Avrupa’da birçok kişi Trump’ın politikalarını NATO için tehdit görse de Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı’na göre ittifak Trump döneminde hiç olmadığı kadar güçlü.
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO hakkındaki açıklamaları, özellikle de Avrupalı müttefiklerine yönelttiği eleştiriler, ülkenin ittifaka bağlılığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Ancak Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Timcho Mucunski'ye göre Trump'ın başkanlığı, savunma ittifakının tarihindeki en güçlü dönemi ifade ediyor.
"Benim kanaatim, Başkan Trump, [Dışişleri Bakanı Marco] Rubio ve Amerika Birleşik Devletleri'nin tüm dış politika mekanizması sayesinde NATO'nun hiç olmadığı kadar güçlü olduğudur" dedi Mucunski, Euronews'in 12 Minutes With programına verdiği röportajda.
Lahey'de geçen yıl yapılan zirvenin ardından bunun artık "inkar edilemez" hale geldiğini de sözlerine ekledi; zirvede üyeler, savunma harcamalarını 2035'e kadar GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarmayı taahhüt etmişti.
"Bu son derece iddialı ama aynı zamanda son derece gerekli bir gündem; çünkü yalnızca hâlâ süren Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığından kaynaklanan tehditle değil, Hint-Pasifik'teki ve Orta Doğu'daki tehditlerle de karşı karşıyayız" diyen Mucunski, Başkan Trump'ın NATO'ya "uyan" çağrısı yaptığını söyledi.
"Geçmişte olduğu gibi, üye devletler arasında anlaşmazlıklar olacaktır. Ama temel dinamiklere baktığınızda, Lahey zirvesinin ardından, ABD liderliği sayesinde ittifakın tarihinin en güçlü noktasında olduğunu görürsünüz."
NATO üyeleri temmuz ayında yeniden Ankara'da bir araya gelecek. "Burada, son bir yılda neler başardığımızın muhasebesini çıkaracağız" dedi Mucunski.
Bakanın bu konudaki değerlendirmeleri, birçok Avrupa başkentindeki havayla keskin biçimde çelişiyor. Trump, ikinci kez ABD başkanlığı görevine başlamasından bu yana Atlantik'in öte yakasındaki müttefikleriyle en iyi ihtimalle sorunlu bir ilişki yürütüyor.
İttifakı "kâğıttan kaplan" diye niteledi, Avrupalı ortaklarıyla alay etti, savunma harcamalarını eleştirdi; hatta yeterince harcama yapmayan NATO müttefiklerine karşı Rusya'yı "istediği her şeyi yapması" için "teşvik edeceğini" söyledi ve yakın zamanda İspanya'nın üyeliğini askıya almakla ve Almanya'dan asker çekmekle tehdit etti.
Yine de Mucunski'ye göre, ülkenin 2020'de ittifaka katılması Kuzey Makedonya açısından olumlu oldu. "Bu, son derece kırılgan bir bölgede Kuzey Makedonya'ya ihtiyaç duyduğu istikrarı sağladı" diyen bakan, NATO'nun "kuşkusuz, medeniyetin şimdiye kadar tanıdığı ve muhtemelen [hiç] tanıyacağı en güçlü kolektif güvenlik topluluğu" olduğunu vurguladı.
AB'ye uzanan uzun yol
Ülkenin, dış tehditler karşısında kendisine istikrar sağlayabileceğine inandığı bir diğer ortaklık ise Avrupa Birliği. Kuzey Makedonya, 2004'te başvuran ilk Batı Balkan ülkelerinden biri olmasına rağmen, katılım yolunda çok az mesafe alabildi.
Mucunski'ye göre bugün Bulgaristan, Kuzey Makedonya'nın AB yolundaki başlıca engeli. Çıkmazın odağında kimlik ve dilin tanınması meselesi bulunuyor.
Sofya, Kuzey Makedonya'nın AB'ye katılım müzakerelerinde ilerleme kaydetmeden önce, başta Bulgar azınlığını tanıyacak anayasa değişiklikleri olmak üzere üzerinde mutabakata varılan koşulları yerine getirmesi gerektiği konusunda katı bir tutum sürdürüyor.
"Bence ve umuyorum ki Bulgaristan mevcut imkânları görüp bizimle diyalog kuracaktır" dedi Mucunski.
Kuzey Makedonya'nın AB'ye katılımındaki gecikmenin ülkeyi Rusya veya Çin gibi ülkelere doğru kaydırabileceği sorulduğunda, "Hibrit tehditler, hayal kırıklığının büyüdüğü ve güvenin aşındığı yerlerde palazlanır" değerlendirmesinde bulundu.
Dışişleri Bakanı, bölgede Rusya ve Çin'den gelen "ciddi miktarda kötü niyetli etki" gördüklerini söyledi. "Bu, hepimizin yüzleşmek ve birlikte yaşamak zorunda olduğu bir gerçek."
Ancak tıkanan sürece rağmen Mucunski, ülkenin yönünü Batı'dan çevirmediğinin altını çizdi.
"Kendisiyle yalnızca söylem düzeyinde değil, toplumumuzda hayata geçirdiğimiz değerlerle de Avrupa yanlısı olmaktan gurur duyan bir ülkeyiz. Dolayısıyla tehdit varlığını korusa da biz, yalnızca dayanıklı olduğumuzu söylediğimizi değil, pratikte de dayanıklı olabildiğimizi kanıtladık."
Demokrasi Enstitüsü Societas Civilis'in Ocak 2026'da yaptığı bir ankete göre, vatandaşların yaklaşık yüzde 70'i AB üyeliğine destek oyu vereceğini söylüyor.
"Ama burada önemli bir çekince var: AB yanlısı bu vatandaşların önemli bir kısmı, [AB'ye] açılan kapının gerçekten açılacağına inanmıyor. İşte bizim, üye devletlerle birlikte, bunun böyle olmadığını kanıtmamız gerekiyor."