Almanya silahlı kuvvetlerini yeniden şekillendiriyor. Bundeswehr daha hızlı, daha yetenekli ve teknolojik olarak daha gelişmiş hale gelecek ve hedefleri daha uzun mesafeden hassas bir şekilde vurabilecek.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius Çarşamba günü ilk kez Bundeswehr ve bir bütün olarak Almanya için bir askeri strateji açıkladı.
Pistorius, "Hedefimiz açık: Bundeswehr'in operasyonel hazırlığını güçlendirmeye devam edeceğiz - ve bunu hızla yapacağız" dedi.
Pistorius bu stratejinin temelinde Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinin, savaş alanındaki ve savunma sanayindeki gelişmelerin yattığını ve bu gelişmelerin silahlı kuvvetlerin "henüz öngörülemeyen" zorluklara bile sürekli uyum sağlaması gerektiğini gösterdiğini belirtti.
Pistorius tehdit ortamının son yıllarda önemli ölçüde kötüleştiği ve uluslararası düzenin yakın geçmişte hiç olmadığı kadar zorlandığı uyarısında bulundu.
"Başka bir deyişle, dünya daha öngörülemez ve evet, daha tehlikeli hale geldi" dedi.
Bu çerçevede Alman hükümeti tehditlerin nasıl gelişebileceğini, hangi senaryoların akla yatkın olduğunu ve Almanya'nın hangi potansiyel çatışmalara hazırlanması gerektiğini inceledi.
Alman güvenlik uzmanı Dr. Christian Mölling LinkedIn'de paylaştığı bir yazıda stratejiyi "önemli bir ilk adım" olarak nitelendirdi ve bu adımın "bir gecede her şeyin değişeceği bir an olarak algılanmaması gerektiğini" belirtti.
"Tarihsel olarak Alman askeri planlaması büyük ölçüde NATO gereklilikleri tarafından şekillendirilmiştir. Bu durum temelde değişmeyecek, değişmemeli de" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak yeni olan Almanya'nın artık ulusal askeri hedeflerini, önceliklerini ve manevra alanını resmi olarak ifade etmesi ve bunları NATO'ya ve Avrupa'ya taşımasıdır."
Köklü bir yeniden düşünme
Yeni stratejinin temelinde köklü bir yeniden düşünme yatıyor. Alman ordusu gelecekte sabit kuvvet sayılarından ziyade belirli kabiliyetlere odaklanacak.
"Mesele önümüzdeki 10, 15 ve hatta 20 yıl içinde kaç tank, uçak ya da gemi olacağı değil" diyen Pistorius, önemli olanın askeriyenin "gerçekte ne yapabileceği olduğunu" savundu.
Bu yaklaşım Silahlı Kuvvetler Genel Müfettişi Carsten Breuer tarafından da yinelendi.
Pratikte bu, yeteneklerin artık tek bir sisteme bağlı olması gerekmeyeceği anlamına geliyor. Öncelikli alanlar arasında hava savunması, uzun menzilli vuruş kabiliyetleri ve modern, veri odaklı savaş yürütme yeteneği yer alıyor. Yapay zeka gibi yeni teknolojiler de çok daha büyük bir rol oynayacak.
'Derin saldırılar'
Stratejinin bir diğer önemli ayağı da "derin vuruş" olarak adlandırılan, cephe hattının çok gerisindeki hedefleri vurma kabiliyeti. Pistorius ve Genel Müfettiş Carsten Breuer bu tür kabiliyetlerin giderek daha önemli hale geleceğini açıkça belirttiler. Bunlar arasında düşmanın ikmal yollarını, komuta merkezlerini ve kritik altyapısını erken safhada vurmak üzere tasarlanmış uzun menzilli hassas silahlar da yer alıyor.
