Protestolar, 28 Aralık’ta ekonomik sorunlar nedeniyle kepenk kapatan esnafın greviyle başladı. Ardından ülkenin 31 eyaletinin 27’sinde, 250’den fazla noktaya yayıldı.
İran’da kötüleşen ekonomik koşullara öfkelenen protestocular, salı günü başkent Tahran’daki Büyük Çarşı’da oturma eylemi düzenledi. Aktivistlere göre, aralık ayında başlayan ve giderek yayılan protestolarda can kaybı 36'ya ulaşırken, bin 200'den fazla kişi ise gözaltına alındı.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) verilerine göre, ölenlerden dördünün çocuk ve ikisinin ise İran güvenlik güçleri olduğu bildirildi.
Protestolar, 28 Aralık’ta ekonomik sorunlar nedeniyle kepenk kapatan esnafın greviyle başladı. Protestoların, ülkenin 31 eyaletinin 27’sinde, 250’den fazla noktaya yayıldığı kaydedildi.
İran Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen yarı resmî Fars Haber Ajansı ise pazartesi günü gösteriler sırasında yaklaşık 250 polis memuru ile Devrim Muhafızları’na bağlı gönüllü Besic gücünden 45 kişinin yaralandığını duyurdu.
Salı günü çoğu dükkanın kapalı olduğu Büyük Çarşı’daki protesto, İran’ı saran kalıcı hiperenflasyon nedeniyle ülkenin para birimi riyalin dolar karşısında rekor seviyede değer kaybetmeye devam etmesiyle gösterilerin süreceğine işaret eden son gelişme oldu.
İran para birimi riyal, aralık ayında 1 ABD doları karşılığında 1,4 milyon seviyesine kadar gerileyerek çöktü ve kısa süre sonra protestoları tetikledi. Salı günü ise düşüş daha da derinleşti ve kur 1 dolar = 1,46 milyon riyale kadar indi; yavaşlamaya dair herhangi bir işaret görülmedi.
1979’daki İslam Devrimi öncesinde riyal genel olarak istikrarlıydı ve yaklaşık 1 dolar = 70 riyal seviyesinde işlem görüyordu. İran’ın dünya güçleriyle 2015’te imzaladığı nükleer anlaşma sırasında ise 1 dolar yaklaşık 32 bin riyaldi.
Öte yandan, İran Merkez Bankası’nın ithalatçılar ve üreticiler için sunduğu sübvansiyonlu döviz kurlarını sert biçimde düşürmesiyle ekonomik tablonun daha da kötüleşmesi bekleniyor.
ABD'nin müdahalesi ihtimali
Protestolar devam ederken ABD’nin olası müdahalesi ihtimalini de gündemde. ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin “barışçıl protestocuları şiddetle öldürmesi” hâlinde ABD’nin “onların yardımına geleceğini” söyledi.
Trump’ın nasıl ve ne ölçüde müdahalede bulunacağı belirsizliğini korurken, söz konusu açıklamalar İran yönetiminden sert tepki aldı. Tahran’daki yetkililer, Orta Doğu’daki Amerikan askerlerini hedef alabilecekleri yönünde tehditlerde bulundu. Açıklamalar, ABD ordusunun cumartesi günü İran’ın uzun süredir müttefiki olan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yakalamasının ardından daha da önem kazandı.
Mevcut protestolar, İran’da 2022’den bu yana görülen en büyük gösteriler olarak değerlendiriliyor. O dönemde, 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin polis gözetiminde hayatını kaybetmesi ülke çapında protestolara yol açmıştı. Ancak son gösterilerin, Amini’nin ölümünün ardından patlak veren ve başörtüsünü “uygun şekilde takmadığı” gerekçesiyle gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar kadar yaygın ve yoğun olmadığı belirtiliyor.
İran'da protestolar
İran, son yıllarda art arda ülke genelinde protestolara sahne oldu. Yaptırımların ağırlaşması ve İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle, İran riyali aralık ayında büyük değer kaybederek 1 dolar karşısında 1,4 milyon seviyesine geriledi. Protestolar kısa süre sonra başladı.
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney cumartesi günü protestolara ilişkin ilk açıklamasını yaptı.
86 yaşındaki Hamaney, yetkililerin protestocularla konuşması gerektiğini belirterek, “Protestocularla konuşuruz, yetkililer onlarla konuşmalı,” dedi. Ancak Hamaney, “Yağmacılarla konuşmanın bir faydası yok. Yağmacılar yerlerine oturtulmalı,” diye ekledi.
Hamaney’in açıklaması, liderin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunları kabul ettiği anlamına gelebilir. Yetkililerin atacağı adımların, önümüzdeki günlerde protestoların seyrini belirlemesi bekleniyor.