Son Dakika

Son Dakika

Borsa İstanbul blok zinciri uygulamasına geçti: Peki nedir bu ve ne işe yarar?

Okunan haber:

Borsa İstanbul blok zinciri uygulamasına geçti: Peki nedir bu ve ne işe yarar?

Borsa İstanbul blok zinciri uygulamasına geçti: Peki nedir bu ve ne işe yarar?
Metin boyutu Aa Aa

Borsa İstanbul blockchain (blok zinciri) projesini hayata geçirdiğini duyurdu ve bu adımla, Türkiye’de finans kurumları arasındaki iş akışlarında blok zinciri kullanılan ilk kurum oldu. Gözler bir kez daha blok zinciri sistemine ve faydalarına çevrildi.

Hayatımıza kripto sanal paralar ile giren ve finans işlemlerinden gıda ürünlerine sayısız alanda kullanım potansiyeli olan bu blok zinciri nedir ve ne işe yarar?

Aslında blok zinciri kavramı on yıldır mevcut ancak popülerliği ve kullanımı kripto paralar ile oldu.

Zürih'te blok zinciri teknolojisi üzerinde uzmanlaşmış olan Avukat Fabio Moura Euronews'e bu sistemin faydalarını ve farklarını anlattı:

Blok zinciri teknolojisi nedir? En önemli faydaları nelerdir?

Bu konudaki büyük resmi görebilmek için iki adım geri atalım. İnternet artık toplum hayatımızın omurgasında kilit rol oynuyor. Neredeyse tüm telekomünikasyon işlemleri internet üzerinden yapılıyor ve bu olurken tüm veriler yine sanal olarak kaydediliyor, paylaşılıyor ve geliştiriliyor.

Aynı şekilde tüm küresel finans sistemi de internet üzerinden işlemlerini gerçekleştiriyor. Pazarlama, tüketim, eğlence, politik kampanyalar ve sosyal ağlar... tüm bu beşeri aktiviteler artarak sanal ortamda merkezi bir kontrol olmadan meydana geliyor. Bunun olabilmesi için onca bilgisayar, telefon ve cihaz büyük serverlara (hizmet sağlayıcı veri depoları) bağlı ve bu serverlar da birbirlerine bağlı. Hep birlikte adeta bir süper bilgsayar işlevini görüyorlar.

İşte blok zinciri de bu noktada devreye giriyor ve verilerin değişik bir şekilde oluşturulmasını, kaydedilmesini ve yayılmasını sağlıyor. Değişiklik olarak ifade ettiğimiz şeyde temelde merkezi bir anlayıştan dağıtılmış ve merkezi olmayan bir şekle geçmesi.

Geleneksel modelde tüm bilgisayarlar bir servera bilgi aktarıyor ve bu bilgi o serverda kayıtlı oluyor. Blok zincirinde ise yeni kriptografik sıkıştırma teknolojileri sayesinde o blok zincirinde yer alan tüm bilgisayar ve serverlarda tüm veriler aynı anda bulunuyor ve güncelleniyor. Kısaca ağa bağlı olan tüm cihazların kendileri bir server haline geliyor. Blok zinciri 'Paylaştırılmış muhasebe defteri teknolojisi' (Distributed Ledger Technology) denmesinin nedeni de bu.

Neden blok ve neden zincir?

Bu benzetmeler ne olduğunu ve nasıl işlediğini daha kolay anlayabilmek için kullanılmış. Tüm işlemler bir blok gibi ardı ardına birbirine bağlı. Bir kez işlem kayda alınıp zincire bağlandığında bir daha yerini ve içeriğini değiştirmek mümkün olmuyor.

Merkezi bir otorite tarafından kontrol edilmeyen bu network ağlarında düzen nasıl sağlanıyor? Üzerinde oynama olmayacağına nasıl güvenebiliriz?

Blok zincirindeki her cihaz tüm işlemlerin kaydedildiği dosyanın sahibidir ve basit protokolleri izler. Örneğin dosyaya yeni işlemler eklendikten belirli bir süre sonra (dakikalar veya saniyeler içinde) dosya şifrelenir ve sıkıştırılır. Belli sayıda işlem bu şekilde gerçekleştikten sonra onlar da topluca şifrelenip blok haline sıkıştırılır ve bu şekilde işlem yeni bloklar eklenerek devam eder.

Mühürlenmiş olan işlemler hala şeffaftır ve görüntülenebilir. Dolayısı ile herkes işlem tarihçesine bakıp neyin ne olduğundan emin olabilir. Adeta taşa kazımak gibidir. Bu veriler bir kez dosyaya işlenip zincire eklendiğinde asla silinemez ve değiştirilemez. Bu teknik olarak mümkün değil. Bir işlemi veya veriyi silmenin de tek yolu tüm dosyayı ve tüm işlem geçmişini olduğu gibi silmektir ki bu da yine sadece tek bir cihazda yapılabilir. Ağa bağlı diğer tüm cihazlar dosyayı yeniden oluşturup blok zincirinin içeriğini ve yapısını hiçbir şey olmamış gibi görmeye devam edebilirler.

