2022'de Katar'ın en iyileri: Çığır açan kadınlar, tarımsal yenilik ve kültür-sanat

2022'de Katar'ın en iyileri: Çığır açan kadınlar, tarımsal yenilik ve kültür-sanat
© euronews
By euronews
Haberi paylaşın
Haberi paylaşınClose Button
Aşağıda yerleştirilen video haber linkini kopyalayın/yapıştırınCopy to clipboardCopied

Katar 365’in bu özel bölümünde, bu yılki en iyi hikayelerimizden bazılarını derledik. Bu yıl, yerel tarım endüstrisinin 'tadına baktık', hem spor hem de mutfakta Doha’nın en iyi kadın oyun kurucularından bazılarıyla tanıştık ve Katar'ın kültürünü ve geleneklerini nasıl hayatta tuttuğunu öğrendik.

REKLAM

Katar 365’in Katara kültür köyünden sunulan bu özel bölümünde, bu yılki en iyi hikayelerimizden bazılarını derledik. Bu yıl, yerel tarım endüstrisinin 'tadına baktık', hem spor hem de mutfakta Doha’nın en iyi kadın oyun kurucularından bazılarıyla tanıştık ve Katar gibi bir ülkenin kültürünü ve geleneklerini nasıl hayatta tuttuğunu öğrendik.

Katar, ulusal 2030 vizyonu doğrultusunda, 2023’e kadar gıdada kendi kendine yeten bir ülke olmayı hedefliyor. Ve geçtiğimiz on iki ay boyunca, bal arılarından hidroponiğe, ülkenin bu hedefe ulaşmasına yardımcı olan bazı çiftlikleri keşfettik.

Katar tarımda yenilikçi yöntemler kullanıyor

Umm Qarn Çiftliği’nin binlerce arısı var. Arı yetiştiricisi Arafat Hüseyin, çocukluğundan beri bal arılarıyla birlikte çalışıyor. O kadar tecrübeli ki eldiven bile kullanmıyor.

Hüseyin, "Katar'da polen, arı sütü, arı reçinesi propolis ve ürünlerini üreten ilk kişilerden biri olabilirim. Arılar size çalışmayı öğretir, fedakarlığı öğretir, işte samimiyeti öğretir. Arılar güzel böceklerdir ve benim arılara olan sevgim çok büyük." şeklinde konuşuyor. 

Hüseyin bize her birinde bir kraliçe arı ve yüzlerce işçi arının bulunduğu arı kolonilerini gösteriyor. Katar genelindeki yerel çiftlikler son zamanlarda bal üretimlerini artırdı.

Gerçek bir kış yaşamayan Katar, 8 aylık yaz ve sadece 4 aylık bir bahar dönemiyle mahsul yetiştirmek için nispeten zorlu bir iklime sahip. İşte bu nedenle bazı çiftlikler sürdürülebilir bir tarım ortamı yaratmak için daha özgün yöntemlere yöneliyor.

Akuakültür ve hidroponikler bir araya geldiğinde, ortaya akuaponik denen bir teknoloji çıkıyor. Bakteriler bu tanklarda balık dışkılarının parçalanmasına yardımcı oluyor.

Bunlar daha sonra aşırı nitrojen alan bitkileri gübrelemek için kullanılıyor ve arıtılmış su tekrar tanka konuluyor.

Ve şimdi Katar'da bu konsept ilk defa, LED aydınlatma ile dikey tarım uygulaması için bir markette kullanılıyor. Bu teknoloji otlar gibi yeşil yapraklı bitkilerin yanı sıra kavun ve domates gibi meyvelerin de yetiştirilebilmesini sağlıyor.

Sürdürülebilir tarımla gıda üretimine 'bilinç kazandırmak'

Çiftliklerin alışıldığın dışına çıkması için tek yol bu değil. Bazıları da turistleri ve yerli ziyaretçileri bütüncül yaklaşımlarıyla kendilerine çekiyor. Heenat Salma çiftliği, yoğun programlardan uzaklaşmak ve daha basit bir var oluşla yeniden bağlantı kurmak üzere tasarlanan bir yer.

Pedagojik bahçe kendi kendine yeten ve sürdürülebilir tarım anlamına gelen permakültürü teşvik ediyor. Buradaki atölyelerin zihinsel odaklanmayı geliştirmek üzere nasıl tasarlandığını permakültür tasarımcısı Soumia Masmoudi şöyle anlatıyor: "İnsanlar kendi yiyeceklerini yetiştiriyor. Böylece, gıda üretimimize daha fazla bilinç kazandırıyoruz. Elementlerle ve güzellikle bağlantı kuruyoruz. Dışarıdayken tam olarak var oluruz, doğal maddeye dokunduğumuzda duyularımız, kokular bizi kendi doğamıza götürür."

