Avrupa Birliği'nin 27 lideri, AB-ABD ilişkilerinin çalkantılı durumuna odaklanan olağanüstü bir zirve için Brüksel'de toplandı.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Brüksel'deki olağanüstü AB liderleri zirvesine varışında yaptığı açıklamada, Danimarka Krallığı'nın egemenliğine saygı duyulduğu sürece Grönland'ı güvence altına almak için ABD ile iş birliği yapmaya istekli olduğunu belirtti.
Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, "En başından beri egemen bir devlet olarak statümüzün tartışılamayacağını ve değiştirilemeyeceğini söyledik," dedi.
Frederiksen sözlerine şöyle devam etti: "Güvenlik konusunda her zaman yaptığımız gibi ABD ile birlikte çalışmaya istekliyiz. Ancak kırmızı çizgimiz, demokratik kurallarımızın tartışılamaz olmasıdır."
Donald Trump'ın tüm transatlantik ittifakını çöküşün eşiğine getiren gümrük vergisi tehdidinin tetiklediği krizi çözmeye yönelik anlaşmanın bir parçası olarak Frederiksen, NATO'dan Arktik bölgesinde "kalıcı bir varlık" göstermesini istediğini belirtti.
Aynı zamanda, Kopenhag, Nuuk ve Washington arasındaki görüşmelerin "birbirini tehdit etmeden, saygı çerçevesinde" devam etmesi gerektiğini ekledi.
Frederiksen gazetecilere, "Demokrasi çerçevesinde ve müttefikler olarak nasıl iş birliği yaptığımız dahilinde siyasi bir çözüm bulmayı umuyorum," dedi.
AB - ABD ilişkilerinin çalkantılı durumunun yanı sıra, 27 lider Trump'ın Barış Kurulu'nu ve bloğun nasıl bir pozisyon alması gerektiğini de tartışacak. Nitekim Fransa, İtalya ve İsveç yasal ve siyasi endişeler nedeniyle buna katılmayacaklarını belirttiler.
Brüksel'deki ekibimizden gelen son güncellemeler için canlı blogumuzu takip edin.
${title}
AB liderleri tren kazasının kurbanları için saygı duruşunda bulundu
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, pazar günü ülkenin güneyindeki Adamuz’da meydana gelen bir tren kazasında hayatını kaybeden 45 insanın anısına AB liderlerinin bir dakikalık saygı duruşunda bulunduğu anın videosunu paylaştı.
Sanchez paylaşımında, "Bugün İspanya, sessizce ve birlikte tüm Avrupa’nın desteğini hissediyor. Teşekkürler," dedi.
Juntos, en silencio, España recibe hoy el abrazo de toda Europa.
— Pedro Sánchez (@sanchezcastejon) January 22, 2026
Gracias. pic.twitter.com/4beQ1vDVQP
Danimarka Başbakanı, İngiltere üzerinden Brüksel'e geldi
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, bugün Brüksel’e varmadan önce İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüştü.
Downing Street’ten yapılan açıklamaya göre, iki lider Arktik'in tüm NATO ittifakı için önemli bir mesele olduğunu vurguladı.
Leyen, Ukrayna için liderlere yol haritası sunacak
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu akşam birliğin 27 liderine Ukrayna Refah Yol Haritası’nı sunacak.
AB kaynaklarına göre, bu plan 2040’a kadar Ukrayna’nın kalkınması ve yeniden inşasını hedefliyor.
Kaynaklar, bunun Komisyon’un belgeyi ilk kez 27 lider önünde tartışacağı anlamına geldiğini belirtti. Belge bu sabah ayrı bir toplantıda büyükelçilere sunulmuştu.
Metsola basın toplantısına katılmayacak
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın, liderlere hitap ettikten sonra basın toplantısına katılmayacağı bildirildi.
Liderler 'Barış Kurulu'nu tartışacak: Neden çekinceliler?
Şu ana kadar yalnızca Macaristan ve Bulgaristan, geçen yıl İsrail ve Hamas arasında üzerinde anlaşmaya varılan 20 maddelik barış planı kapsamında Beyaz Saray’ın Gazze için önerdiği tartışmalı Barış Kurulu’na katıldı.
