ABD ve İsrail’in stokları İran İHA’larına karşı tükenirken, Bruegel düşünce kuruluşu Avrupa’yı kendi eşiğinde çok daha zorlu bir mücadele konusunda uyarıyor.
İran savaşının cephe hattına yakın konuşlu ABD savunma mevzilerinden fırlatılan her bir Patriot önleyici füzesinin maliyeti 4 milyon dolar (3,7 milyon euro). Onun vurduğu İran yapımı Şahed insansız hava aracının maliyeti ise en fazla on binlerce euroyla sınırlı.
Avrupa'nın gelecekteki savunma harcamalarını planlarken çıkarması gereken en kritik derslerden bazıları, tam da bu maliyet farkında yatıyor.
Bruegel'e göre savunma hesapları kökten değişti. Bir zamanlar yüksek maliyetli olan ve yalnızca sınırlı sayıdaki ordunun kullanabildiği hassas güdümlü insansız hava araçları ve füzeler, artık yıkıcı ölçekte kullanılabilecek kadar ucuzladı.
Bruegel kıdemli uzmanı Guntram Wolff ile ortak yazarı Alexandr Burilkov, "Son yirmi yıl, İran tarafından fırlatılan insansız hava araçları ve füzelerin maliyetinin, bu ülkelere karşı konuşlandırılan hava ve füze savunma sistemlerinden belirgin biçimde daha düşük olduğu stratejik bir ortamla sonuçlandı," değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın insansız hava araçları ve füzeleri hedeflerini benzer ölçüde yıkıcı etkiyle vururken, Körfez ülkeleri bunları düşürmek için yüzlerce Patriot önleyici füze harcıyor ve stoklar, yenilenebildiklerinden daha hızlı tükeniyor.
Yazarlar, "Bu tür uzun süreli bir harekâtta üretim kapasitesi hayati önem taşıyor. ABD ve İsrail için tablo karanlık," diye yazdı.
Ancak Bruegel yazarlarına göre Avrupa için asıl savunma riski, İsrail ve ABD'nin aksine İran değil Rusya. Onlara göre Rusya, sınırlı modern hava savunmasına ve ilkel sayılabilecek bir hava kuvvetine sahip İran'ın oluşturabileceğinden çok daha ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Makalede, "Rusya bu zayıflıkların hiçbirine sahip değil; güçlü bir hava kuvvetine ve son derece gelişmiş entegre hava ve füze savunma ağına sahip," denildi.
Bruegel, Avrupa ile Rusya arasında çıkabilecek herhangi bir çatışmanın, "Rus insansız hava araçları ve füzelerinin büyük salvo atışlarıyla Avrupa hava savunmasını doyuma ulaştırdığı ve sonunda aştığı, Orta Doğu'daki çatışmanın daha yoğun bir versiyonu olarak yaşanmasının beklendiği" uyarısında bulundu.
Ukrayna modeli
Peki Avrupa, ABD ve İsrail'den değilse kimden ders çıkarmalı? Ukrayna'dan.
Ukrayna bu gerçeği zaten yaşadı. Rusya'nın Ukrayna şehirlerine ve enerji altyapısına yönelik saldırıları, Kiev'i değerli önleyici füzeleri ne zaman kullanacağına ve hangi füzelerin geçmesine izin vereceğine dair son derece zor kararlar almaya mecbur bıraktı.
Buna karşılık Ukrayna'ya hava savunma sistemleri sağlayan Avrupa ülkeleri de kendi stokları üzerindeki baskıyı hissetti.
Kiev'den çıkarılan ders, şimdi Körfez'de de yeniden yazılıyor: Saldıran taraf, savunan taraftan daha hızlı üretim yapabiliyorsa yalnızca savunmaya dayanmak kaybedilen bir oyun haline geliyor.
Bruegel'in analizi, Avrupa'daki savunma planlamacılarının harekete geçmesi gereken iki somut önceliğe işaret ediyor.