Sürdürülebilir bir yaşam hakkında bilgi edinmeleri için ziyaretçi çekerek, yerli üretim bal dağıtımı yaparak ya da yenilikçi tarım yöntemleri kullanarak… Bu ülkenin gıdada kendi kendine yeter hale gelmek için pek çok adım attığı aşikâr.

Katar'ın çığır açan kadınları

2022’de ayrıca, kendi alanlarında zirvede yer alan muhteşem Katarlı kadınlarla da tanıştık. Şeften pilota, en çok hayranlık uyandıran kadınlardan bazılarını yeniden ziyaret edelim.

Shay Alshomous, Katar’ın geleneksel çarşılarından Suk Vakıf’ın kalbinde yer alan ve büyük bir hayali olan bir kadın tarafından işletilen popüler bir yerel dükkan. Sahibi 5 çocuk annesi Şams El Kassabi, bu çarşıda işletmesi olan ilk kadın. 

Kassabi başlangıç hikayesini şöyle anlatıyor: "Suk Vakıf’ı 2004’te aradım ve baharat satıyorum dedim. 'Gel buraya, her yerde seni arıyorduk.' dediler. İki ay boyunca kimse Shay Alshomous’u bilmiyordu. Gece gündüz çalıştım ve bazı geleneksel Katar tarifleri buldum ve geliştirdim. Sadece büyüklerimin tariflerini kullanıyorum ve yalnızca bizim mirasımızla bağlantılı yemekler pişiriyorum."

Aşçılık, skeet atıcılığı, kürek çekme… Bu yıl çığır açan çok sayıda kadınla tanıştık. Reem El Şarşani skeet atışlarına henüz 15 yaşındayken başladı. Şimdi 20’li yaşlarında ve bir Dünya Kupası bronz madalyası sahibi. Reem gelecek için büyük hedefleriyle Katar Milli Takımı’nın bir parçası. Büyük hedefleri olduğunu söylüyor:  "Olimpiyatlara katılmak, kalifiye olmak, altın madalya kazanmak, bu sporu seçtiğim için kendimle gurur duymak istiyorum. Ailemin ve ülkemin de benimle gurur duymasını istiyorum."

Gözünü gökyüzüne diken Reem El Kuthairi ise, Katar'ın ilk kadın microlight uçak pilotu. Zorlu yolculuğunu şöyle özetliyor: "Bu yıl, uçmaya başlayalı on yıl oldu. 10 yıl önce bu tür bir uçakla ilk tek başıma uçuşumu yaptım. Burada Katar’da oldu bu. Sonra uluslararası lisansımı almaya karar verdim ve İngiltere’ye gittim. Lisansımı 4 hafta içerisinde alabilmek için en iyi okullardan biriyle anlaştım. Hızlandırılmış dersler aldım, gerçekten zor oldu. Burada bilgi alabileceğim kimse yoktu çünkü Katar’da daha önce bunu yapan kimse olmamıştı. Yani baya zor oldu ama tüm süreç boyunca keyifli vakit geçirdim."

Reem ayrıca dağlarda yaklaşık 8000 fit yükseklikten kayakla microlight uçağı uçurmayı denedi. Bu tür deneyimlerin, gökyüzünün sakinliğini hissetmek isteyenler için olduğu kadar adrenalin patlamasını tercih edenler için de mükemmel olduğunu söylüyor:  "Ben ne zaman yerde yürüsem yukarı bakarım ve manzarayı yukarıdan görmek için orada olmak isterim. Hava sporlarıyla ilgili özellikle sevdiğim şey, sizi dünyaya bağlaması. Çünkü dünyanın dört bir yanından insanlar sizi ve kültürünüzü tanımaya başlıyor. Ve birbirimizi tanımamız gerekiyor."

REKLAM

Su sporları Katar’da oldukça yaygın. Ve bu su üzerinde olmayı çok seven Tala Abujbara için iyi bir fırsat. Japonya'daki 2020 Olimpiyatları'nda kürek kategorisinde Katar adına yarışan ilk kadın sporcu oldu ve tek kadınlar kürek yarışlarında üst sıralarda yer aldı.

