Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye-AB sığınmacı mutabakatının 5. yıl dönümü: Tarafların beklentileri karşılanabildi mi?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
AB Komisyonu binası
AB Komisyonu binası   -   ©  Dursun Aydemir/Anadolu Ajansı
Metin boyutu Aa Aa

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sığınmacı mutabakatının yürürlüğe girmesinin ardından tam 5 yıl geçti. Türkiye üzerinden Yunan adaları, Bulgaristan ve Yunanistan’a, buradan da Avrupa’nın diğer ülkelerine gitmek isteyen Suriyelilerin kitlesel göçünü önlemek ve bu göçmenlerin Türkiye’de kalmalarını sağlamak için AB’nin mali yardımını öngören anlaşma 18 Mart 2016'da imzalandı.

Bu mutabakat, Ankara ve Brüksel’in beklentilerini nasıl karşıladı? Tarafların, mutabakatın uygulanmasıyla ilgili şikayetleri neler? AB ve Türkiye’yi bu mutabakatla ilgili gelecekte neler bekliyor? İşte bu soruların yanıtlarını sizler için mercek altına aldık.

Anlaşma neyi içeriyordu?

AB ülkeleri, 2015 yılındaki göç krizinde çoğu Suriye’den kaçan 1,2 milyon göçmeni topraklarında ağırlamak istemedi. Türkiye’den tehlike bir şekilde denizi aşarak Yunan adalarına gitmeye çalışan göçmenlerin, Avrupa’ya girişini önlemek için bu göçmenlerin Türkiye’de kalmaları koşuluyla mali yardımda bulunmayı vaat etti.

AB, Türkiye'nin mülteci almasına yardımcı olmak için her biri 3 milyar euroluk iki ödeme yapmayı taahhüt etti.

AB ayrıca, Türk vatandaşları için vize muafiyeti, AB'ye üyelik ve Gümrük Birliği’nin genişletilmesi konusunda vaatlerde bulundu.

Ne kadar para harcandı?

AB Komisyonu’na göre, Türkiye’ye şu ana kadar 4,1 milyar euro ödendi, geri kalan 2 milyar euro ise mültecileri destekleme projelerine verildi.

Bu planla, 2022 ve 2023’e kadar göçmenlerin temel sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyordu. 2020 yılında İlave 535 milyon euro daha Türkiye için AB bütçesinden tahsis edildi.

Bununla birlikte Ankara, AB tarafından şu ana kadar topraklarında sayılarının 3,7 milyonu bulduğunu belirttiği Suriyeli göçmenler için sadece 3,6 milyar euro ödendiği görüşünde.

Avrupa’ya göç azaldı mı?

Anlaşma yürürlüğe girdikten sonra AB ülkelerine göçmen gelişi önemli ölçüde düştü. 2015 yılında Ege Denizi’nden Yunan adalarına geçenlerin sayısı 856 binden, bir sene sonra 173 bine, 2017 yılında ise 30 bine düştü.

2020’de belki de Covid-19 salgının da etkisiyle sınırı geçmek isteyenlerin sayısı 10 bine indi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Türkiye ile AB arasındaki göç ve Suriyeli sığınmacılar konulu 18 Mart mutabakatının uygulamasının devam etmesi gerektiğini, ileride mutabakatın yenilenmesini isteyeceklerini söyledi.

Anlaşmaya yönelik AB’deki tepkileri yanıtlayan Borrell, "Çok eleştirildi ama bu anlaşma somut sonuçlar doğurdu. Daha az insanın hayatını kaybetmesini sağladı. Düzensiz sınır geçişlerini azalttı. Türkiye'deki mültecilerin ve göçmenlerin durumunu iyileştirdi. Rakamlar ortada. Türkiye'deki mülteciler için yaklaşık 6 milyar euroyu sözleşmeye bağladık." dedi.

Anlaşma yürürlüğe girdikten bu yana Türkiye, Yunanistan’a geçmeye çalışan 2 bin 140 göçmeni geri alırken, Türkiye topraklarındaki 28 bin 621 göçmen ise AB ülkeleri tarafından kabul edildi.

AB ülkelerinin endişesi ne?

Brüksel, Türkiye’yi Yunanistan’daki göçmenlerin geri dönüşünü kolaylaştırmamakla suçluyor. AB'nin Sayıştay'ı ise yapılan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda Türkiye'nin kendilerine yeteri kadar bilgi vermediği eleştirisini getiriyor.

AB Komisyonu İçişlerinden Sorumlu Temsilcisi Ylva Johansson pazartesi günü son yaptığı açıklamada, “Covid-19 salgınından sonra iki taraf da göçmenleri geri almayı durdurdu. Ancak AB ağustos ayında göçmenleri tekrar almaya başladı. Geçen yıldan bu yana Türkiye’den gelen 2 bin 500 ila 3 bin göçmeni Avrupa ülkelerine yerleştirdik.” diyerek AB’nin tavrını özetledi.

Türkiye ne istiyor?

Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakçı, AFP’ye yaptığı açıklamada anlaşmanın Türkiye adına adil bir şekilde yürümediği eleştirisinde bulunarak, “Biz göçmenleri geri almıyoruz çünkü AB sorumluluklarını yerine getirmiyor.” dedi.

Kaymakçı, Ankara’nın, Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin evlerine dönebilmeleri için Brüksel’den daha fazla yardım beklediğini belirtirken, Türkiye’ye gelen ilave 500 bin Suriyeli göçmen yüzünden AB’nin Türkiye’ye yaptığı mali yardımı artırması gerektiğini söyledi.

Mutabakat sonrası Türkiye'den Avrupa'ya geçişlerin durma noktasına geldiğini savunan Ankara'nın AB’ye yönelttiği suçlamalar özetle şu şekilde: “AB, üzerinden 5 yıl geçen sığınmacı mutabakatındaki taahhütlerine uymadı”, “Türkiye'ye vize serbestisi sağlanmadı”, “Türkiye'deki sığınmacılar için kullanılacak 6 milyar euronun yaklaşık 2 milyar eurouk kısmı halen gelmedi”, “Katılım müzakerelerinde yeni fasıllar açılmadı”, “Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için resmi müzakerelere başlanmadı”.

Anlaşma yeniden müzakere edilecek mi?

AFP’ye konuşan Avrupalı diplomatlar, anlaşmanın tartışmaya açılması fikrine kuşkuyla bakıyor ve yeni bir müzakerenin “Türkiye'nin mültecileri bir koz olarak kullanmasına izin vermesinden” endişe ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda tam üyelik müzakerelerinin ilerlememesi yüzünden Türkiye’nin anlaşmayı iptal edebileceği tehdidinde bulundu.

Erdoğan, Türk vatandaşlarına vize muafiyeti tanınması ve Gümrük Birliği konularında AB ile yeni müzakereler yapılmasını önerdi.

AB üyeleri, 25-26 Mart tarihlerindeki zirvede Türkiye konusunu yeniden görüşecek.

AB Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu üyesi Ylva Johansson, son yaptığı açıklamada, 18 Mart mutabakatının uygulanmaya devam etmesini istediklerini belirterek, mutabakat kapsamında Türkiye'den mültecilerin AB ülkelerine yerleştirileceğini, karşılığında Türkiye'nin Yunan adalarından mültecileri alacağını söyledi.

Ek kaynaklar • AFP, AA