İspanya sınır ötesi elektrik projeleri için en fazla fon alan AB üye ülkesi olurken, Almanya hidrojen girişimlerinin öncüsü olarak ortaya çıkıyor. Avrupa Komisyonu'nun enerji altyapısına ilişkin bir sonraki teklif çağrısını Nisan ve Haziran ayları arasında başlatması bekleniyor.
Avrupa Komisyonu, çarşamba günü 14 sınır ötesi elektrik ve hidrojen projesine toplam 650 milyon euro hibe verdi. Fonlama, blokun yaşlanan elektrik altyapısını modernize etme ve temiz enerjinin kullanımını en üst düzeye çıkarma planının bir parçası olarak yapıldı.
AB fonlarından en fazla payı alan ülkeler ve projeler şöyle: İspanya 180 milyon euro, Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya 112 milyon euro, Romanya-Bulgaristan ortak projesi ise 103 milyon euro alacak.
Avrupa Komisyonu’na göre, bu üç proje, akıllı şebekeler de dahil olmak üzere elektrik altyapısını güçlendirmeye yönelik AB fonlarından yararlanan en büyük projeleri temsil ediyor.
Avusturya (1 milyon euro), Yunanistan-Mısır (9 milyon euro) ve Slovakya (62 milyon euro) da elektrik altyapısını yenilemek için hibe alacak ülkeler arasında bulunuyor.
Bağlantılı Avrupa Tesisi (Connecting Europe Facility - CEF) kapsamında sağlanan fonlar, şebeke altyapısı ve yenilenebilir enerji projelerini destekleyecek. Amaç, Avrupa Komisyonu’nun elektrik ağlarını modernize etme ve sınır ötesi iş birliğini artırma girişiminde belirtildiği üzere, güneş ve rüzgâr enerjisinin kullanımını artırmak.
Enerji sektörü, yaşlanan şebeke altyapısının rüzgâr ve güneş enerjisini yönetmek için gereken esnekliğe, kapasiteye ve dijital kontrollere sahip olmadığını, bunun da tıkanıklık, enerji kesintisi ve sıfır karbonlu elektriğin israfına yol açtığını belirtiyor.
Sektör, önemli yükseltmeler yapılmadığı takdirde (iletim kapasitesinin artırılması, akıllı kontrol sistemleri ve enerji depolama gibi) şebekenin dar boğaz hâline gelebileceğini ve temiz enerji fazlasının hem operasyonel hem de ekonomik bir yük haline gelebileceğini uyarıyor.
AB’nin mali desteğiyle İspanya, Aguayo hidroelektrik santralini geliştirecek. Proje, 2027 yılına kadar 9-10 GW üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor. Bu da yaklaşık 7,5 ila 12 milyon evin elektrik ihtiyacını karşılayacak büyüklükte.
Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya’yı kapsayan sınır ötesi proje ise altyapılarını uyumlu hâle getirerek Baltık iş birliğini artırmayı amaçlıyor. Avrupa Komisyonu, bu girişimin coğrafi yakınlıkları nedeniyle Rusya ile ilişkiler açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.
Romanya ve Bulgaristan’ın sınır ötesi projesinin başlıca hedefleri ise elektrik altyapısını modernize etmek, hem dağıtım hem de iletim ağlarında akıllı şebeke standartlarını karşılamak ve bölgesel bağlantıları artırmak olarak açıklandı.
Avrupa Enerji ve Konut Komiseri Dan Jorgensen, projelerin “temiz ve ucuz enerjiyi tüketicilere ulaştırmasının yolunu açacağını” belirterek, bu çalışmaların blokun enerji egemenliğine katkıda bulunacağını söyledi.
Jorgensen, “Mali olarak desteklediğimiz projeler, Avrupa’nın rekabet gücünü ve enerji güvenliğini artıracak ve bizi bağımsızlığa giden istikrarlı bir yola sokacak,” dedi.
Hidrojen depolama ve terminalleri
Almanya, hidrojen projeleri için AB’de en fazla fonu alan ülke oldu. Gronau-Epe REW liderliğindeki depolama altyapısı projesi 120,11 milyon euro, Uniper Green Wilhelmshaven liderliğindeki bir hidrojen terminali ise 10,63 milyon euro hibe alacak. Hollanda’daki Rotterdam Limanı’nda bulunan ACE hidrojen terminali ise 25,62 milyon euro ile desteklenecek.
Proje, Hollandalı şebeke gaz operatörü Gasunie ile HES International ve Vopak gibi çok uluslu enerji şirketleri tarafından geliştiriliyor. Amaç, amonyakı alıp depolamak ve endüstriyel kullanım için tekrar hidrojene dönüştürmek.
Avusturya, Bulgaristan, Fransa ve Slovakya da hidrojen projeleri için AB fonu alacak ülkeler arasında yer aldı.
Kasım 2025’te en az 100 hidrojen altyapısı projesi, sınır ötesi enerji altyapısını geliştirmeye yönelik AB yasası kapsamında fon almaya hak kazanmıştı.
Eleştirmenler, projelerin yüzde 90’ından fazlasının gaz iletim operatörleri tarafından sunulduğunu, bunun 2022’de yapılan yasanın revizyonuna ve AB27’nin enerji ile iklim hedefleriyle uyumuna aykırı olduğunu belirtti.
AB’nin yenilenebilir enerji yasasına göre, 27 üye ülke 2030’a kadar 10 milyon ton hidrojen üretmeyi ve ek olarak 10 milyon ton ithal etmeyi hedefliyor.
CEF kapsamında enerji altyapısı için bir sonraki teklif çağrısı ise Nisan-Haziran döneminde yapılacak.