Abujbara, "Sizi destekleyen ve kollayan insanları bulun ve onlara sımsıkı sarılın. Çünkü bu zorlu bir yolculuk, sürekli inişler çıkışlar olacak ve o anlarda tökezlediğinizde sizi gelip kaldıracak olanlar bu insanlar. Eğer bunu dinleyen birileri varsa ve hayatlarında böyle biri olmadığını düşünüyorlarsa, akıllarına beni getirsinler. Ben Tala, burada, dünyanın küçük bir köşesinde Katar’dayım. Buradayım, sizi destekliyor ve aklınıza koyduğunuz şeyi gerçekleştirmenizi umut ediyorum." şeklinde konuşuyor. 

Katar'da sanat halkla buluşuyor

Bu yıl, Katar’ın bölgede kültürel bir merkez olarak rolüne ilişkin her şeyi öğrendik. Çok sayıda modern müze ve kamusal sanat eseri var ama aynı zamanda geleneksel mirası yaşatmaya da odaklanılıyor. 

Sanat sizi Doha’ya indiğiniz andan itibaren takip ediyor. Ulusal Müze gibi klasik mekanlardaki kamusal sanat eserleri, ülkenin tarihine hayat veriyor.

Qatar Museums Kamusal Sanat Departmanı Küratöryel Planlama Başkanı Sarah Foryame Lawler, "Katar ve Sanat ile ilgili olarak bunun diyaloğu teşvik etmek için harika bir yol olduğunu düşünüyorum. Kentin farklı bölgelerini ve şehrin içinde sanatın olmadığı alanları harekete geçirmek için harika bir yol. Sanatı buralara getirir ve insanların kolay bir şekilde bağlantı kurmasını sağlarsınız." ifadelerini kullanıyor.

REKLAM

Metroda, bir kavşakta ya da çölün ortasında… Kamusal sanat eserleri Katar'da gerçekten de günlük yaşamın bir parçası.

İnci dalgıçlığı geleneği devam ediyor

Katar'da günlük yaşamın büyük bir parçası olan bir diğer şey de ülkenin 'dhov' olarak bilinen ünlü inci avcılığı tekneleriydi. İnci dalgıçlığı 19. yüzyılda Katar'ın en revaçta iş alanlarından biriydi. İnci ticareti, 1940'lara kadar ülke ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturuyor ve nüfusun neredeyse yarısına istihdam sağlıyordu. Günümüzde hâlâ pek çok balıkçı, bu köklü gelenekleri uygulamaya devam ediyor.

Eski bir inci satıcısı olan İbrahim Abdullah, incilerin nasıl ayrıldığını, sıralandığını ve ve nihayetinde fiyatlandırıldığını açıklamak için bizimle bir dhovda buluşmayı kabul etti.

Abdullah bize inci satıcılığına ilişkin şu bilgileri verdi: "İnci satıcısı incileri ayırır, toplar, büyük ve küçük olanlar şeklinde ayırır ve iyi durumda olup olmadıklarını kontrol eder. Çiziği var mı yok mu diye bakar."

İnci dalgıçlığı artık birincil gelir kaynağı değil. Ancak okyanuslar, balıkçılık ve Arap yelkenlileri dhovlar Katar kültüründe hâlâ önemli bir yere sahip.

REKLAM

El Zübare Katar'ın en büyük arkeolojik sahası ve UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'ne giren ilk sit alanı. Geleneksel inci avcılığı kasabalarının en iyi korunmuş örneklerinden biri olan El Zübare, bu kıyı bölgesinin tarihini keşfetmek isteyen çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor. Qatar Museums Arkeoloji Departmanı Kazı ve Saha Yönetimi Başkanı Doktor Ferhan Serkal ve iş arkadaşları yeni ziyaretçiler için parkuru haritalıyor.

Serkal, "Arkeoloji bir zamanlar Katar’da yaşayan insanları, nasıl bir yaşam sürdüklerini, ne yediklerini, amaçlarını, neden burada yaşadıklarını, Körfez ve ötesiyle nasıl bağlantı kurduklarını anlamak için bir araç." şeklinde konuşuyor. 

Kasaba, inci ticaretinin bölgesel merkeziydi ancak daha sonra, kayıp bir dönemin önemli bir arkeolojik kaydı olarak bugünkü haline gelmeden önce, 20. yüzyılda terk edildi.

Katar'ın kültürünü deneyimlemek için, modern kamusal sanat eserlerinden tarihi dhovlara ve antik kalelere kadar, hâlâ pek çok fırsat var.

Haberi paylaşın

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Körfez sularından göz alıcı vitrinlere: Katar'ın 'inciyle' işlenen tarihi