Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

2020 İnsan Kaçakçılığı Raporu: Türkiye asgari standartları karşılamıyor ancak çaba gösteriyor

 euronews
İnsan kaçakçılığı
İnsan kaçakçılığı   -   ©  AP Photo
Metin boyutu Aa Aa

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, ülkelerin insan kaçakçılığı hakkındaki durumları ele alan 2020 İnsan Kaçakçılığı Raporu'nu yayımladı. Raporda Türkiye, asgari standartları karşılamayan ancak çaba sarf eden ülkelerin yer aldığı ikinci kategori içerisinde değerlendirildi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump'ın yazılı açıklamasına da yer verilen raporda, ülkelerin insan kaçakçılığı hakkındaki durumları ele alındı.

Ülkelerin işledikleri insan hakları ihlallerine göre derecelendirildiği raporda, Afganistan, Belarus, Myanmar, Cezayir, Burundi, Çin, Komor Adaları, Eritre, Küba, İran, Kuzey Kore, Nikaragua, Lesotho, Papua Yeni Gine, Rusya, Güney Sudan, Suriye, Türkmenistan ve Venezuela'dan oluşan 19 ülke, "sicili en kötü ülkeler" olan 3. kategoride yer aldı.

ABD'nin Çocuk Durumunu Koruma Yasası (CSPA) gereği, 3. kategorideki ülkelere bazı güvenlik yardımlarını ve askeri ekipman satışını durduracağı belirtilen raporda, söz konusu ülkeler, insan kaçakçılığıyla etkin mücadele sergileyene kadar da bu yasakların kaldırılmayacağı belirtildi.

'Türkiye asgari şartları karşılamıyor ancak çaba gösteriyor'

Raporda, Türkiye'nin, insan kaçakçılığıyla mücadelede belirlenen asgari standartlara tamamen uymadığı ancak yoğun çaba sarf ettiği belirtildi.

Raporda şu ifadelere yer verildi:

"Hükümet, bir önceki rapor dönemine kıyasla genel olarak artan çabalar gösterdiği için Türkiye ikinci kategoride yer almaktadır. Bu çabalar arasında daha fazla mağdurun tespit edilmesi ve daha fazla potansiyel mağdurla röportaj yapılması yer alıyordu. Hükümet, yeni bir ulusal eylem planı hazırlamak için anketler ve istişareler gerçekleştirdi ve çeşitli insan ticareti ile mücadele konularında etkili eğitimler düzenledi. Bunun yanı sıra insan kaçakçılarının tespit edilmesi ve cezalandırılması gibi önemli çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor."

Bununla birlikte Türk hükümetinin önemli birçok alanda asgari standartları karşılamadığı bildirildi. hakim ve savcıların insan kaçakçılığına ilişkin karmaşık davaları ele almak için yeterli deneyime ve kaynağa sahip olmadığının belirtildiği raporda, davaların sıklıkla kanıt yetersizliği, sanık ve kurbanların davalara nadiren katılması nedeniyle tanık yetersizliği gibi sebeplerden kapatıldığı ya da yeniden sınıflandırıldığı ifade edildi.

Hükümetin kurbanların soruşturmada iş birliği göstermesi için imkanları ve kurban destek programları gibi özel yardımları yeteri kadar sağlayamadığı belirtildi. Türkiye'de yerel sivil toplum gruplarını insan kaçakçılığıyla mücadele çalışmalarına dahil etmediği bildirildi.

Hükümetin, bazı durumlarda, kimlik tespiti çalışmalarının yetersizliği nedeniyle insan kaçakçılarının mecbur bıraktığı eylemler nedeniyle mağdurları cezalandırdığı ifade edildi.

Suudi Arabistan devam eden ihlallere rağmen ikinci kategoride

Diğer yandan 2019 yılı raporunda, üçüncü kategoride yer alan Suudi Arabistan'ın, Türkiye'nin de yer aldığı "İnsan kaçakçılığı ile mücadelede asgari standartları tam olarak karşılamayan ancak önemli çaba sarf eden ülkeler" tanımlamasının yapıldığı ikinci kategoriye düşürülmesi dikkati çekti.

Suudi Arabistan merkezli insan kaçakçılarının, Bangladeş'ten yüz binlerce kadın işçi getirdiği belirtilen raporda, bu işçilerin birçoğunun iş verenleri tarafından şiddet ve cinsel tacize uğradığı kaydedildi.

Geçen yıl ocak-kasım aylarında ülkesine dönmeyi başaran 2 bin 400 Bangladeşli kadının, şiddet ve cinsel taciz nedeniyle suç duyurusunda bulunduğu belirtilen raporda, aynı yıl Suudi Arabistan'daki 129 işçinin öldüğü, 24'ünün intihar ettiği belirtildi.

Suudi Arabistan'da çalışan yabancı uyruklu işçilerin, şiddet ve tacizin yanı sıra çok düşük maaşlarla çalıştırıldığı ve resmi belgelerine el konularak ülkeden ayrılmalarına engel olunduğu da vurgulandı.

IŞİD, PKK, Haşdi Şabi ve YPG'nin çocuk savaşçılarına vurgu

Raporda, çocukların kırılgan durumda olmaya devam ettiği ve Irak'ta faaliyet gösteren IŞİD, Haşdi Şabi, PKK, İran destekli milisler gibi silahlı gruplar tarafından zorla silah altına alındığı bildirildi.

IŞİD'in çocukları zorla alı koymaya ve çatışmalarda insan kalkanı, muhbir, bomba yapıcısı ve intihar bombacısı olarak kullanmaya devam ettiği belirtildi. Bu çocukların bazılarının yalnızca 8 yaşlarında olduğu, bazılarınınsa zihinsel engelinin bulunduğu kaydedildi.

Raporda, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Sincar'da faaliyet gösteren PKK ve YPG'nin de çocukları zorla silah altına alıp kullanmaya devam ettiğine yer verildi.

PKK'nın yanı sıra Sincar bölgesindeki Yezidi silahlı milislerin de çocukları savaştırdığı ifade edildi.

2018'de PKK'nın Irak'ın Sincar, Mahmur ve diğer bölgelerinden toplanarak silah altına alınan çocukları savaşmak üzere yine Sincar, Kandil Dağı ve Türkiye'deki merkezlerine gönderdiği kaydedildi.

Çin'in Doğu Türkistan politikaları da ele alındı

Raporun Çin bölümünde ise Çin yönetiminin başta Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkleri olmak üzere, Müslüman azınlıklara yönelik politikalarına geniş yer ayrıldı.

Çin'in keyfi tutuklamalarla 1 milyondan fazla Uygur Türkü'nü, rızaları dışında toplama kamplarına tutmasına dikkat çekilen raporda, "Çinli yetkililer bu faaliyetleri farklı dine mensup azınlıkların bulunduğu diğer bölgelerde de uygulamaya başladı. Ayrıca yurt dışında yaşayan dini ve etnik azınlıkların zorla iadesini ve uluslararası olarak aranmasını istediler" ifadelerine yer verildi.

Toplama kamplarında tutulan kişilerin çeşitli işlerde zorla çalıştırıldığı, birçoğuna para ödenmediği kaydedildi.

Bununla birlikte Libya, Somali ve Yemen'de yaşananların "özel durum" olarak tanımlandığı raporda, söz konusu ülkelerdeki insani krizin, rapor için gerekli bilgilere ulaşımı engellediği belirtildi.