Peki neden bu kadar devrimsel bir şey?

Bu soruyu cevaplamak için şimdi yine bir adım geri atalım. Günümüz toplum yapısını ve dünyayı düşünün. Merkezi değilmiş gibi duran ağların hepsi sonuçta bir ana ağa bağlanıyor ve bu ana ağlar da daha büyük ana ağlara gidiyor. Bu noktalar internetin boğum noktaları adeta. Bu boğum noktalarını kim kontrol ediyorsa interneti de o kontrol ediyor. Günümüzde interneti kontrol eden de bir noktaya kadar ama artan derecede dünyayı kontrol ediyor.

Bu boğumlar sayesinde dilerseniz dünyanın belli bir bölgesinde veya ülkesinde sansür uygulayabiliyorsunuz. Bunun örneklerini facebook, whatsapp veya telegram gibi uygulamalarda görüyoruz. Yine aynı şekilde boğumları kontrol edenler finansal/ekonomik ambargolar uygulayabiliyor. Örneğin İran geçtiğimiz yıla kadar bu anlamda küresel finans siteminde çevrim dışıydı. İran'da bir ATM makinesinden gidip para çekemezdiniz ya da kredi kartıyla bir ödeme yapamaz yurt dışından herhangi bir elektronik fon transferi sağlayamazdınız. Tek çözüm fiziksel olarak parayı üzerinizde taşımak ve ödemeleri bu şekilde yapmaktı.

Doğru boğumları kontrol etmek size birçok avantaj sağlar. Buna bilginin toplu dağıtımı ve yanlış bilginin yayılması yani dezenformasyon da dahil. DOlayısı ile manüpilasyon gücü verir. Bugün dünyada gerçek paradan çok daha büyük miktarda sanal para vardır. Dünyadaki paranın yüzde 92'si dijitaldir. Yani devletlerce basılmış kağıt para değildir. Özel bankalarca sanal olarak oluşturulmuş rakamlardır ve sadece internet üzerinde görünür. Bununla birlikte ister bir demokraside ister diktatörlükte yaşayın siyasi amaçlar ve gündemler sosyal ağlar da oluşturulmaktadır.

Komplo teorilerinden bağımsız olarak şu bir gerçektir ki dünyanın yönetimi daima bir avuç güçlü ve ayrıcalıklı azınlığın elinde. İnternet de bu gerçeği aslında sanal olarak kopyalayan bir yapıya sahip. İşte blok zinciri bunu tamamen değiştirmeye hazırlanıyor.

Bir blok zinciri hiçbir otorite tarafından kontrol edilemez ve engellenemez. Sistemsel ağ bir kez olgunlaştığı ve insanlar ona güvenip kullanmaya başladığı zaman herhangi bir müdahalenin olması imkansız hale gelir. Bir blok zinciri yeterli kapasiteye ulaştığında bir daha durdurulamaz.

Örneğin Bitcoin adlı sanal paranın işlendiği blok zincirinin işlemci gücü dünyadaki en güçlü 500 süper bilgisayarın toplam işlemgücünün 256 katı. Bu veri 2013 yılına ait. Bugün aynı blok zincirinin işlemci gücü Google'In kullandığı işlemci kapasitesinin 800 katına erişti.

Blok zinciri ile birlikte nasıl değişimler olabilir hayatımızda?

Potansiyellerini anlamak ve neden devletlerin tepkisini çektiğini görmek için basit bir örneğe bakalım. Diyelim ki kripto para birimleri kabul gördü ve ben de dükkanımda sattığım ürünlerde bunu kullanmayı tercih ediyorum. Ancak ülkemde bu yasaklandı. Ben bu yasağa rağmen yine de bu parayla iş yapmaya devam edebilirim çünkü içinde bulunduğum blok zinciri ağına kimse müdahale edemez. Ben de bu kazandığım sanal parayı asla devletlerin para birimlerine dönüştürmezsem bende böyle bir paranın olduğunu da bilemezler. Bu parayı mahallemdeki tüm dükkanlar, esnaf daha sonra şehrimde ve ülkemdeki tüm işletmeler kullanmaya başlarsa da bu parayı asla başka bir birime döndürmek zorunda kalmam.

Kimde ne kadar para olduğunu, ne kadar kazancı olduğunu hangi finansal ve ticari işlemleri yaptığını bilmeyen bir devlet vergi toplayamaz. Vergi geliri olmayan bir devlete ne olur? Bankacılık işlemlerinde işlem ücreti alamayan bankalara ne olur? Bunlar kulağa bilim kurgu gibi gelebilir ancak gelin bazı kanunları tekrarlayalım:

- Blok zincirleri değştirilemez, yok edilemez ve durdurulamaz.

