Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Gazze için oluşturulan Barış Kurulu ilk kez toplanıyor: Kurul nasıl çalışacak ve kimler yer alıyor?

Filistinliler, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü Gazze şehrinde, İsrail'in hava ve kara operasyonlarında yıkılan binalarla çevrili bir sokakta, toz fırtınası sırasında yürüyorlar.
Filistinliler, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü Gazze şehrinde, İsrail'in hava ve kara operasyonlarında yıkılan binalarla çevrili bir sokakta, toz fırtınası sırasında yürüyorlar. ©  AP Photo/Jehad Alshrafi
© AP Photo/Jehad Alshrafi
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İmzacı ülkelerin toplamda 5 milyar dolarlık bir bütçe taahhüdünde bulunduğu açıklanan Barış Kurulu'nun ilk toplantısı Washington'da yapılacak. Beyaz Saray'a göre ilk toplantıya 20'den fazla ülkenin katılması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın öncülüğünde kurulan ve Gazze'nin yeniden inşası için 5 milyar dolar taahhüt edilen "Barış Kurulu" ilk toplantısını perşembe günü Washington'da gerçekleştirecek.

REKLAM
REKLAM

Barış Kurulu'nun sağlayacağı 5 milyar dolarlık bütçe ile yeniden inşanın yanı sıra bölgenin güvenliği ve kamu düzeni denetiminin faaliyetleri için binlerce personelin görev yapacağını açıkladı.

Trump pazar günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, söz konusu taahhütlerin kurul üyelerinin Washington’da yapacağı ilk toplantıda resmen duyurulacağını belirtti.

Truth Social’da yaptığı paylaşımda, "Barış Kurulu tarihin en etkili uluslararası kurumu olacak ve başkanlığını yürütmek benim için onur," dedi.

Washington'da yapılacak ilk toplantı hakkında bilgilendirme yapan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 20'den fazla ülkenin toplantıya katılacağını belirtti.

Toplantıda Trump'ın açılış konuşması sonrasında ülke temsilcilerinin de konuşmalar yapacağı öğrenildi.

Leavitt, 5 milyar dolarlık bütçenin neler için kullanılacağına dair kararların Barış Kurulu tarafından alınacağını ve tüm üyelerin fonlama konusunda oy hakkına sahip olacağına inandığını belirtti.

Kurul'un yapısı nasıl ve kimler yer alıyor?

Beyaz Saray, 16 Ocak’ta Trump’ın 20 maddelik Gazze planının bir parçası olarak 'Barış Kurulu'nun oluşturulduğunu doğruladı. Projeyi hayata geçirmekle görevli kurucu bir yürütme kurulunun oluşturulduğu belirtildi.

Bu kurulda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın Orta Doğu özel temsilcisi Steve Witkoff, damadı ve eski danışmanı Jared Kushner, İngiltere eski Başbakanı Tony Blair, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve iş insanı Marc Rowan yer alıyor.

Barış Kurulu, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu marjında 22 Ocak 2026'da atılan imzalarla resmen kuruldu.

22 Ocak 2026'da gerçekleşen Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) resmiyet kazanan Barış Kurulu'nun imzacıları arasında yer alan Türkiye, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsiliyetiyle Gazze Yürütme Kurulu'nun çekirdek kadrosunda da bulunuyor.

Davos'taki açıklamasında Trump, "59 ülkenin projeye destek verdiğini" iddia etsede Şubat 2026 itibarıyla tüzüğü resmen onaylayarak "kurucu üye" statüsü kazanan ülke sayısı 26 olarak teyit edilirken, geri kalan ülkelerin durumu "niyet beyanı" veya "davet aşaması" şeklinde değerlendiriliyor.

Üyelikle ilgili olarak tüzükte, her üyenin görev süresinin “üç yıl olacağı” belirtiliyor.

Ancak bu sınırlamanın, tüzüğün yürürlüğe girdiği ilk yıl içinde Barış Kurulu’na “nakit olarak 1 milyar doların (yaklaşık 43 milyar TL) üzerinde katkı” yapan üye devletler için geçerli olmadığı ifade ediliyor.

Gazze Yürütme Kurulu

Barış Kurulu'na bağlı olan Gazze Yürütme Kurulu'nun bir çekirdek kadrosu bulunuyor. Kurulun çekirdek kadrosunu oluşturan resmi imzacıların başında Türkiye, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörler yer alıyor.

Katar Stratejik İşler Bakanı Ali al-Thawadi ve Mısır Genel İstihbarat Başkanı Hassan Rashad gibi isimler, güvenlik ve arabuluculuk trafiğini yönetecek.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden Reem Al-Hashimy’nin katılımı ise bölgenin finansal ve uluslararası iş birliği ayağının önemini vurguluyor.

