Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Boğaziçi protestocuları insan hakları ihlallerine maruz kaldı

Boğaziçi Üniversitesi önündeki gösterilerde gözaltına alınan bir kişi
Boğaziçi Üniversitesi önündeki gösterilerde gözaltına alınan bir kişi   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Boğaziçi protestolarında "polisin öğrencilere orantısız güç kullandığını" belirterek, yüzlercesini olası cezai soruşturmaya soktuğunu belirtti.

HRW, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AKP Sarıyer İlçe Teşkilatı kurucularından Prof. Dr. Melih Bulu'yu Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atamasının ardından başlayan protestolarla ilgili yayımladığı raporda, hükümetin protestoculara yönelik tutumunu inceledi.

'Hükümet temel insan haklarını hiçe saydı'

"Üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri, atamaya itirazlarını barışçıl bir şekilde ifade etme konusunda yasal haklarını kullandı" denilen raporda, "Öğrencilerin şiddet kullanılarak tutuklanması, hükümetin temel insan haklarını hiçe saydığını gösteriyor" ifadeleri kullanıldı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya direktörü Hugh Williamson ayrıca raporda, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmemiş bir rektörü ataması akademik özgürlükler ve üniversitelerin özerkliğine saygı duyulmadığını gösteriyor" dedi.

Örgüt raporunda, dördü gözaltı sonrası serbest bırakılmış on sekiz öğrenci, dört avukat ve iki akademisyenin tanıklıklarına başvururken, protesto görüntülerini ve yasal belgeleri inceledi.

Raporda, 4 Ocak'ta kampüsteki göstericilerin sert bir şekilde dağıtılmasının ardından, 5 Ocak günü polisin protestolara katılan öğrencileri tutuklamak için bazıları yanlış adres olmak üzere en az 17 eve baskın yaptığı ve evlerin kapılarının kırıldığı belirtildi.

Çıplak arama iddiası

Ayrıca raporda, İstanbul'da ocak ayı başında gözaltına alınan ve serbest bırakılan protestocuların, polisin çıplak arama yaptığını, sözlü tacizde bulunduğunu ve üç kişinin de polisin ev baskınları sırasında başlarına silah dayadığını belirttiği ifade edildi.

Orantısız güç kullanımı

İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırma raporunda, protestoların ilk günü olan 4 Ocak'ta "aşırı güç kullanıldı" dedi.

Eylemlere katılan ancak isminin gizli tutulmasını isteyen bir Boğaziçili öğrencinin polisin onu yakalayıp sürükleyerek bileklerini, kollarını ve sırtını yaraladığını aktardığı bildirildi.

İsmini Muhammed olarak veren bir başka öğrencinin ise polislerin bir protestocuyu üniversite binası içinde park etmiş bir otobüse sürüklerken gördüğünü söylediği bildirildi.

Gözaltılar

Türk yetkililerin en az 38 şehirde 560'tan fazla protestocuyu gözaltına aldığı, 9'unun şu anda tutuklu ve 25'ten fazlasının da ev hapsinde olduğu belirtildi. Yüzlercesinin de seyahat yasakları ve bir sonraki duyuruya kadar en yakın polis karakolunda düzenli olarak imza verme gibi koşullarla serbest kaldığı söylendi.

Ayrıca raporda protestolara katılan iki trans kadın Yıldız İdil Şen ve Havin Özcan'ın kaldığı eve baskın düzenlediği sırada Şen'in polislerin başlarına silah dayayıp tokatladığını söylediği aktarıldı.

Şen'in ifadesine göre gözaltına alınanlara yönelik zorunlu sağlık muayenesi sırasında polis memurları kendilerine transfobik hakaretlerde bulundu ve hakaret etti.

'Polis ellerimizi o kadar sıkı kelepçeledi ki'

Ayrıca raporda, 5 Ocak'ta tutuklananlar arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrencisi Burak Çetiner'in şu ifadelerine yer verildi;

4 Ocak'ta protestolara gittim ve 5 Ocak günü şafak vakti, annem ve babamla birlikte yaşadığım evime polis baskın yaptı. Kapıya vurulan çekiç sesleri ile uyandık. Çevik teçhizatlı polisler bizi yere itti ve başımıza silah dayadı. Odamı aradılar ve cep telefonuma el koydular ve daha sonra beni gözaltına aldılar. Gözaltındayken, polis ellerimizi o kadar sıkı kelepçeledi ki, birçoğumuz bileklerimizde morluklar vardı.

Uluslararası sözleşmelerde ifade ve toplanma özgürlüğü

Öte yandan raporda Avrupa Konseyi, Türkiye gibi üye devletlerin hem akademik özgürlüğe hem de kurumsal özerkliğe saygı göstermesini şart koşmaktadır denilirken, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerdeki ifade ve toplanma özgürlüğü maddelerine dikkat çekildi.

Örgüt raporunda, "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10. ve 11. maddeleri ile Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin (ICCPR) 19. ve 21. maddeleri de dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamında güvence altına alınan ifade ve toplanma özgürlükleri herkese yayılır ve barışçıl protesto hakkını korur" denildi.