Kurulla ilgili dile getirilen endişeler şunlar:
- Kurulun tüzüğü Gazze’den hiç bahsetmiyor; yetki alanını aşarak BM’nin rolünü devralma riski taşıyor.
- Kurul Trump’a geniş yetkiler tanıyor. Bazıları, başkanlığı sona erdikten sonra da rolünü sürdürme ihtimalinden endişeli.
- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Belaruslu müttefiki Aleksandr Lukaşenko ile birlikte kurula dahil edildi. Bu durum çoğu Avrupa hükümeti için siyasi olarak kabul edilemez hale getiriyor.
- Kurula Filistin'den hiçbir kişi dahil edilmedi.
- Kurulun tüzüğünde, AB’nin bölge için uzun vadeli barışın tek uygulanabilir yolu olarak gördüğü iki devletli çözümden hiç bahsedilmiyor.
Zirve, İspanya’daki tren kazasının kurbanları için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı
AB liderlerinin olağanüstü zirvesi resmen başladı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB-ABD ilişkileri tartışması başlamadan önce, tüm liderler adına İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’e İspanya’daki son trajik tren kazalarında yaşamını yitirenler için başsağlığı mesajı iletti.
Ardından liderler, bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Slovenya Başbakanı: 'Trump’ın Barış Kurulu iki devletli çözümü teşvik etmiyor'
Slovenya Başbakanı Robert Golob, hükümetinin ABD’nin Barış Kurulu’na katılma davetini neden reddettiğini açıkladı.
“Şu anda bunu reddettik. Neden? Gazze'nin barış içinde gelişmesini görmek istemediğimiz için değil, elbette bunu görmek isteriz, ama Barış Kurulu’nun yetki kapsamıyla ilgili çok fazla soru var,” dedi. “Barış Kurulu’nun BM’nin yerine geçmesini istemiyoruz.”
Golob, Gazze için uzun vadeli ve kalıcı çözümü sağlayabilecek olanın “yalnızca BM” olduğunu ve bunun iki devletli çözüm olduğunu ekledi.
“Maalesef Barış Kurulu’nun tüzüğünde bunu görmüyoruz,” diyerek sözlerini tamamladı. “Ama bu değişirse, sevinçle ve istekle kurula katılmaya hazır oluruz.”
Metsola: 'AB - ABD ticaret anlaşmasında ilerlemeye hazırız'
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Donald Trump’ın gümrük vergisi tehditlerinin ardından milletvekilleri tarafından bu hafta dondurulan AB-ABD ticaret anlaşmasında ilerlemeye hazır olduklarını ifade etti.
“Bunu, Parlamento’daki meslektaşlarımla birlikte ilerleteceğim ve ilerleme kaydetmeyi hedefliyoruz,” dedi.
Ayrıca ABD Temsilciler Meclisi üyeleriyle de çalıştığını belirtti. “Birlikte çalışabilir, diyalog kurabilir, çözümler bulabilir ve köprüler kurabiliriz. Ticarette pek çok konuda uyum var. ABD ile adil bir ortaklığa ihtiyacımız var. Bu, herkesin çıkarına,” ifadelerini kullandı.
“Yüksek gerilimlerin ardından, şimdilik soğukkanlılığın galip geldiği görülüyor,” dedi. “Güçlü olmamız gerektiğini öğrendik, ama aynı zamanda istikrara da ihtiyacımız var.”

AB liderleri odada toplanıyor
AB liderleri, transatlantik ilişkilerin çalkantılı durumuna adanacak akşam yemeği öncesinde yavaş yavaş odada toplanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın dün yaptığı geri adımın ardından, yani artık Avrupa ülkelerine gümrük vergisi uygulamayacağını ve Grönland’ı ele geçirmeye çalışmayacağını açıklamasının ardından ortamın rahat olduğu görülüyor.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı: 'Amacımız durumu tırmandırmak değil'
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis perşembe günü yaptığı açıklamada, AB liderlerinin ABD ile gerilimi artırmak yerine hafifletmenin yollarını arayacaklarını söyledi.
Hristodulidis gazetecilere, “Amacımız durumu tırmandırmak değil, yumuşatmak,” dedi ve ekledi: “Elbette hiçbir üye devletin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda ödün vermeden, olumlu bir yol bulmak için buradayız.”
