Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İsviçre, Avrupa'da pestisit tarım ilaçlarını yasaklayan ilk ülke olma yolunda

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
İsviçre'nin Bad Ragaz bölgesinde fıskiye ile sulama yapılan bir tarla
İsviçre'nin Bad Ragaz bölgesinde fıskiye ile sulama yapılan bir tarla   -   ©  AP

İsviçre'de halk tarım sektöründe sentetik böcek ilaçlarının (pestisit) kullanımının yasaklanmasına ilişkin teklifi oylamak için sandık başına gidecek.

13 Haziran'da yapılacak referandumda tasarının kabul edilmesi halinde İsviçre, pestisit tarım ilaçlarını yasaklayan ilk Avrupa ülkesi olacak.

İlaçların kullanımının yasaklanması için yoğun kampanya yürüten aktivistler, İsviçreli Syngenta, Almanya'dan Bayer ve BASF gibi zirai ilaç devleri tarafından üretilen sentetik böcek ilaçlarının dünya genelinde sadece Bhutan'da tamamen yasak olduğunu dile getiriyor.

Yasağı destekleyenler, sentetik (yapay) ürünlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ve biyolojik çeşitliliği azalttığını savunuyor.

Üreticiler ise söz konusu ilaçların titizlikle test edilip düzenlendiğini, güvenli bir şekilde kullanılabileceğini ve bunlar olmadan mahsul veriminin düşeceğini belirtiyor.

Aynı gün, İsviçre'nin içme suyu ve gıda kalitesini iyileştirme hedefiyle hayvancılıkta sentetik böcek ilacı ve antibiyotik kullanan çiftçilere doğrudan sübvansiyonların kesilmesini öngören tasarı da oylanacak.

Ülke bu konuda ciddi bölünme içerisinde. Halk oylaması öncesi yapılan anketler, sonuçların başa baş çıkacağını gösteriyor.

İsviçreli şarap üreticisi Roland Lenz, tasarıların kabul edilmesi halinde çiftçilere 10 yıllık bir geçiş süreci verileceğini ve bu durumun İsviçre'nin organik gıdada öncü ve dünyanın geri kalanına da örnek olmasını sağlayacağını dile getirdi.

Organik çiftçilik yapan ve üzüm bağları, yasaya karşı çıkan çiftçilerle çevrili olan 51 yaşındaki Lenz, "Hayatın temel unsurlarından biri olan temiz su tehlikede." sözleriyle tasarıyı neden destekleyeceğini anlatıyor.

Merkezi İsviçre'de bulunan China National Chemical Corporation'a ait Çinli zirai firma Syngenta, yasağın tarımsal verimi yüzde 40'a kadar azaltacağını belirterek her iki girişime de karşı çıkıyor.

Syngenta'nın bir sözcüsü, "Ürünleri kullanmamanın sonuçları net: daha az bölgesel ürün, daha yüksek fiyatlar ve daha fazla ithalat. Bu ne tüketicilerin ne de çevrenin çıkarına." açıklamasında bulundu.

"Kuşatma altında bir hayat"

Temiz su girişimi, içme suyunu kirletebilecek gübrelerini kısıtlanmasının yanı sıra çiftçilerin inek, domuz ve tavuk sayılarını azaltmak için ithal hayvan yemi kullanmayı durdurmalarını gerektiriyor. Ülke böylece doğal yemle beslenebilecek bir hayvan popülasyonunun önünü açmak istiyor.

En az 1 milyon İsviçrelinin kirli su içtiğini söyleyen temiz su kampanyası destekçisi Pascal Scheiwiller, "İnsanlara gerçeklerden çok uzak olan, İsviçre'de çiftçiliğin romantik bir görüntüsü satılıyor." diyor.

İsviçre Çiftçiler Birliği, üyelerinin çoğunun yaşamlarının kuşatma altında olduğunu hissettiğini bildirdi.

Zürih Çiftçiler Derneği Başkanı Martin Haab, "Şehirlerdeki insanlar, apartmanlarının balkonunda iki domates yetişmişse çiftçilikten anladıklarını düşünüyorlar." sözleriyle tasarıya 'evet' diyecek kişilere tepkisini dile getirdi.

Haab, "200 yıl öncesine bakıyorum da o zaman bitkilerimizi ve hayvanlarımızı koruyamadık, İsviçre'de ve tüm Avrupa'da açlık çektik." diye konuştu.

Zürih dışında bir mandıra çiftliği işleten Martin'in oğlu Dominic ise kırsal ekonomi açısından sonuçların acımasız olacağını ve yerel işletmelerin de yem kısıtlamalarına uymak için hayvan sayılarındaki düşüşten etkileneceğini söyledi.

Şarap ürecisi Lenz, daha kalın kabuklu meyve yetiştirmek gibi yöntemlerden istifade etmek imkanı varken pestisit kullanmaya devam etmenin yanlış olduğunu söylüyor ve ekliyor;

"Her iki tasarıya de 'Evet' oyu vererek, en nihayetinde kimyasal çağdan organik çağa geri döneceğiz."