Bu kurulda, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray’ın projedeki doğrudan gölgesi olarak görev alıyor.

Öte yandan, İsrailli iş insanı Yakir Gabay da isimler arasında yer alıyor.

İş insanlarının varlığı, Gazze’nin yeniden inşasının devasa bir yatırım projesi olarak kurgulandığının en somut kanıtı olarak görülüyor.

Avrupa ülkeleri Barış Kurulu'na mesafeli

Avrupalı ülkelerinin çoğunluğu Rusya'nın da davet edilmesi sebebiyle Barış Kurulu'nda yer almayacaklarını beyan ettiler. Diğer yandan Washington'daki ilk toplantıya AB ile birlikte Güney Avrupa ve Doğu Avrupa’dan bazı ülkeler gözlemci olarak katılacak.

İtalya, Yunanistan, Romanya, Çekya, ve Güney Kıbrıs bu ülkeler arasında yer alırken, bu durum Batı’nın kurula tamamen mesafe koymadığını ancak resmi bağlayıcı rol üstlenmekten kaçındığını gösteriyor.

Rusya ise henüz resmi olarak Barış Kurulu davetini kabul ettiğini açıklamadı.

Avrupa Birliği'ni temsilen AB'nin Akdeniz'den Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Dubravka Suica ilk toplantıda yer alacak.

Gazze’nin yeniden inşasında zorlu süreç

Yeniden inşa için finansman sağlayacak ya da istikrar gücüne personel gönderecek ülkelerin hangileri olduğu henüz açıklanmadı.

Ancak Endonezya ordusu geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, insani yardım ve barış misyonu kapsamında Gazze’ye olası bir konuşlanma için haziran sonuna kadar 8 bine kadar askerin hazır olacağını belirtti.

Bu, Trump’ın aldığı ilk somut taahhüt oldu.

10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesin ardından en yoğun çatışmaların sona ermesine rağmen iki yılı aşkın İsrail bombardımanı sonrası bölgenin büyük kısmı harabeye döndü.

Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği Gazze’nin yeniden inşasının yaklaşık 70 milyar dolara mal olacağını tahmin ediyor.

Ateşkes anlaşması, güvenliği sağlamak ve İsrail’in temel taleplerinden biri olan Hamas’ın silahsızlandırılmasını denetlemek için silahlı uluslararası bir istikrar gücü kurulmasını öngörüyor. Ancak şimdiye kadar az sayıda ülke bu güce katılma isteği gösterdi.

ABD arabuluculuğundaki ateşkes, İsrail ile Hamas arasındaki iki yılı aşkın savaşı durdurmayı amaçlasa da İsrail güçleri zaman zaman hava saldırıları düzenlemeyi ve askeri kontrol bölgeleri yakınındaki Filistinlilere ateş açmayı sürdürüyor.

Barış Kurulu’nun 20’den fazla üyesinden kaçının ilk toplantıya katılacağı net değil. Geçen hafta Trump ile Beyaz Saray’da görüşen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ise toplantıda yer alması beklenmiyor.

Başlangıçta kurulun Gazze’de İsrail-Hamas çatışmasını sona erdirmesi planlanmıştı.

Ancak analistlere göre ABD liderinin II. Dünya Savaşı sonrası uluslararası sistemi yeniden şekillendirme çabasıyla kurulun küresel krizlere müdahale eden çok daha geniş bir yetki alanına yöneldiği ve bunun ABD’nin BM’den kaçınmaya yönelik son girişimi olabileceği değerlendiriliyor.

Avrupa başta olmak üzere ABD’nin bazı önemli müttefikleri de kurulun BM Güvenlik Konseyi’ne rakip olacağı görüşüyle katılmayı reddetti.

BM neyi onayladı?

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kasım 2025’te 'Barış Kurulu'na atıfta bulunan 2803 sayılı kararı kabul etti.

Karar, Trump’ın Gazze’deki çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan planını ve bu kapsamda Gazze Şeridi için geçici bir yönetim olarak 'Barış Kurulu'nun kurulmasını onaylıyor.

Karar uyarınca kurul; Gazze’nin yeniden inşasını koordine etmek, geçiş yönetimini denetlemek ve insani yardımın ulaştırılmasını sağlamakla yetkilendirildi. Ayrıca, kurulun rehberliğinde faaliyet gösterecek bir Uluslararası İstikrar Gücü’nün oluşturulmasına da izin veriliyor.