Avrupalılar, son haftalarda ABD’nin Grönland’ı, Danimarka’nın yarı özerk bölgesini, ele geçirme yönündeki tekrar eden taleplerine karşı geri adım atmıştı.
Gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın Arktik adayı satın almayı kabul etmeyen AB ülkelerine gümrük vergisi uygulamakla tehdit etmesinin ardından daha da arttı.
Konsey'in dönem başkanlığını yürüten Güney Kıbrıs, AB üye ülkelerini Washington karşısında ortak bir yanıt etrafında birleştirme gibi hassas bir görevle karşı karşıya.
Geçtiğimiz pazar günü, Fransa, Almanya ve İspanya dahil bazı ülkeler daha sert bir tutum benimsemeye hazır olduklarını belirterek, bazı ülkelerin ABD ile gerilimi daha da artırabileceğinden endişe ettiği AB’nin güçlü ticaret savunma aracının kullanılma olasılığını gündeme getirdi.
Perşembe akşamı, AB liderlerinin haftalık krizin derslerini çıkarması ve Trump’ın yeniden iktidara gelmesinin ardından, dünya düzenini derinden sarsan bir yılın ardından, transatlantik ilişkilerin geleceğini şekillendirmesi bekleniyor.
Kallas: Barış Kurulu Gazze’ye odaklanırsa AB destek verebilir
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Kurulu etrafındaki tartışmalara değinerek, kurulun orijinal yetkisi olan Gazze’nin savaş sonrası geçiş sürecini denetleme görevine geri dönülmesi çağrısında bulundu.
Kurul, geniş yetki alanı ve Filistin topraklarına odaklanmamış olması nedeniyle eleştiriliyor. Fransa, Belçika, Almanya, İtalya ve İsveç dahil olmak üzere birçok AB ülkesi, kurulun mevcut haliyle imza atamayacaklarını belirtti. Bazıları bunun BM’nin yetkisini zayıflatabileceği endişesini dile getirdi.
Kallas, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında Barış Kurulu öngörülmüştü, ancak 2027’ye kadar sınırlı bir süre için ve Filistinlilerin yetkiyi devralması için net bir yol ile,” dedi.
“Kurumun bu Güvenlik Konseyi kararıyla öngörüldüğü şekilde sınırlandırılmasını istiyoruz. Yani Gazze ile sınırlanırsa, bununla çalışabiliriz,” diye ekledi.
Bazı liderler davetlerini tamamen reddetmek konusunda temkinli davranıyor. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni dün gece, İtalya ve Avrupa’nın kendilerini tamamen bu kuruluştan dışlamasının “akıllıca bir tercih olmayacağını” söyledi.
Ancak Putin’in kurul üyeliği, Ukrayna’daki savaş devam ederken AB’nin üyeliğini siyasi olarak sürdürülemez kılıyor. Rusya Devlet Başkanı, Trump’ın kalıcı üyelik için talep ettiği 1 milyar dolarlık katkıyı ödemeye hazır olduğunu açıkladı.

Kallas: Transatlantik ilişkiler 'büyük darbe' aldı
Zirveye katılanlar arasında AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da vardı.
Brüksel’de gazetecilere konuşan Kallas, “Transatlantik ilişkiler kesinlikle geçen hafta büyük bir darbe aldı. Ama bence bu bir yıl içinde öğrendik ki, bu ilişkiler eskisi gibi değildi. Avrupa tarafında, 80 yıllık iyi ilişkileri çöpe atmaya niyetli değiliz ve bunun için çalışmaya hazırız,” dedi.
“Gücümüz birlikten gelir. Değerlerimizi ve çıkarlarımızı savunmak için harekete geçmeye hazır olduğumuzda, bu göndermemiz gereken işarettir. Hem rakiplerimize hem de müttefiklerimize,” diye ekledi.
Kallas, Donald Trump’ın gümrük vergisi tehdidinin yarattığı benzeri görülmemiş krize rağmen, AB ve ABD’nin hâlâ “müttefik” olduğunu vurguladı. Bu kriz, tüm ittifakı çökme eşiğine getirmişti.