Bunlardan ilki, düşük maliyetli önleyici teknolojiye büyük ölçekte yatırım yapmak. Ukraynalı şirketler, Körfez ülkelerinin de talep etmeye başladığı düşük maliyetli önleyici dronelar geliştirmiş durumda. Bu da savaş alanındaki inovasyonun nerede gerçekleştiğini açık biçimde gösteriyor.
Raporda, "Avrupa'nın hava savunmasını maliyet etkin şekilde organize etme konusunda Ukrayna'dan öğrenmesi gerekiyor," denildi.
Raporda ayrıca, "Saldırı ile savunma arasındaki devasa maliyet asimetrisini azaltacak ucuz anti-drone kabiliyetlerine büyük ölçekte yatırım yapılmalı," ifadeleri kullanıldı.
Atış başına milyonlarca dolara mal olan yüksek segment önleyicilere güvenmeye devam etmek ve bunları değerinin çok küçük bir kısmına mal olan dronelara karşı kullanmak, mali açıdan tükenişe giden bir yol olarak görülüyor.
Bu ayın başlarında İngiltere hükümeti, İran'ın drone ve füze saldırılarına karşı savunma ekipmanı ve teknolojisinin hızlı şekilde tedarikine odaklanan bir toplantı düzenledi. Toplantıya savunma şirketleriyle birlikte Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, BAE, Irak ve Ürdün'den büyükelçiler ile savunma ataşeleri katıldı.
Dealroom verilerine göre Avrupa'daki savunma teknolojisi girişimleri, 2025'te 1,8 milyar dolar yatırım topladı. Bu rakam, önceki yıllık rekorun neredeyse üç katı. 2026'nın ilk aylarında ise buna ek olarak 854 milyon dolar daha yatırım toplandı.
Merkezi Estonya'da bulunan Frankenburg Technologies ile Ukrayna-İngiltere ortaklı girişim Uforce da düşük maliyetli drone ve füze önleyicileri geliştiren şirketler arasında yer alıyor.
Sadece İHA'yı değil, fabrikasını mı vurmalı?
İkinci ders ise siyasi açıdan daha zorlayıcı, ancak askeri bakımdan muhtemelen daha önemli. O da Avrupa'nın derin taarruz kapasitesi. Avrupa'nın bunu inşa etmesi gerekiyor.
Bruegel'e göre, Rusya'nın sanayi altyapısına sahip bir rakibe karşı yıpratma savaşını yalnızca hava savunma sistemleriyle kazanmak mümkün değil.
Raporda, "Rusya'nın savunma sanayi altyapısı, son derece gelişmiş Ukrayna hava savunmasının önleyebileceğinden çok daha fazla sayıda modern drone ve füze üretebiliyor," uyarısında bulunuldu.
Ukrayna'nın yerli üretim uzun menzilli drone ve füzeleri, Rusya'nın derinliklerindeki rafinerileri, silah depolarını ve üretim tesislerini vurdu. Bu saldırılar bazı durumlarda, tek bir saldırıyla aylar sürecek drone ve füze üretimini aksattı.
Bu yaklaşım, gökyüzünde son derece yüksek maliyetle mühimmat kovalamak yerine saldırganın kapasitesini kaynağında aşındırıyor.
Ucuz, bol ve hızlı
Bruegel'in ortaya koyduğu stratejik mantık, mevcut asimetriyi tamamen tersine çevirmeyi öngörüyor.
Buna göre Avrupa, ucuz droneları tek tek düşürmek için pahalı önleyiciler harcamak yerine, büyük miktarda uygun maliyetli hava savunma mühimmatı stoklamalı ve buna eşzamanlı olarak Rusya'nın üretim kapasitesini zayıflatacak taarruz kabiliyetleri geliştirmeli.
Wolff ve Burilkov, "Her Rus füzesine karşı en az iki Patriot önleyicisinin gerektiği bir maliyet hesabı yerine, önleme düşük maliyetle yapılmalı; düşmanın mühimmat stokları ile savunma sanayii de hedef alınmalı," sonucuna varıyor.