Ukrayna'daki savaşın arka planında, bu yaklaşım düşman yapılarını erkenden zayıflatmak ve kendi kuvvetleri üzerindeki baskıyı hafifletmek için çok önemli görülüyor. Bundeswehr şu anda bu alanda sadece sınırlı bir kabiliyete sahip. Ana sistemi, 500 km'den fazla menzile sahip bir Alman-İsveç silahı olan Taurus seyir füzesii
Ancak Almanya gelecekte bu tür hedefleri hassas bir şekilde ve daha uzak mesafelerden vurma kabiliyetini önemli ölçüde arttırmayı hedefliyor. Bunun bir örneği, yeni F-35 savaş uçağı için planlanan JASSM-ER seyir füzesi tedariki. Yaklaşık 1.000 km menzile sahip olan bu füze, Bundeswehr'in erişim alanını mevcut sistemlerin çok ötesine taşıyabilir. Hem uçak hem de füze ABD'li savunma devi Lockheed Martin tarafından üretiliyor.
Stratejinin bazı bölümleri gizli
Pistorius'a göre stratejinin bazı bölümleri kasıtlı olarak gizli tutuluyor. Somut senaryolar ve potansiyel konuşlandırma planları, düşmanlara çok fazla bilgi vereceği için kamuoyuna açıklanmayacak: "Oldu olacak Vladimir Putin'i de e-posta dağıtım listemize ekleyelim."
Stratejik revizyonun yanı sıra, Alman hükümeti Bundeswehr'de önemli bir genişleme planlıyor. Amaç, aktif birlikler ve yedekleri bir araya getirerek toplam 460 bin kişilik bir güce ulaşmak. Almanya'da şu anda yaklaşık 184 bin 300 aktif asker ve yaklaşık 860 bin yedek asker bulunuyor. Artış birkaç aşamada gerçekleştirilecek. İlk hedef 2029 yılına kadar operasyonel hazırlığı hızla arttırmak. Bunu takip eden yıllarda, yeni silah sistemleri beklentisiyle yeni yetenekler geliştirilecek.
Savunma Bakanlığı işe alım konusunda pragmatik bir yaklaşım benimsediğini söylüyor. Yeterli sayıda personel sağlamak için, mevcut kadrolardan daha fazla başvuru kabul edilecek.
Yedekler odak noktasına taşınıyor
Personel sayısının arttırılması tüm stratejinin merkezinde yer alıyor.
Almanya'nın yeni savunma stratejisinde yedek askerler çok daha büyük bir rol oynayacak, artık yedek olarak değil silahlı kuvvetlerin ayrılmaz bir parçası olarak görülecek. Pistorius, "Yedekleri aktif birliklerle eşit düzeyde görüyoruz" dedi.
Onların rolü özellikle ülke içinde önemli olacak. Bir kriz durumunda Almanya'nın Avrupa için lojistik bir merkez olması bekleniyor; asker hareketleri, ikmal hatları ve kritik altyapıların korunması gibi görevler büyük ölçüde yedeklere düşecek.
Pistorius ayrıca "Almanya'nın bir kriz ya da savunma senaryosunda lojistik bir merkez olarak işlev görebilmesini sağlamak için yedeğe ihtiyacımız var. Bu anlamda bizim rezervimiz ordu ile sivil toplum arasındaki menteşedir," ifadelerini kullandı.
Bundeswehr aynı zamanda organizasyonel olarak da daha çevik hale gelmeye hazırlanıyor. Savunma Bakanlığı daha geniş kapsamlı bir reform hamlesinin parçası olarak bürokrasiyi azaltmayı ve süreçleri kolaylaştırmayı hedefliyor. Planlar arasında kağıt tabanlı sistemlerin yerini alacak dijital iş akışları, daha az raporlama gerekliliği ve yapay zeka gibi teknolojilerin daha fazla kullanılması yer alıyor. Stratejinin kendisinin sabit olması amaçlanmıyor.
Savunma Bakanı "Bu stratejiler yaşayan belgelerdir" ifadelerini kullandı ve tehditler ve teknolojiler geliştikçe düzenli olarak güncelleneceklerini söyledi.