“Son açıklamalarla herkesin rahatladığını düşünüyorum, ama bu bir yıl boyunca birçok öngörülemez durumla karşılaşmaya da hazır olduğumuzu gördük. Bu yüzden farklı senaryolar için planlarımızı hala tartışmamız gerekiyor. Çünkü bir gün bir yol, ertesi gün başka bir yol, her şey değişebilir,” dedi Kallas.
“Bu yılın kelimesi öngörülemezlik oldu ve biz de bunu yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Kallas, ayrıca AB ve ABD’nin enerjilerini Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşını sona erdirmeye odaklamaları gerektiğini vurgularken, “Rusya tarafından herhangi bir ödün görmedik” diyerek üzüntüsünü dile getirdi ve ittifakta herhangi bir çatlak izlenimi oluşmasının “rakiplerimize” yarayacağını uyardı.
“Umarım transatlantik ilişkimize yatırım yapıyoruz ki, mevcut tehditlere karşı güçlü durabilelim,” dedi.
Letonya Başbakanı: 'AB - ABD ilişkileri yoğun ve aktif'
Letonya Başbakanı Evika Silina, transatlantik ilişkiyi “yoğun” ve “aktif” olarak nitelendirdi ve bunun "hiçbir ilişki kurmamaktan daha iyi olduğunu" söyledi.
ABD’ye hala güvenilip güvenilemeyeceği sorulduğunda ise Başbakan Silina, “Güveniyor muyuz, güvenmiyor muyuz, bunu değerlendirmek bana düşmez. Sahip olduklarımızla çalışmamız gerekiyor,” dedi ve Trump’ın ABD’nin seçilmiş lideri olduğunu hatırlattı.
Silina, siyasetin ve diplomasinin her zaman karmaşık olduğunu ekleyerek, AB liderlerinin bir araya gelip bunu tartışmasının “önemli” olduğunu vurguladı.
Miçotakis: 'Makul bir uzlaşı için alan var'
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, önceki gün Davos’ta Başkan Trump tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşıladığını söyledi.
“Danimarka ve Grönland’ın egemenliğine saygı gösterecek makul bir uzlaşı için alan var,” dedi.
“Zorlukları kabul ediyorum, ama birleşik, kararlı ve yapıcı kaldığımız sürece bir çözüm bulunabileceğine inanıyorum.”

Litvanya Cumhurbaşkanı: 'Hala ABD'yi en yakın dostumuz olarak görüyorum'
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, gayriresmi bir konsey toplantısı öncesinde gazetecilere, Avrupa’nın ABD ile “çatışma” yerine “iş birliğini” önceliklendirmesi gerektiğini söyledi ve “ABD’deki meslektaşlarımıza olumlu bir gündem önerirsek tüm sorunları çözebiliriz,” dedi.
Nauseda, ABD’yi misilleme araçlarıyla tehdit etmenin “doğru yol olmadığını” vurguladı.
“Hala ABD’yi en yakın dostumuz olarak görüyorum."
Macron: 'Son derece dikkatliyiz ve hazırız'
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hafta başında yaşanan “bir tür tırmanış, işgal tehditleri ve gümrük vergisi tehditlerinin” ardından durumun artık “daha kabul edilebilir” hale geldiğini söyledi.
Macron, “Ek tehditler olursa, araçlarımızı kullanmak için son derece dikkatliyiz ve hazırız,” dedi.
Geçen haftaki çalkantıların, “Avrupa birleşik hareket ettiğinde ve elindeki araçları kullandığında saygı görebileceğini ve bunun çok olumlu bir durum olduğunu” gösterdiğini belirtti.
“Bu, Avrupalıların izlemek istediği politikadır: Barış ve istikrarı savunuyoruz. Uluslararası düzenin sakin olmasını istiyoruz ve tehdit edildiğimizde dayanışma göstermemiz normaldir,” dedi.
Olağanüstü zirvenin amacının, “Danimarka’ya, toprak bütünlüğüne destek olarak Avrupa birliğini göstermek ve Avrupa birleşik, güçlü ve hızlı tepki verdiğinde düzenin ve sükûnetin yeniden sağlandığını teyit etmek” olduğunu söyledi.
Macron ayrıca, NATO’nun organize etmesi gereken askeri tatbikatları da tartışacaklarını belirtti. “Fransa katılmaya tamamen hazır,” dedi.
