Son Dakika

"Kadınları kablolarla yataklara bağlayıp günlerce tecavüz ettiler", Bosnalı savaş mağduru kadınlar yaşadıkları acıyı anlatıyor

"Kadınları kablolarla yataklara bağlayıp günlerce tecavüz ettiler", Bosnalı savaş mağduru kadınlar yaşadıkları acıyı anlatıyor
Telif hakkı
© Copyright : Carlo Angerer
Metin boyutu Aa Aa

"Dişlerimi çektiler, beni dövdüler, koridorlarda sürüklediler. Gece olduğunda neler olacağını tahmin ediyordum..."

Yüz binlerce sivilin Avrupa'nın göbeğinde katledildiği Bosna Savaşı'nın en büyük mağdurlarından olan kadınlar, aradan geçen 23 yıla rağmen yaşadıkları işkence ve tecavüzleri unutamıyor.

Ülkenin kuzeyindeki Briçko şehrinde, 1992'de başlayıp üç yıl süren savaşın en kanlı ve acılı anlarının yaşandığı bir hastane bugün hala ayakta.

Hastane hiçbir şey olmamış gibi faaliyetlerine devam ediyor.

Sigarasını yakarken elleri titreyen Bosnalı kadın, "Burada her gece tecavüz ettiler. Bir ay sürdü..." diyor.

Şu an 52 yaşında olan kadın, 2011 yılına kadar yaşadıklarını kimseyle paylaşamamış.

NBC'ye konuşan Bosnalı kadın, bazı gecelerde 6-7 askerin art arda, hastane yatağında, kendisine tecavüz ettiğini ifade ediyor.

"Bütün korkunç olayları yaşadım. Dişlerimi çektiler.. Koridorlarda sürüklediler.. Gece olduğunda bana neler yapacaklarını tahmin edebiliyordum..."

Adının gizli tutulmasını isteyen tecavüz mağduru kadın, kendisine yeniden saldırıda bulunulmasından ya da yaşadıklarını anlattığı için intikam alınmasından korkuyor.

Uluslararası bağımsız kaynakların verilerine göre savaş sırasında yaklaşık 50 bin Bosnalı kadın tecavüze uğradı.

Kadınlar kablolarla yataklara bağlanıp tecavüze uğradı

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi 2001'de ilk kez sistematik tecavüz ve cinsel köleliği insanlığa karşı bir suç kapsamına aldı.

Üç Bosnalı Sırp suçlu bulundu.

Zena zrtva rata isimli Savaş Mağduru Kadınlar Derneği de Visegrad kentindeki Vilina Vlas Oteli'nin önüne bir anıt dikilmesi için mücadele ediyor.

Zira burası da işkence ve tecavüzlerin yapıldığı yerlerden biriydi.

Derneğin kurucularından Bakira Hasecic, kurbanlarla yapılan görüşmelere dayanarak elde edilen verilere göre 200 civarında kişinin işkence gördüğünü dile getiriyor.

Hasecic yaşanan trajediyi şu sözlerle ifade etti: "Kadınlar kablolarla yataklara bağlanıp tecavüze uğradılar ve işkence gördüler...“

"Çığlıkları binadaki diğer odalardan da duyulabiliyordu..”

"Bazı kadınlara ise kompleksteki yüzme havuzunda tecavüz edildi"

Ziyaretçiler hala otelin barında kahvelerini yudumluyor. Binada o acı dolu karanlık yıllardan bu yana ufak tefek tadilatın dışında pek bir şey değişmemiş.

Savaş Mağduru Kadınlar Derneği, şu andaki yatak örtülerinin bile tecavüzlerin yapıldığı günlerle aynı olduğunu kaydediyor.

Hasecic, “Mekanın neresi olduğu önemli değil. Ancak gelecek nesiller Bosnalıların tecavüze, cinsel işkenceye ve cinayete maruz kaldıkları yeri bilmeliler" diyor.

Ancak Visegrad'daki anıt için tüm girişimler yanıtsız kalmış.

Visegrad Belediyesi, e-mail ve telefonları da cevapsız bırakıyor.

"Eğer kadınlar konuşmazsa, suçlar sanki hiç yaşanmamış gibidir...”

Bosna Savaşı'nın kurbanlarına destek sağlayan Snaga Zene Derneği'nin Başkanı Dr. Branka Antić-Štauber, savaş sırasında cinsel taciz ve tecavüze uğrayan birçok kadının toplumda damgalanma korkusuyla yaşadıklarını yıllarca kimseye anlatamadığını dile getiriyor.

Bu acıları yaşayan kadınları konuşmaya çağıran Doktor Antić-Štauber, "Eğer kadınlar konuşmazsa bu suçlar sanki hiç yaşanmamış gibidir. Eğer konuşulmuyorsa ortada suç ve suçlu da yokmuş gibidir" diyor.

Derneğin sağladığı toplu terapi seanslarında tecavüz kurbanları yavaş yavaş açılıyor.

Brčko'daki hastanede tecavüze uğrayan bir kadın da 2011'de intihar etmeye çalıştıktan sonra derneğin terapilerine katıldı.

“Daha fazla dayanamadım ve konuşmak zorunda hissettim” diyen kurban, teselliyi kentin dış mahallesinde bulunan evinin bahçesindeki sebzelerle ilgilenmede bulduğunu sözlerine ekliyor.

Bununla birlikte, hiçbir şey olmamış gibi normal yaşama dönmenin şimdilik çok zor olduğunu söylüyor.

Antić-Štauber, savaş sırasında tecavüze uğrayan kadınların çoğunun ruh halinin bu şekilde olduğunu dile getiriyor ve ekliyor:

“Çoğu çalışamaz. Birçoğunun uyku ve yeme zorlukları var. Neredeyse felç olmuşlar..”

Derneğin hedefiyse sadece kurbanlara yardım değil, aynı zamanda konunun toplumda daha yaygın bir şekilde konuşulmasını sağlamak.

Bu arada Doktor Antić-Štauber, "Gençlerin ne olduğunu bilmesi gerektiğini" düşünüyor.

Bosna Savaşı

Avrupa'nın tam ortasında 1992 yılında başlayan ve 14 Aralık 1995'e kadar devam eden Bosna Hersek'teki savaşın en büyük mağduru kuşkusuz kadınlar ve korumasız çocuklar oldu.

Yaklaşık 310 bin sivilin katledildiği, milyonlarca insanın mülteci konumuna düştüğü, on binlerce kadının tecavüze uğradığı, sivillerin toplama kamplarında açlığa terk edildiği ve topluca öldürüldüğü bir savaş olarak kayıtlara geçti.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.