Almanya ve Hollanda’daki süpermarketler, sürdürülebilir gıda sistemine geçişte Avrupa’da öncü konumda.
Uzmanlara göre Avrupa’daki süpermarketler, gıda sisteminin iklim üzerindeki etkisini 'belirleyici ölçüde' değiştirme gücüne sahip. Ancak yeni bir araştırma, çok az sayıda market zincirinin sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda gerçekten ciddi adımlar attığını ortaya koyuyor.
Gıda ve tarım sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birinden sorumlu. Bu oran, fosil yakıtların yakılmasından sonra ikinci sırada yer alıyor. 2023’te Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, insanların gıdayı üretme ve tüketme biçimi, yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığını yaklaşık 1°C artırabilir.
Questionmark adlı düşünce kuruluşunun direktörü Charlotte Lineebank, süpermarketlerin gıda sistemini dönüştürme gücüne dikkat çekerek, “Süpermarketler daha sağlıklı ve iklim dostu bir gıda sistemi oluşturma kapasitesine sahip. Ancak birkaç öncü dışında sektör, bu gücü tam anlamıyla kullanmaktan çok uzak,” değerlendirmesinde bulunuyor.
Süpermarketler nasıl daha iklim dostu olabilir?
Questionmark, WWF, ProVeg International ve Madre Brava işbirliğiyle Avrupa genelinde 27 süpermarket zinciri karşılaştırıldı. İnceleme; Fransa, Almanya, Hollanda, Polonya, İspanya ve İsveç’in yanı sıra İsviçre ve İngiltere’deki zincirleri kapsadı.
Araştırmacılar iki ana kritere dayanan bir “süper liste” oluşturdu:
- Süpermarketlerin iklim planlarının Paris Anlaşması ile ne kadar uyumlu olduğu
- Hayvansal protein satışlarından bitki ağırlıklı beslenmeye geçiş için atılan adımlar
Şeffaflık düzeyi ve belirlenen hedeflerin netliği arttıkça zincirlerin puanı da yükseldi. Örneğin, iddialı emisyon azaltım hedefleri koyan süpermarketler “İklim Planı” başlığında daha yüksek puan aldı. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin toplam satış içindeki payını raporlayan zincirler ise “Protein Dönüşümü” göstergesinde öne çıktı.
Et tüketimi en büyük sorunlardan biri
Bilim insanları, özellikle sığır ve kuzu etini, çevresel yıkımın başlıca nedenleri arasında gösteriyor. CO2 Everything verilerine göre, 100 gram sığır eti, yaklaşık 78,7 kilometrelik araç kullanımına eşdeğer karbon salımı yaratıyor ve 15,5 kilogram karbondioksit eşdeğeri emisyona yol açıyor.
Avrupa’nın en sürdürülebilir süpermarketi
Raporda, birçok süpermarketin emisyonlarının hâlâ arttığı uyarısı yapılırken, zincirlerin yaklaşık üçte ikisinin daha bitki ağırlıklı beslenmeye geçişte rol oynadığını kabul ettiği belirtiliyor.
Almanya ve Hollanda’daki süpermarketler, sürdürülebilir gıda sistemine geçişte Avrupa’da öncü konumda. Albert Heijn, Lidl (dört ülkede), Jumbo, REWE ve Aldi Süd gibi zincirler, protein satış dengesini değiştirerek emisyonları azaltma konusunda en güçlü taahhütleri veren şirketler arasında yer aldı.
Şu ana kadar yalnızca beş süpermarket — ICA, Jumbo, Kaufland, Migros ve REWE — raporlama sürecine başladıktan sonra emisyonlarını düşürmeyi başardı.
Araştırmaya göre en yüksek puanı Hollanda’daki Lidl aldı. Onu Polonya’daki Lidl ve yine Hollanda’dan Albert Heijn izledi. Listenin en sonunda ise Fransa’dan E.Leclerc yer aldı. Tam liste şöyle:
1. Lidl – Hollanda
2. Lidl – Polonya
3. Albert Heijn – Hollanda
4. Jumbo – Hollanda
5. Lidl – Almanya
6. Lidl – İspanya
7. REWE – Almanya
8. Aldi Süd – Almanya
9. Denner – İsviçre
10. Migros – İsviçre
11. Tesco – İngiltere
12. Carrefour – Fransa
13. Carrefour – İspanya
14. ICA – İsveç
15. Kaufland – Almanya
16. Edeka – Almanya
17. Sainsbury’s – İngiltere
18. Coop Group – İsviçre
19. Biedronka – Polonya
20. Intermarché – Fransa
21. Willys / Hemköp – İsveç
22. Asda – İngiltere
23. Dino – Polonya
24. Mercadona – İspanya
25. Aldi Nord – Almanya
26. Coop – İsveç
27. E.Leclerc – Fransa
Süpermarketler ve 'net sıfır' hedefi
ProVeg International’dan Dr. Joanna Trewern, raporun bazı perakendecilerin tüketicileri “sağlıklı ve sürdürülebilir bitki ağırlıklı beslenmeye” yönlendirme sorumluluğunu fark etmeye başladığını gösterdiğini söylüyor. Ancak Trewern’a göre Avrupa genelinde bu dönüşüm için hâlâ uzun bir yol var.
“Bitki ağırlıklı beslenme konusunda süpermarketlerin iddialı ve şeffaf hedefler koymaması, iklim krizinin en ağır etkilerini önlemeye yönelik yol haritasında ciddi bir boşluk yaratıyor” diyen Trewern, hayvansal ürünlerin ortalama olarak süpermarket emisyonlarının yüzde 50’sini oluşturduğunu hatırlatıyor. Bu nedenle zincirlerin, mevcut yaklaşımlarla kendi net sıfır hedeflerine ulaşmasının da mümkün olmadığını vurguluyor.
Madre Brava’dan Nico Muzi ise süpermarketlerin daha fazla bitki temelli ürün satarak iklim hedeflerine olumlu katkı sunabileceğini belirtiyor. Muzi “Müşterilerin sağlığı korunurken aynı zamanda gezegen ve şirketlerin kendi çıkarları da gözetilmiş oluyor; çünkü daha fazla bitkisel ürün, daha düşük emisyon ve daha düşük maliyet anlamına geliyor,” dedi.