İrlanda Başbakanı Martin: 'AB - ABD ilişkisi hala çok kritik bir ilişki'
İrlanda Başbakanı Micheal Martin, Washington ile AB arasında Grönland’ın geleceği konusunda yaşanan günler süren gerginliğin ardından, AB - ABD ilişkisinin hala son derece hassas olduğunu belirtti.
AB zirvesine gelişinde konuşan Martin, ABD ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Arktik adasıyla ilgili bir anlaşma açıkladığı saatler sonra, “AB - ABD ilişkisi hala çok kritik bir ilişki,” dedi ve bunun hem ekonomik hem de jeopolitik açıdan geçerli olduğunu vurguladı.
Martin, “Ekonomik karşılıklı bağımlılık o kadar güçlü ve kapsamlı ki, bunun zayıflatılması Avrupalılar ve ABD vatandaşları için ciddi sonuçlar doğurur,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Davos’ta görüştüğü ABD şirketlerinin durumdan endişe duyduklarını ilettiğini söyledi.
Yaklaşık bir haftalık kriz süresince, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki taleplerine uymadıkları takdirde birkaç AB ülkesine gümrük vergisi tehdidinde bulunduğu bu dönemde, İrlandalı lider Avrupa’nın “birlik, kararlılık ve ulusal egemenlik ile toprak bütünlüğü konularında ilkesel tutum” gösterdiğini ifade etti.
Martin, iki tarafın artık ilişkileri istikrara kavuşturması ve daha önce verilen taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
“ABD ile sürdürmemiz gereken bir ticaret anlaşmamız var ve hem AB hem ABD bu anlaşmaya uymalıdır,” dedi.
Danimarka Başbakanı, Avrupalılara destek ve birlikleri için teşekkür etti
Zirveye katılırken Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Donald Trump’ın gümrük vergisi tehdidiyle tetiklenen Grönland krizi sırasında Avrupa’dan aldıkları destek için teşekkür etti.
Frederiksen, “Danimarka Krallığı olarak, Grönland da dahil olmak üzere, Avrupa’nın her yerinden aldığımız tüm destek için ne kadar minnettar olduğumuzu ifade etmek istiyorum,” dedi.
“Bizi bu çok zor durumda yerleştiren bu süreçte destek son derece önemli oldu. Bence Avrupa bölünmediğinde, birlikte durduğumuzda ve kendimizi savunma konusundaki kararlılığımızda net ve güçlü olduğumuzda, sonuçlar kendini gösterecektir,” ifadelerini kullandı.
Finlandiya Başbakanı Orpo: 'Şu anda önemli olan müzakere yapmak'
Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, zirveye gelişinde gazetecilere, “Bence Trump, eğer güçlü ve birleşik olursak bize saygı gösterir,” dedi.
Grönland’ın geleceği üzerine süren müzakerelere atıfta bulunan Orpo, “Şu anda önemli olan müzakere yapmak, ama AB olarak elimizdeki tüm araçları masada tutmamız ve gerektiğinde kullanmaya hazır olmamız gerekiyor,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Avrupa’nın Arktik bölgesini güçlendirmek için “net bir stratejiye” ihtiyacı olduğunu belirten Orpo, Finlandiya’nın bölgenin güvenliğini artırmak için çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
Frederiksen: 'Demokratik kurallarımız tartışılamaz'
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, AB zirvesine katıldı ve ABD ile Grönland gerilimini çözmek için yapılacak herhangi bir anlaşmanın Danimarka Krallığı’nın egemenliğini ihlal edemeyeceğini net bir şekilde vurguladı.
Frederiksen, NATO’dan Arktik bölgesinde “daha fazla varlık göstermesini” talep ettiğini söyledi. “Grönland da dahil olmak üzere Arktik bölgesinde NATO’nun kalıcı bir varlığına ihtiyacımız var,” dedi. Aynı zamanda, ülkesi ABD ile ikili ilişkileri daha “geleneksel politik” bir şekilde ele alacak.
Frederiksen gazetecilere, “Herkese açıktır ki biz egemen bir devlete sahibiz ve bu konuda pazarlık yapamayız. Çünkü bu, temel demokratik değerlerimizin bir parçasıdır. Ama elbette ABD ile Arktik bölgesinde ortak iş birliğimizi nasıl güçlendirebileceğimizi tartışabiliriz,” dedi.
