Trump'ın Arap ve Orta Doğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD Başkanı'nın aylardır devam eden savaşı sona erdirmekte kararlı olduğunu belirterek, onun "sözünü tutan biri" olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Orta Doğu işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, Euronews'e yaptığı açıklamada, İran'daki savaşın yakında sona ermesini beklediğini ve çatışmaları bitirmekte kararlı olduğunu belirtti.
Boulos, herhangi bir zaman çizelgesi vermekten kaçınarak "bu anın seçiminin Trump'a bağlı olduğunu" söyledi.
Dubai'deki Arap Medya Zirvesi'nde Euronews'e konuşan Boulos, "Başkan bunun yakında biteceğine inanıyor ve bunu bitirmeye kararlı. Bu doğrultuda çalışıyor," dedi.
"O sözünü tutan biri, hepimiz Başkan Trump'ın vaatlerini yerine getirdiğini gördük. İster bir seçim vaadi, ister verdiği başka bir söz olsun, yerine getirmediği hiçbir söz yok," diye ekledi.
İran savaşının ne zaman biteceğine ilişkin sorulara ise "Bu, Başkan'ın belirleyeceği bir şey," yanıtını verdi. "Ancak çok umutluyuz ve kesinlikle, sonuna kadar onun ve liderliğinin arkasındayız."
Boulos, savaş durmadan önce çözülmesi gereken koşul olarak nükleer meseleyi öne sürdü ve Tahran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmeyeceğini yineledi.
Boulos, "Birilerinin bu nükleer meseleyi ele alması ve çözmesi gerekiyordu. Başkan Trump'ın defalarca söylediği gibi, İran'ın nükleer silah sahibi olmasına asla izin vermemiz mümkün değil," diyerek şunu da sözlerine ekledi: "Nükleer bir İran ile dünyayı, bu bölgeyi hayal edin. Bir anlığına gözünüzde canlandırın."
"(Başkan) müzakerelere bir şans veriyor. Son derece sabırlıydı ve nihayetinde barışın hakim olacağını umuyoruz," diyen Boulos sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konuda kararlı ve azimli. Biz onun vizyonunu sonuna kadar destekliyoruz, bölgedeki ortakları da öyle. Hiç kimse savaş istemiyor."
Trump'ı "barışın başkanı" olarak tanımlayan Boulos, Trump'ın halihazırda diğer çatışmaları sona erdirdiğini ve iki çatışma üzerinde daha çalıştığını söyledi.
Boulos, "Biliyoruz ki o, yakın tarihte olmasa bile kesinlikle dünyada şimdiye kadar 8 çatışmayı ve 8 savaşı çözmüş tek başkan. Ve dokuzuncu ile onuncusu üzerinde de çalışıyor," dedi.
"Pakistan-Hindistan çatışmasına bakın, onlarla konuşun ve size Başkan Trump'ın başardıklarının muhtemelen en az 4 ila 5 milyon hayat kurtardığını söyleyeceklerdir."
Boulos, hangi çatışmaları kastettiğine dair detay vermedi ve can kaybını konusunu da daha fazla açmadı.
Körfez ülkeleri Washington'ın 'gerçek ortakları'
Boulos, dördü Trump'ın ilk dönemi sırasında imzalanan İbrahim Anlaşmaları'nın genişletilmesinin 2020 seçimleri nedeniyle kesintiye uğradığını ve mevcut savaş çözüldüğünde yeniden başlayacağını söyledi.
Boulos, seçim kampanyası araya girmese, "İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamaya hazır ve sırada bekleyen çok daha fazla ülke olacaktı," dedi.
"Bunun yakında ele alınması gerektiğine ve ardından barış girişimlerimize geri dönebileceğimize inanıyoruz."
BAE ve Katar dahil Körfez ülkeleri son aylarda mevcut düzenlemelerin kendi güvenlikleri için yeterli olup olmadığını sorguluyor.
Boulos, Washington ile ilişkilerin liderlik ve çalışma düzeyinde güçlü olduğunu belirterek Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün'ü de bu ülkelerle birlikte saydı.
"Bunlar gerçek ortaklar, gerçek müttefikler. Onlarla mükemmel bir ilişkisi var, kişisel düzeyde de öyle. Bu liderlerle mükemmel bir uyumu ve kimyası var" dedi.
"Yönetimimiz içinde her türlü farklı düzeyde ve departmanda koordinasyonlar gerçekleşiyor. Dolayısıyla, her iyi ortaklık gibi bunun da oldukça iyi yürüdüğüne sizi temin edebilirim."
Bir soru üzerine Boulos, ABD'deki Hristiyan, Müslüman ve diğer topluluklarla Trump'ın kampanyasında çalışan biri olarak, desteğin kısmen sosyal muhafazakarlığa dayandığını söyledi.
Boulos, "Orta Doğu'nun dört bir yanını geziyorum, hem bölge liderleriyle hem de bölge halkıyla görüşüyorum. Hepsi Başkan Trump'ı seviyor," diyerek, şunu da sözlerine ekledi: "Sosyal açıdan, değerlere, aile değerlerine ve Orta Doğu kültüründe derinden kök salmış olan bu prensiplere bakarsanız... Onun kampanyası, 'woke' (aşırı ilerlemeci/duyarcı) ideolojiyle mücadele etmek üzerine kuruluydu ve Orta Doğu toplulukları bunu sonuna kadar destekliyor."
Sudan'a insani destek
Boulos, Trump yönetiminin en acil insani dosyası olarak Sudan'ı öne çıkardı ve ABD Başkanı'nın bu savaşın da hızla bitmesini istediğini söyledi.
"Sudan bugün dünyanın en büyük insani felaketini yaşıyor," diyen Boulos, yardım bekleyen Sudanlıların sayısını 35 milyon olarak verdi, bunların 25 milyonunun kıtlık benzeri koşullarda yaşadığını vurguladı.
ABD'nin, savaşın başından bu yana 3 milyar doların üzerinde yardım sağlayarak, ülkedeki en büyük insani katkı sunan aktör olmaya devam ettiğini belirtti.
Boulos, Washington'un insani yardım ve diplomatik girişimlerin ötesinde bir destek vermediğini, BM Güvenlik Konseyi'nde yürütülen silah ambargosu girişimini örnek gösterdi.
Ülke içi siyasete ilişkin olarak Boulos, ABD başkanının ara seçimler öncesinde yoğun bir kampanya yürüttüğünü, Dallas'ta kendi ifadesiyle "ilk kez bir ara seçim kongresi" düzenlediğini söyledi. İran savaşının sonuçlar üzerinde doğrudan belirleyici olmasının ise beklenmediğini kaydetti.
Boulos, "Ortalama ABD seçmeni için öncelik sıralamasında öne çıkan çok sayıda iç mesele var. Genellikle birçok başka iç başlık öncelik taşıyor," diyerek sözlerini tamamladı.