Teklifte kadın emeği, eşitsizlik ve kadına yönelik şiddete dikkat çekilerek 8 Mart’ın 'Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü' adıyla resmi tatil olması önerildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), cuma günü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün resmi tatil ilan edilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kanun teklifi sundu.
DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit imzasıyla verilen teklif, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasını öngörüyor.
Cuma günü TBMM Başkanlığı’na sunulan teklifin kabul edilmesi halinde 8 Mart, Türkiye’de resmi tatil günleri arasına eklenecek.
Kanun teklifinde, 8 Mart’ın "Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" adıyla resmi tatil ilan edilmesi önerildi.
Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye’de kadınların ekonomik hayattaki konumuna da dikkat çekildi.
Kadınların işgücüne katılım oranının erkeklere kıyasla düşük olduğuna işaret edilen metinde, kadın emeğinin güvencesizlik ve düşük ücretle karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi.
Metinde, "Bugün gelinen noktada kadınların tarihsel mücadele gerekçeleri ortadan kalkmamış, aksine yeni biçimler alarak devam etmektedir. Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin oldukça gerisindedir. Kadın emeği, düşük ücret, güvencesizlik ve kayıt dışılık kıskacında sömürü devam etmektedir," ifadelerine yer verildi.
Gerekçede ayrıca ev içi bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların üzerine yüklendiği ifade edilerek bunun kadınların ekonomik bağımsızlığını sınırladığı vurgulandı.
Şiddet ve yasal düzenlemeler
DEM Parti'nin kanun tekliftinde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri meselesine de geniş yer ayrıldı.
Özellikle cezasızlık politikaları ve bazı yasal düzenlemelerin uygulanmamasının eleştirilen teklifte, "Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve cezasızlık politikaları kadınların yaşam hakkını tehdit etmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmaması, kadınların yaşam haklarının korunmasın noktasında ciddi zafiyetler yaratmıştır," denildi.
Metinde ayrıca yargı süreçlerinde uygulanan bazı indirimlerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden ürettiği savunuluyor.
Tarihsel arka plan vurgusu
8 Mart’ın tarihsel kökenlerine de yer verilen teklif gerekçesinde, özellikle 19. yüzyılda ABD’de tekstil işçisi kadınların başlattığı grev ve sonrasında yaşanan trajediye atıf yapıldı.
"1857 yılında ABD'nin New York kentinde tekstil işçisi kadınların insanca çalışma koşulları ve eşit ücret talebiyle başlattıkları grevde 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi, kadın emeğinin nasıl değersizleştirildiğinin ve bu değersizleştirmenin ne kadar ağır bedeller doğurduğunun tarihsel bir göstergesidir."
8 Mart’ın uluslararası ölçekte kabul edilme sürecine de değinilen kanun teklifinde, 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen II. Enternasyonal Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisiyle uluslararası bir kadınlar gününün kabul edildiği, 1921 yılında Moskova’da yapılan konferansta ise 8 Mart tarihinin kesinleştirildiği hatırlatıldı.
Birleşmiş Milletler, 1977 yılında '8 Mart'ı resmen tanıdığını açıklamıştı.
Bu 8 Mart’ın küresel ölçekte kadınların mücadele günü olarak kabul edilmesi açısından önemli bir eşik olarak görülüyor.
Türkiye’de kadınların 8 Mart’ı ilk kez 1921 yılında kutladığı belirtilen DEM Parti teklifinde,"Kadınlar, [...] yasaklara, darbe dönemlerine ve baskılara rağmen bu günü sahiplenmeye devam etmiştir. 1980 askeri darbesi sonrasında dahi kadınlar kamusal alanı terk etmemiş, 1980’lerin ortasından itibaren feminist hareketin yükselişiyle birlikte 8 Mart’lar yeniden kitlesel bir nitelik kazanmıştır. Bu tarih, Türkiye’de kadın hareketinin sürekliliğini ve direnç gücünü simgelemektedir," ifadelerine yer verildi.
'Resmi tatil takvimi toplumsal değerleri gösterir'
8 Mart, bu çok katmanlı mücadelenin görünür olduğu, kamusal sözün kadınlar tarafından kurulduğu gündür
Resmi tatil günlerinin toplumsal hafızayı ve değerleri yansıttığı da savunuluyor teklifte, 1 Mayıs’ın Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan edilmesi örnek gösteriliyor.
DEM Parti kanun teklifinde resmi tatil takviminin, toplumsal ve kurucu değerler için bir hafıza niteliği taşıdığı öne çıkarıldı. 1 Mayıs hatırlatması yapılan teklif metninde şu ifadeler yer aldı:
"1 Mayıs’ın Emek ve Dayanışma Günü olarak tatil ilan edilmesi nasıl emek mücadelesinin tarihsel öneminin tanınması anlamına geliyorsa, 8 Mart’ın resmi tatil ilan edilmesi de kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin kamusal ve kurucu bir değer olarak tanınması anlamına gelecektir," denildi.
8 Mart’ın resmi tatil ilan edilmesinin kadınların kamusal alanda bir araya gelmesini kolaylaştıracağı savunan DEM Parti, "8 Mart’ın resmi tatil olması, kadınların o gün ücretli ya da ücretsiz emek baskısı altında kalmaksızın bir araya gelmesini, söz üretmesini, forumlar, yürüyüşler ve dayanışma etkinlikleri düzenlemesini güvence altına alacaktır. Bu düzenleme, kadınların demokratik katılım hakkının kurumsal düzeyde tanınmasıdır," ifadelerine yer verdi.