Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

AB 'propaganda aracı' dediği Sputnik V için Rusya ile pazarlık yapacak mı?

 euronews
Sputnik V koronavirüs aşısı
Sputnik V koronavirüs aşısı   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Rusya'nın kendi geliştirdiği Sputnik V'e onay vererek koronavirüs aşı adayını tescilleyen ilk ülke olması, Kremlin'e mesafeli hükümetlerce 'propaganda' olarak yorumlanmıştı.

Özellikle Avrupa Birliği, klinik deney aşamaları tamamlanmadan Rusya'da kullanılmaya başlanan aşının güvenilirliğini açıkça sorgulayanlardan oldu.

Şimdi ise, birliğin onayını alan AstraZeneca ile ilgili olumsuz gelişmeler ve aşıların tedariğinde yaşanan sıkıntılardan dolayı birlik üyeleri Brüksel'in onay vermediği aşıya yöneldi. Macaristan ve Slovakya çoktan Rus aşısını satın alırken, Çekya ve İtalya'nın Sputnik V ile ilgilendiği biliniyor.

Ülkelerin bireysel olarak farklı aşı arayışlarına girmesi ile Avrupa İlaç Dairesi'nin (EMA) Sputnik V'in tesciline ilişkin prosedürü başlatmasının, AB'yi Rusya'ya ile masaya oturmaya iteceği şeklinde yorumlanıyor.

Reuters'a konuşan Avrupa Komisyonundan bir sözcü, EMA onay verse dahi AB'nin aşı alımı için Rusya ile görüşme zorunluluğunun olmadığını söyledi. Haber ajansına açıklama yapan diğer AB yetkililerine göreyse, Brüksel'in Moskova ile görüşmelere başlaması ihtimaller dahilinde. Bazı kesimler, Sputnik V aşısına karşı daha önce çok net tavır alan AB'nin şimdi bu aşıyı programına katmanın yollarını aradığı görüşünde.

Avrupa Birliği şu ana kadar 6 aşı firması ile anlaşma imzalayıp 4'ünün kullanımına onay verse de aşılama takvimi planlandığı gibi ilerlemedi.

Sputnik V'in bu programa dahil olması Rusya için diplomatik zafer niteliğinde olacak. Öte yandan Moskova ile kesinlikle el sıkışmayı kabul etmeyenlerle, Kremlin ile iş birliğine açık olan AB üyelerini de ikiye böleceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Nasıl bu noktaya gelindi

Koronavirüs salgının 'pandemi' ilan edilmesinin üzerinden henüz 4 ay geçmişken, 11 Ağustos'ta Rusya, virüse karşı geliştirilen bir aşıya onay verdiklerini duyurdu. Bilim çevrelerinin yanı sıra Batılı ülkeler de henüz test aşamasındaki aşıya izin çıkması ile ilgili kaygılarını açıktan dile getirdi.

Kasım ayına gelindiğinde aşı adaylarının klinik deney sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Rusya'nın geliştirdiği Sputnik V, Almanya-ABD ortaklı Pfizer ve ABD'nin Moderne aşılarının etkinlik oranlarının açıklanması üst üste gelmişti.

Avrupa Birliği aylarca Sputnik V'e dair verilerin şeffaflığı ile ilgili kaygıları gündemde tuttu. 17 Şubat 2021'de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ülke içinde aşılananların sayısı nispeten az iken Rusya'nın dışarıya milyonlarca doz aşı ihraç etmesini sorguladı.

Son olarak geçen hafta AB Liderler Zirvesine başkanlık eden Charles Michel, "Çin ve Rusya'nın yanlış yönlendirmelerine aldanmayalım. Avrupa olarak biz aşıları propaganda için kullanmayacağız" dedi.

Oysa AB aşı programından sorumlu Thierry Breton, "AB ülkelerinin Rusya ve Çin'den aşı almasında bir sıkıntı yok" diyerek birliğin Sputnik V'e karşı daha ılımlı olduğunun sinyallerini çoktan vermişti.

Rus aşısına karşı bakış açısını değiştiren en büyük etkense 2 Şubat'ta yayımlanan bir makale oldu. Bilimsel raporda aşının Covid-19'a karşı yüzde 92 etkili olduğu yazıldı.

Ardından İtalya'nın baskısı geldi. İtalya'nın yeni Başbakanı Mario Draghi, AB Zirvesinde Brüksel'e "birliğin dışından da aşı alıp aşılama kampanyasını genişletme" çağrısında bulundu. İtalyan Sağlık Bakanı da "eğer bir aşı işe yarıyorsa ve otoritelerden onay almışsa, nereden geldiğinin bir önemi yok" diyerek Rusya ile iş birliğine hazır olduklarını ifade etti.

Sputnik V ile ilgili henüz somut bir planı olmayan AB'nin tutumunun EMA'nın kararından sonra daha netleşeceği tahmin ediliyor.

4 Mart'ta tescil sürecini başlatan EMA'nın da Sputnik V ile ilgili kararını mayıs ayı gibi vermesi bekleniyor.

Reuters'a konuşan AB'li bir diplomat olası senaryoyu şöyle özetliyor: "Rus ise kötüdür diyenlere karşı birlikçe çalışmalıyız diyenler olacak ve her zaman olduğu gibi ikiye bölüneceğiz. Kimi Rusya'ya zafer fırsatı vermek istemezken, kimi ise bunu iş birliği adına bir fırsat olarak görüyor".