“En başından beri, egemen bir devlet olarak statümüzün tartışılamayacağını, değiştirilemeyeceğini söyledik. ABD ile güvenlik konularında her zaman yaptığımız gibi iş birliği yapmaya hazırız. Ama kırmızı çizgilerimiz, demokratik kurallarımız tartışılamaz,” diye ekledi.
Trump’ın gümrük vergisi tehditlerinin ardından ABD’ye hala güvenip güvenemeyeceği sorulduğunda, Frederiksen, iş birliğinin “saygılı bir şekilde, birbirini tehdit etmeden” gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
“Bir müttefik olarak iş birliğimizi ve demokrasi çerçevesinde politik bir çözüm bulmayı umuyorum,” dedi ve 1951 tarihli ikili anlaşmanın görüşmelerin temeli olması gerektiğini vurguladı.

Merz: 'Transatlantik ittifakı bir anda bırakamazsınız'
Almanya Şansölyesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı Avrupa ülkelerine daha fazla gümrük vergisi uygulayarak Grönland’ın satışını zorlamaya yönelik tehdidi de dahil olmak üzere geçtiğimiz haftaki olaylar hakkında yorum yapmayı reddetti, ancak ABD ile ilişkilere “büyük önem” verdiğini söyledi.
“NATO’yu korumaya çalışmalıyız."
“Bu transatlantik ittifakı bir anda bırakamazsınız. Bunu 75 yıl boyunca inşa ettik. Avrupa ile Amerika arasında şimdiye kadar kurulmuş en başarılı siyasi ittifak budur,” ifadelerini kullandı.
Toplantı öncesi Sosyalist liderler bir araya geldi
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın da aralarında bulunduğu sosyalist liderler, zirve öncesinde pozisyonlarını koordine etmek amacıyla Brüksel'de bir araya geldi.
Liderler, Washington’ın altı üye ülkeye karşı Grönland ile ilgili ek yüzde 10 gümrük vergisi uygulama tehdidinin geri çekilmesinin ardından, ABD ile ilişkileri ele alacak.
Spanish Prime Minister @sanchezcastejon arrives at the #PESleaders #EUCO preparation meeting on EU-US relations. pic.twitter.com/g2dYg30b8r
— PES 🌹🇪🇺 (@PES_PSE) January 22, 2026
Macron: 'Her türlü tehdide karşı tetikteyiz'
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Alman liderle yaptığı ikili görüşmenin ardından gazetecilere, haftanın başında yaşanan gelişmelerin ardından durumun artık “daha kabul edilebilir” hale geldiğini söyledi.
Fakat, “Her türlü tehdide karşı tetikte ve elimizdeki araçları kullanmaya hazırız,” diye ekledi.
Macron, geçtiğimiz haftadaki krizlerin Avrupa’nın birlik içinde hareket ettiğinde saygı gördüğünü gösterdiğini belirterek, zirvenin amacını şöyle özetledi: “Amaç, Danimarka’ya destek göstermek, toprak bütünlüğünü vurgulamak ve Avrupa birleşik, güçlü ve hızlı reaksiyon gösterdiğinde düzenin ve sükûnetin geri geldiğini teyit etmek.”
Cumhurbaşkanı ayrıca askeri tatbikatların tartışılacağını ve NATO’nun bunları organize etmesi gerektiğini söyledi. “Fransa, katılmaya tamamen hazır,” dedi.
Polonya Başbakanı: 'Güvenlik söz konusu olduğunda ABD ana ortaktır'
Toplantı öncesinde konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk, ABD ile “açık bir kriz” yaşanmasına rağmen transatlantik ilişkiye bağlılığını vurguladı.
“Kişisel deneyimim, coğrafya ve tarih nedeniyle, her şeye rağmen bu ilişkiyi korumamız gerektiğinden eminim,” diyen Tusk, ABD’nin güvenlik açısından “kesinlikle ana ortak” olduğunu söyledi.
“ABD’nin liderliğini kabul ediyoruz; bu son derece doğal. Ancak liderlik ile tahakküm arasında ayrım yapmak önemlidir,” dedi.
