit'te 90'larda yüzlerce insanın kaybedilmiş olmasına ve bölgedeki mağaralarda daha önce kayıplara ait kemiklerin bulunmasına dayandırıyor.

'Çalışmalar uzman ve avukat olmadan yapıldı'

Besna Tosun, Savcılığın mağaradaki keşif çalışmalarına ve soruşturmaya, insan hakları derneklerini, kayıp yakınlarının avukatlarını ve adli tıp uzmanlarını dahil etmediğini belirtiyor.

Savcılığın alana avukatlardan ve uzmanlardan habersiz gittiğini söyleyen Tosun, Valililiğin "kemiklerin tarihi döneme ait olabileceği" değerlendirmesinin dayanağı olmadığını ve yalnızca bir yorum olduğunu ifade ediyor.

Tosun, çok fazla insanın kaybedildiği bölgedeki kemiklerin yetkililer tarafından "özensiz" bir şekilde ve hızla götürüldüğünü belirtiyor.

Besna Tosun, bulunan kafatası ve kemiklerin gerektiği gibi ve şeffaf bir şekilde araştırılmasını talep ediyor.

'İrfan Yakut tarihi eser aramıyordu'

Besna Tosun, Valilik tarafından mağarada kemikleri bulduğu sırada tarihi eser aradığı öne sürülen İrfan Yakut'un babası (Yahya Yakut) 1993 yılında Dargeçit'te kaybedilen bir kayıp yakını olduğunu söylüyor.

Tosun'a göre Yakut mağaradaki kemikleri bölgede yaptığı fotoğraf çekimi sırasında buldu.

Tosun, Yakut'un "tarihi eser aradığı" yönündeki Valilik açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor ve "İrfan hedef gösterilmek isteniyor" şeklinde konuşuyor.

Adli Tıp Uzmanı Ümit Biçer: Kemikler hızlı bir şekilde incelenmeli

İnsan Hakları Aktivisti ve Adli Tıp Uzmanı Ümit Biçer, kemiklere ilişkin görüntülerin değerlendirme yapmak için uygun olmadığını, çekimin kemiklerin gerçek boy ve ölçülerinin değerlendirilmesini zorlaştırdığını belirtiyor.

Konuya ilişkin Euronews'e konuşan Biçer, görüntülerden yola çıkarak kemiklerin birbirine karışmış halde olduğunu ve normal bir gömülmeden çok, başka bir yerden toplanıp getirilmiş gibi durduğunu söylüyor.

Kemiklerin bulunduğu alanın çok sayıda cenazenin birlikte gömülmesi için uygun olmadığını belirten Biçer, "Kemiklerin kaç yıllık olduğunu anlayabilmek için ilk ve son gömülme yerlerinin özelliklerini bilmek gerekiyor" şeklinde konuşuyor.

Biçer ayrıca, kemiklerin ölüm zamanının belirlenmesi için mağaranın, toprağın ve çevre koşullarının da birlikte incelenmesi gerektiğini söylüyor.

Kemiklerin incelenerek ağırlıkları ve özelliklerine bakılması gerektiğini ifade eden Ümit Biçer, "Bu tür durumlarda en hızlı yapılacak değerlendirme kemiklerden yaş, cinsiyet tespiti yapmak ve kemikler üzerindeki travmayı anlatacak izler (ateşli silah, kesici alet veya künt yaralanma) olup olmadığını araştırmak olabilir" ifadelerini kullanıyor.

Adli Tıp Uzmanı Biçer: İncelemeler zorla kaybedilme hikayeleriyle değerlendirilmeli

Ümit Biçer, bu tür olayların araştırmasının Minessota Protokolü'nde yer alan ilkelere göre değerlendirilmesini söylüyor. Buna göre Biçer, araştırmaların tarafların temsilcileri ve uzmanların da dahil edildiği, bilimsel standartlara uygun, hızlı ve açık bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguluyor.

Biçer, "O bölgede muhtemel olaylar ve zorla kaybedilme öykülerinin dikkate alınması gerekiyor. En önemli husus, zorla kaybedildiği iddia edilen kişilerin yakınları ve toplumun yürütülen çalışmalara güven duymasını sağlamak" ifadelerini kullanıyor.