Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB'nin yeni Dijital Ağlar Yasası ne getiriyor?

Avrupa Komisyonu, Dijital Ağlar Yasası'nın (DNA) taslak metnini nihayet yayımladı.
Avrupa Komisyonu, Dijital Ağlar Yasası'nın (DNA) taslak metnini nihayet yayımladı. ©  Canva
© Canva
By Egle Markeviciute, EU Tech Loop and Euronews
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Taslağa göre yasa, uydu hizmetleri için AB çapında tek bir lisans sistemi kurulmasını da öngörüyor. Böylece Avrupa merkezli uydu operatörlerinin üye ülkelerde ayrı ayrı izin almasına gerek kalmayacak.

Avrupa Komisyonu, bu yılın en kritik yasama girişimlerinden biri olarak görülen Dijital Ağlar Yasası (Digital Networks Act – DNA) taslak metnini nihayet yayımladı. Taslak, 2018 tarihli Avrupa Elektronik Haberleşme Kodu’nun (EECC) yerini almayı hedefliyor.

REKLAM
REKLAM

EECC, 2018’de kabul edilmiş, ancak üye ülkelerin bu düzenlemeyi ulusal mevzuatlarına Aralık 2020’ye kadar aktarması gerekirken süreç uzamıştı. Avrupa Komisyonu’nun kendi kabulüne göre tam uyum ancak 2024’te sağlanabildi.

DNA üzerinde uzlaşmaya varılması ise şimdiden zor görünüyor. Taslak üye ülkelerin radyo spektrumu üzerindeki yetkilerini daraltıyor. Bakır altyapıdan fiber ağlara geçişi 2035’e kadar zorunlu kılıyor ve içerik sağlayıcılara dolaylı 'ağ kullanım ücreti' getirilmesinin önünü açabilecek mekanizmalar içeriyor.

Radyo spektrumunda üye ülke yetkileri azalıyor

Radyo spektrumu (radyo frekans bandında iletişim yapılabilen bölge) halen kıt bir kamu kaynağı olarak ağırlıklı biçimde üye ülkeler tarafından yönetiliyor. Ulusal otoriteler; spektrum tahsisi, ihale koşulları ve lisans süreleri gibi alanlarda önemli yetkilere sahip.

DNA taslağı ise “ulusal sınırların, spektrumun en verimli kullanımını belirlemede giderek daha önemsiz hale geldiğini” savunarak AB düzeyinde daha fazla koordinasyon öngörüyor. Ayrıca “kullan ya da paylaş” yaklaşımıyla, paylaşımlı spektrum kullanımını varsayılan seçenek haline getirmeyi amaçlıyor.

Bu düzenlemeler, telekom şirketleri için daha öngörülebilir ve uzun vadeli haklar anlamına gelse de, üye ülkelerin bu yetki kaybını kolayca kabullenmesi beklenmiyor.

AB genelinde uydu lisansı dönemi

DNA, uydu hizmetleri için AB çapında tek bir lisans sistemi kurulmasını da öngörüyor. Böylece Avrupa merkezli uydu operatörlerinin üye ülkelerde ayrı ayrı izin almasına gerek kalmayacak.

Ancak bu durum, AB dışı uydu şirketleri için daha katı koşullar anlamına gelebilir. AB’nin açık biçimde Avrupa menşeli teknolojiyi tercih ettiğini vurgulaması, örneğin SpaceX gibi şirketlerin Brüksel’den onay almasını, bazı ulusal başkentlere kıyasla daha zor hale getirebilir.

Telekom sektörü için rekabet kuralları gevşiyor

Taslak metin, telekom birleşmelerini kolaylaştırmayı ve sektöre uygulanan düzenleyici yükü azaltmayı da hedefliyor.

Dijital hizmetlerin AYM (Digital Markets Act) gibi önleyici (ex ante) düzenlemelere tabi tutulmasına karşın, elektronik haberleşme sektörünün uzun vadede yalnızca genel rekabet hukuku çerçevesinde ele alınması öngörülüyor.

Komisyon, piyasadaki rekabet geliştikçe sektöre özgü önleyici kuralların azaltılması gerektiğini savunuyor.

“Adil paylaşım” geri mi dönüyor?

Avrupalı telekom şirketleri, uzun süredir yüksek trafik üreten içerik sağlayıcılardan ağ kullanım ücreti alınmasını talep ediyor. Ancak bu talep, internet trafiğinin bizzat bu içerikler sayesinde arttığı ve tüketicilerin bedeli sonunda kendilerinin ödediği gerekçesiyle defalarca reddedildi.

Komisyon, bu tepki nedeniyle “ağ ücreti” fikrini doğrudan savunmak yerine, bunu “uyuşmazlık çözüm mekanizması” olarak yeniden paketledi.

Sivil toplum kuruluşları, tüketici örgütleri ve birçok üye ülke; bu yaklaşımın “iki hızlı internet” riskini doğuracağını savunarak itiraz etti. Buna rağmen söz konusu mekanizma, DNA’nın 191–193. maddelerinde yer almaya devam ediyor.

“Gönüllü” ama bağlayıcı bir mekanizma mı?

Taslakta öngörülen süreç şöyle işliyor:

  • BEREC, ilk aşamada rehber ilkeleri hazırlıyor.
  • Bir tarafın talebiyle, ulusal düzenleyici otoritenin gözetiminde görüşme yapılıyor.
  • Dosya bir hafta içinde BEREC’e iletiliyor, BEREC iki ay içinde görüş bildiriyor.
  • Üç ay sonra taraflar yeniden bir araya geliyor.

Ancak uzlaşma sağlanamazsa, ulusal otoritenin önereceği “etkili iş birliği seçenekleri” devreye giriyor. Bu belirsiz ifade, siyasi bir karar alınmadan fiilen ağ ücreti dayatılmasının önünü açabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Bu yazı ilk olarak EU Tech Loop’ta yayımlandı ve Euronews’te bir işbirliği kapsamında yer aldı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Teknolojiye vergi: Avrupa'da dijital hizmet vergileri nasıl farklılaşıyor?

AB, teknoloji devlerine karşı: 2025'te atılan önemli adımlar

ABD'den 9 ülkeyi kapsayan dev teknoloji ittifakı: Türkiye, Pax Silica'ya girecek mi?