“ABD ile ilişkimizin en önemli temeli her zaman güven olmuştur. Bugün politikada ihtiyacımız olan şey güven ve saygıdır; tahakküm ya da zorlamayla bu olmaz,” diye konuştu.

Costa ve Merz, zirve öncesi ikili görüşme yaptı
Perşembe akşamı yapılan olağanüstü zirve öncesinde Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi.
Merz, Trump’ın gümrük vergileri konusundaki geri adımına atıfta bulunarak, “Avrupalı NATO müttefikleri olarak Kuzey'in güvenliğini sağlamak için daha fazlasını yapmalıyız. Bu ortak bir transatlantik çıkar. Almanya bunu NATO çerçevesinde yapıyor. Danimarka ve Grönland halkı dayanışmamıza güvenebilir,” dedi.

Frederiksen: 'Egemenliğimiz konusunda herhangi bir müzakere yapılmadı'
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, perşembe günü Kopenhag’da verdiği bir röportajda, “Dün NATO ile egemenliğimiz konusunda herhangi bir müzakere yapılmadı,” dedi.
Frederiksen’in açıklaması, Trump’ın çarşamba günü, Danimarka’nın yarı özerk toprağı Grönland üzerinde ABD kontrolü sağlamak amacıyla sekiz Avrupa ülkesine yönelik gümrük vergisi tehdidinden aniden vazgeçmesinin ardından geldi.
Trump, saatler önce adayı “hakları, tapusu ve mülkiyetiyle birlikte” istediğini söylemiş, ancak güç kullanmayacağını da belirtmişti.
Frederiksen, Danimarka’nın “daha fazlasını yapmaya hazır” olduğunu, ancak ABD, Danimarka ve diğer NATO üyeleri için en iyisinin “müttefikler olarak birlikte çalışmak ve ortak güvenlik çıkarlarını birlikte gözetmek” olduğunu söyledi.
“NATO’da yeniden silahlanmamız gerektiğine şüphe yok. Bunu ulusal düzeyde yapıyoruz, doğu kanadında yapıyoruz ve kuzey kanadında da yapmalıyız; ancak bu demokrasi kuralları içinde olmalı” diye ekledi.
Danimarka’nın ABD ile diyaloğu sürdüreceğini belirten Frederiksen, “Çin veya Rus yatırımlarının olmamasını sağlama konusunda ortak çıkarımız var. Ne ABD’de ne de Avrupa’da” dedi.
Zelenskiy, Avrupalı liderlerin Grönland konusunda “ne yapacaklarından emin olmadıklarını” belirtti
Speaking in Davos, Volodymyr Zelenskyy said Europe lacks a clear response to global crises, pointing to uncertainty over Greenland and the failure to support protests in Iran.
— euronews (@euronews) January 22, 2026
He warned that inaction signals to authoritarian leaders that violence can secure power. pic.twitter.com/g0XLTfzsrs
Bugünkü AB zirvesinden ne bekleniyor?
Avrupa Birliği’nin 27 lideri, bugün Brüksel’de olağanüstü bir zirve için bir araya geliyor. Başlangıçta Donald Trump’ın tehditlerine ortak yanıt vermek amacıyla planlanan zirve, ABD Başkanı’nın Grönland konusunda ani geri adımının ardından AB–ABD ilişkilerinin genel durumuna odaklanacak.
Üst düzey bir AB yetkilisi, AB–ABD ilişkisinin “bazı alanlarda dalgalı” olduğunu belirterek, liderlerin bu “yeni normal”i birlikte değerlendirmesinin önemine dikkat çekti. Yetkili, iki taraf arasında görüş ayrılıkları bulunsa da iş birliğinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Zirvede Grönland, Arktik güvenliği, ticaret, savunma ve AB’nin stratejik özerkliğinin güçlendirilmesi başlıkları ele alınacak. Liderler ayrıca Trump’ın önerdiği ve birçok üye ülkenin davet aldığı “Barış Kurulu” girişimini de tartışacak. Projenin geniş yetki alanı ve Birleşmiş Milletler’le olası uyumsuzluğu nedeniyle ciddi çekinceler bulunuyor. Ancak bugün AB'den ortak bir tutum çıkması beklenmiyor.