Metinde, kurulun yetkisinin yalnızca Gazze ile sınırlı olduğu, 31 Aralık 2027’ye kadar geçerli olacağı ve her altı ayda bir BM Güvenlik Konseyi’ne ilerleme raporu sunması gerektiği belirtiliyor.

'Barış Kurulu' gerçekte ne kadar yetkiye sahip?

Mevcut bilgilere göre 'Barış Kurulu'nun hukuken tanınan tek yetkisi, BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde Gazze’nin savaş sonrası geçiş sürecini desteklemek.

Bu yetki geçici ve coğrafi olarak Gazze ile sınırlı.

Trump’a atfedilen sızdırılmış tüzük, daha geniş kapsamlı bir küresel barış örgütü hedefi ortaya koysa da, hukukçular bunun kurula kendiliğinden bağımsız bir yetki kazandırmayacağını söylüyor.

Exeter Üniversitesi’nde kamu uluslararası hukuku profesörü Aurel Sari, devletlerin yeni uluslararası örgütler kurabileceğini ancak bunların Birleşmiş Milletler gibi mevcut uluslararası hukuk düzeni ve yükümlülüklere saygı göstermesi gerektiğini vurguluyor.

Sari ayrıca, sızdırılan tüzüğe göre karar alma yetkisinin büyük ölçüde kurulun başkanı olan Donald Trump’ın elinde toplandığını, Trump’ın çoğu karar üzerinde veto yetkisine sahip olacağını belirtiyor.

Bu düzeyde merkezi kontrolün, uluslararası kurumlar açısından emsalsiz olduğuna dikkat çekiyor.

Filistinli gençler 20 Ocak 2026 Salı günü Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta yerlerinden edilmiş ailelerin barındığı bir çadır kampta voleybol oynuyor.
Genç Filistinliler 20 Ocak 2026 Salı günü Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Deir al-Balah'ta yerinden edilmiş ailelerin barındığı bir çadır kampında voleybol oynuyor. AP Photo

Tüzükte ayrıca Trump’ın kurduğu kurulun faaliyete geçebilmesi için yalnızca üç devletin katılımının yeterli olduğu belirtiliyor.

Aurel Sari, The Cube’a yaptığı değerlendirmede, "Bu son derece düşük bir sayı" dedi.

Sari, “Bu kadar az sayıda devletin, uluslararası hukuki kişiliğe sahip bir uluslararası örgüt kurup, onu ulusal mahkemelerde hukuki denetimin dışına çıkaracak geniş dokunulmazlık ve ayrıcalıklarla donatıp donatamayacağı sorusunu gündeme getiriyor,” diye konuştu.

Reading Üniversitesi’nde kamu uluslararası hukuku profesörü Marko Milanovic ise genişletilmiş “Barış Kurulu”nu “son derece alışılmadık bir yapı” olarak nitelendirdi.

Milanovic, The Cube’a yaptığı açıklamada, "Hukuki açıdan bakıldığında, kurulun yetkileri ancak devletlerin rızasından ve varsa bir Güvenlik Konseyi yetkilendirmesinden kaynaklanabilir; bunun ötesinde bir gücü olmaz,” dedi.

BM kurallarına göre, Güvenlik Konseyi kararlarından doğan yükümlülükler, bunlarla çelişen diğer uluslararası anlaşmaların hukuken önüne geçiyor.

Siyasi gücü ne olabilir?

Hukukçular kurulun resmi yetkisini sorgulasa da, analistlere göre siyasi etkisi kayda değer olabilir.

Avrupa işleri danışmanı Henrique Burnay, The Cube’a yaptığı değerlendirmede, sızdırılan tüzüğün çok taraflı kurumlardan uzaklaşmaya yönelik daha geniş bir eğilimi yansıttığını ve bunun "yıkıcı sonuçlar" doğurabileceğini söyledi.

Burnay, kurulun etkisinin, kimlerin katıldığına ve pratikte nasıl işlediğine bağlı olacağını da ekledi.

Uluslararası kriz çözümü alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu International Crisis Group’un program direktörü Richard Gowan ise, devletlerin tüzüğü imzalaması halinde kurulun çok taraflı bir anlaşmaya dönüşebileceğini belirtti.

Gowan, BM’nin Gazze’ye ilişkin ilk yetkisinin küresel bir barış yapısına onay vermesi olarak yorumlanmasının bir ilk olacağını ifade etti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Komisyon Üyesi Suica'nın 'Barış Kurulu' gezisine AB'den tepkiler

İtalya, Trump’ın 'Barış Kurulu' toplantısına gözlemci olarak katılacak

Trump’ın 'Barış Kurulu' daveti, AB’nin ABD ile gerilimi düşürme çabasını zora soktu