Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB’den içme suyundaki 'sonsuz kimyasallara' karşı yeni önlemler

İçme suyu dolu bir bardağın yakın plan görüntüsü.
İçme suyuyla dolu bir bardağın yakın plan çekimi. ©  Engin Akyurt via Unsplash.
© Engin Akyurt via Unsplash.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bu maddeler, doğada bin yılı aşkın sürede parçalanabildikleri için 'sonsuz kimyasallar' olarak adlandırılıyor.

Avrupa Birliği genelinde içme suyundaki 'sonsuz kimyasallara' (PFAS) karşı getirilen yeni koruma kuralları resmen yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeler, üye ülkelere halk sağlığını korumak için gerekli 'kuralları ve araçları' sağlamayı amaçlıyor.

12 Ocak’ta yürürlüğe giren bu düzenleme, PFAS olarak bilinen perfloroalkil ve polifloroalkil gibi maddelerin ilk kez sistematik biçimde izlenmesini öngörüyor.

Buna göre tüm AB ülkeleri, yenilenen İçme Suyu Direktifi kapsamında belirlenen yeni sınır değerlere uyum sağlamak için içme suyundaki PFAS kirliliğini test etmekle yükümlü olacak. Direktif, insan tüketimi için sunulan suyun “güvenli ve temiz” sayılabilmesi için karşılaması gereken yasal standartları belirliyor.

“Sonsuz kimyasallar” nedir?

PFAS, 10 binden fazla sentetik kimyasaldan oluşan bir grup ve Everest Dağı’nın zirvesinden insan kanına kadar, Dünya’nın neredeyse her yerinde tespit edilmiş durumda.

Bu maddeler, doğada bin yılı aşkın sürede parçalanabildikleri için 'sonsuz kimyasallar' olarak adlandırılıyor. PFAS’lar genellikle yapışmaz pişirme gereçleri, su ve yağ tutmayan giysiler ve gıda ambalajları gibi ürünlerin üretiminde kullanılıyor.

Ancak bu kimyasallara uzun süre maruz kalmanın, bazı kanser türlerinin gelişimine neden olduğu, doğurganlığı azalttığı ve bağışıklık sistemi sorunlarına yol açtığı biliniyor. Bilim insanları, PFAS’ın solunum yoluyla ya da gıda ve su yoluyla vücuda alınabildiğini, hatta deri yoluyla emilebildiğini daha önce defalarca dile getirdi.

Avrupa’da tahminen 12,5 milyon kişi, içme suyu PFAS ile kirlenmiş bölgelerde yaşıyor.

AB’nin PFAS hamlesi

Yeni kurallar kapsamında AB ülkeleri, içme suyundaki PFAS seviyelerini izlemek ve elde edilen sonuçları Avrupa Komisyonu’na bildirmekle yükümlü olacak.

Komisyon, bu raporlama sisteminin önceki İçme Suyu Direktifi’ne kıyasla daha basit olduğunu ve toplanması gereken veri miktarını azalttığını belirtiyor.

Sınır değerlerin aşılması durumunda, üye ülkeler PFAS seviyesini düşürmek ve halk sağlığını korumak için önlem almak zorunda kalacak; aynı zamanda kamuoyunu da bilgilendirecek.

Komisyon, alınabilecek önlemler arasında kirlenmiş kuyuların kapatılması, PFAS’ı arıtacak ek filtreleme aşamalarının eklenmesi ya da kirlilik devam ettiği sürece içme suyunun kullanımının kısıtlanmasını sayıyor.

Bu adım, Fransa’nın kısa süre önce, alternatifleri bulunan ürünlerde PFAS içeren tüm ürünlerin satışını, üretimini ve ithalatını yasaklamasının ardından geldi. Yasanın ilk taslağında yapışmaz tencerelerin de yasaklanması öngörülüyordu; ancak Fransız üretici Tefal’in yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle bu madde daha sonra metinden çıkarıldı.

“Avrupalılar için giderek büyüyen bir endişe”

AB Çevre, Su Dayanıklılığı ve Rekabetçi Döngüsel Ekonomi Komiseri Jessika Roswall, PFAS kirliliğinin Avrupa genelinde içme suyu açısından giderek büyüyen bir sorun olduğunu söyledi.

“Uyumlu sınır değerler ve zorunlu izleme artık yürürlükte. Bu sayede üye ülkeler, halk sağlığını korumak için PFAS kirliliğini hızla tespit edip müdahale edebilecek kurallara ve araçlara sahip,” dedi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: ‘Bana olmaz’ algısı iklimle mücadeleyi zorlaştırıyor

Madencilik, iklim ve gündem saptırma: Trump'ın Grönland ilgisinin arkasında ne var?

Uzmanlardan sağlık riski uyarısı: Kırsal alanlarda, şehir merkezinden daha fazla mikroplastik var