Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Bruce Lee, Siyahi Amerikalılar için neden bir sembol haline geldi?

Bruce Lee
Bruce Lee   -   ©  Kin Cheung/AP
Metin boyutu Aa Aa

Kung fu filmi deyince bir çoğumuz için akla gelen ilk isim, şüphesiz Bruce Lee. ABD'de Çinli bir ailede doğan Lee 32 yıllık kısa ömründe birçok insan için ilham kaynağı olmayı başardı.

Bruce Lee, filmlerinde sergilediği üstün dövüş kabiliyeti ve benzeri olmayan o ikonik çığlıklarının yanı sıra birçoğumuz için azim, karalılık, mücadele ve dürüstlük gibi sıfatları temsil ediyor.

Çin kökenli olmasına rağmen, ABD'deki haksız sisteme karşı mücadelede, Bruce Lee siyahi Amerikalılar için adeta bir sembol haline geldi.

Siyahi Amerikalılar, Bruce Lee'de ne görüyor?

Bruce Lee, rol aldığı filmlerinin çoğunda, acımasız olan güçlülerin karşısında mazlumların yanında yer alan, haksızlığa karşı boyun eğmeyen ve mücadele eden karakterleri canlandırdı.

Örneğin 1971'de çıkan The Big Boss (Büyük Patron) filminde Lee, patronlar tarafından ezilen fakir işçileri savunuyor, zengin ve güçlülerin oluşturduğu haksız düzene karşı savaşıyor.

Fist of Fury (Öfkenin Yumruğu) filminde ise Çinli bir Kung Fu öğrencisini oynayan Lee, Japon sömürgeciliğine baş kaldırıyor.

Lee'nin canlandırdı karakterler, ABD'de büyük yankı buldu. Lee, özellikle siyahilerde, o dönemin baskıcı ve haksız düzenine karşı boyun eğmeyen mücadelenin sembollerden biri haline geldi.

Bruce Lee de ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalmıştı

Bruce Lee, çocukluk dönemi ve gençliğinde, azınlıklardan olan birçok insan gibi ırkçılığa maruz kaldı.

Lee, 1940'da ABD'nin San Francisco kentinde doğdu ve çocukluğunun büyük bir kısmını Hong Kong'da geçirdi. Fakat hem ABD'de doğduğu için, hem de annesinin yarı Çinli yarı Kafkas kökenli olması nedeniyle diğer çocuklar tarafından hiçbir zaman kabul edilmedi.

Daha sonra, Hollywood'da kariyer yapmak isteyen Bruce Lee, sinemada Asyalıların arka plana kaldığına tanık oldu. O dönemde siyahi Amerikalı, Asyalı veya Latin Amerikalı ünlü oyuncu bulmak çok zordu. Yani böyle bir ortamda azınlıkları temsil eden Bruce Lee'nin popüler olması, siyah Amerikalılar için de bir ilham kaynağı oldu.

Ayrıca Lee'nin, ABD'deki ilk Jeet Kune Do öğrencisi, daha sonra da yakın arkadaşı ve asistanı olan Jesse Glover adındaki bir siyahi Amerikalı idi. Glover yaptığı bir açıklamada, sıklıkla maruz kaldı polis şiddetine karşı uzak doğu sanatlarını öğrendiğini itiraf etmişti.

Efsanevi siyahi NBA oyuncusu Kareem Abdul-Jabbar da Bruce Lee'nin öğrencisi ve arkadaşıydı. Yıldız oyuncu da ülkesinde siyahilerin yaşadığı haksızlıkları protesto etmek için 1968 Olimpiyatlarına katılmayı reddetmişti.