Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çin'deki #MeToo hareketinin sembolü dava, delil yetersizliğinden düşürüldü

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Çin'deki #MeToo hareketinin yüzü Zhou Xiaoxuan
Çin'deki #MeToo hareketinin yüzü Zhou Xiaoxuan   -   ©  Mark Schiefelbein/Copyright 2021 The Associated Press. All rights reserved
Metin boyutu Aa Aa

Çin'deki #MeToo hareketinin temsilcisi kabul edilen kadının davası delil yetersizliğinden dolayı düşürüldü. Mahkemenin bu kararı kadınların uğradıkları cinsel istismar, taciz ve tecavüz olaylarına karşı seslerini duyurmayı amaçladıkları #MeToo hareketinin Çin'deki dalgasının geleceğini belirsizliğe sürükledi.

Başkent Pekin'deki Haidian Halk Mahkemesi üç yıl süren dava sonunda yayınladığı hükümde Zhou Xiaoxuan'ın iş yerinde cinsel tacize uğradığına dair yeterli delil bulunmadığını bildirdi.

Zhou Xiaoxuan Çin kamu yayıncısı (CCTV) de stajyer olarak çalıştığı 2014 yılında kurumun önde gelen sunucularından Zhu Jun tarafından cinsel tacize uğradığını iddia etmişti. Genç kadından cesaret alan onlarca kadının geçmişte yaşadıkları cinsel taciz ve saldırılarla ilgili konuşmaya başlaması üzerine hareket büyümüş, yetkililerin hareketi durdurma ve internetteki paylaşımları sansürleme girişimlerine rağmen Zhou Xiaoxuan hareketin yüzü haline gelerek sesini yükseltmeyi sürdürmüştü.

Mahkeme çıkışı engelleme

Zhou Xiaoxuan, mahkeme çıkışında basın mensuplarına konuşarak "Herkese çok teşekkür ederim. Kazansak da kaybetsek de son üç yıldır bu deneyimi yaşamak beni çok onurlandırdı" sözleriyle duygularını dile getirdi.

O sırada bir kadın ve bir adamın Zhou'yu bir kenara itmeye çalıştığı gözlendi. Kadın "pandemi güvenliği" diye bağırarak Zhou'nun konuşmasını engellemeye çalışırken, adam da tek başına konuşmasının doğru olup olmadığını sorguladı.

"Birlikte ayaktayız" yazılı pankart tutan bir kadının etrafı hızlıca polis tarafından çevrildi ve pankart elinden alınarak yırtıldı. Polisin kadından kimlik numarasını istediği aktarıldı.

Sivil ve üniformalı çok sayıda polisin hazır bulunduğu ve kimlik numarası sorduğu mahkeme çıkışında onlarca kadın Zhou'ya yaklaşmaktan çekindiklerini dile getirdi.

Çin'deki #MeToo hareketi neyi değiştirdi?

Zhou Xianoxuan, 2018 yılında Zhu Jun'un dava açması üzerine açtığı karşı davada 2014 yılında stajyer olduğu dönemde kendisini elle taciz etmekle ve zorla öpmekle suçladığı Zhu Jun'dan kamuoyu önünde özür ve 50 bin yuan (yaklaşık 65 milyon Türk lirası) tazminat talep etti. Zhu iddiaları reddetti.

O dönemde doğrudan cinsel taciz olarak adı geçmeyen şikayetlerin iş ihtilafı ya da diğer yasalar kapsamında görülmesi sebebiyle Zhou'nun davası "kişilik hakları anlaşmazlığı" adı altında görüldü. Mahkeme Zhou'nun avukatlarının dava dosyasında açıkça cinsel taciz ifadesinin yer alması talebini reddetti.

Ancak #MeToo hareketinin Çin'de de zemin bulması sonucu Çinli yetkililer 2020 yılında onaylanan medeni kanun düzenlemeleri ve bazı vatandaşlık hakları taahhütleri kapsamındaki büyük çabalar sonucu cinsel taciz tanımlamasına medeni hukukta yer verdi.

Son dönemde birçok cinsel taciz olayı kamuoyunun gündemine gelmeye başladı. Örneğin elektronik ticaret devi Alibaba'da çalışan iki personel cinsel tacizle suçlanarak işinden kovuldu. Çinli-Kanadalı şarkıcı Kris Wu hakkında çıkan tecavüz iddialarının büyümesi üzerine Pekin'de gözaltına alındı. Bir matematik öğretmeni zorla sarkıntılıktan hüküm giyerken, bir televizyon sunucusu işinden oldu ve polisin önce suçlamaktan vazgeçtiği olayda soruşturma dosyasını yeniden açtı.

Feminist Sesler hareketinin kurucusu Lu Pin'e göre son dönemde ortaya çıkan bu tür örnekler doğrudan #MeToo adını kullanmasa da hiç şüphesiz hareketin bir parçası.

Ünlü Hollywood yapımcısı Harvey Weinsten hakkında onlarca kadının cinsel taciz ve tecavüz suçlamasında bulunması üzerine başlayan #MeToo hareketi kısa sürede küresel bir kadın hareketine dönüşmüştü.