- Bir kez kurulduklarında kimse tarafından kontrol edilemez.

Bugün kripto paralar tüm küresel para hacminin sadece yüzde 1'ine denk geliyor. Ne var ki bu yüzde 2009'dan bu yana her yıl düzenli olarak artıyor. Eskiden 1 cent kadar bile değerleri yoktu. Bugün ise 1 bitcoin 6 bin 200 dolar değerinde. İnsanlık tarihinde bu kadar hızlı ve bu kadar çok değerlenen başka bir şey hiç olmadı.

Başka ne gibi uygulamaları olabilir, blook zincirine örnekler verebilir misiniz?

Yakın gelecekte pek çok alanda bu teknoloji vazgeçilmez hale gelecek. İlk olarak kripto paralar, sertifikasyonlar, ürünlerin takibi, oy kullanma, proje yönetimi, finansal hizmetler, arz zinciri yönetimi, müşteri ilişkileri ve anlaşmazlıkların çözülmesi gibi daha pek çok alanda bu teknoloji kullanılacak.

Bundan daha ötesi varlıkların ve hakların birimleştirilmesinde kullanılacak. Her neyi isterseniz onu temsil eden sanal birimler oluşturulacak. Örneğin bir arazinin tek bir parseli veya şirketin hissesi, yaptığınız sözleşmelerdeki haklarınız...vs. Bu sanal birimler aynı ürün veya para gibi el değiştirebilecek, alınıp satılabilecek. Kolaylıkla stoklanabilecek. Kullandığı blok zincirinin protokolüne göre izi sürülemeyebilecek veya tamamen yetkilileri bilgilendirecek şekilde dizayn edilebilecek.

Size birkaç spesifik örnek vereyim:

Mesela 'Arcade City' adlı bir blok zinciri uygulaması ile Uber'in yaptığı iş yapılıyor. Aradaki fark herhangi bir hizmet komisyonu alacak bir şirket olmaması. Yani hem sürücü daha fazla kazanıyor hem de yolcu daha az ödüyor.

Bir başka örnek ise 'Ehab'. Bu blok zinciri ile dünyada aynı blok zincirini kullanan insanlara evinizin birimsel satışını yaparak inşasını gerçekleştiriyorsunuz. Birimlerinizi satın alan yatırımcılara çok daha uygun faizlerle paralarını belli zaman içerisinde geri ödüyorsunuz. Yatırımcılar da küçük çaplı bu yatırımlarına bankanın finansal ürünlerinden çok daha fazla kazanç elde ediyor.

Bir diğer ilginç örnek ise 'Inflr'. Bu blok zinciri uygulamasında sosyal medya ağlarındaki takipçileriniz yapay zeka ve büyük data analizi ile değerlendirilip kategorize ediliyor. Bu şekilde size belli bir konuda veya başlıkta bir yorum yazmanız veya paylaşımda bulunmanız için teklif geliyor ve karşılığında sanal paranız hesabınıza geçiyor. Arada organize eden komisyon alan hiç kimse yok.

Devletler, şirketler bu teknolojiye farklı yaklaşımlar sergiliyor. Sizce bunu ne dereceye kadar kabul edip kullanırlar?

Bazı devletler, kurumlar ve şirketler hali hazırda bu teknolojiden faydalanmaya başladı ancak çoğunluk hala gelişmelere temkinli yaklaşıyor. Genel bakış nötrden pozitife doğru diyebilirim. Konu kripto paralar noktasında ayrışmaya sebebiyet veriyor elbette.

Geleceğin ne getireceğini kimse bilemez ama devlet ve şirket benzeri yapıların belli savunma mekanizmaları geliştirmeleri ve temkinli hareket etmeleri doğalarında olan birşey. Bunu en net Çin'de görüyoruz. Kontrol edilemeyen şeylerin sert biçimde yasaklanması ve kontrol edilmeye çalışılması beklenen bir tepki.

Tersi örnekler de var; İsviçre, Estonya ve Malta blok zinciri ile daha fazla yatırım ve proje çekebileceklerinin farkına vardılar ve bunu kullanmaya başladılar.

Krpto para madencilerinin bu iş için adeta bilgisayar çiftlikleri oluşturup kripto para kazanmak adına yüksek miktarda elektrik ve ısı ürettiğini biliyoruz. Tek bir bitcoin kazanmak için algoritmaları çözmek için neden bu kadar yüksek işlemci gücüne ihtiyaç duyuluyor?

Kripto para protokol inşa edilirken 'zahmetin kanıtı' formülü konulmuş. Bir işlemi çözecek olan veri bir başka işlemin üzerindeki veriye bağlı dolayısyla önce çok sayıda işlemin çözülmesi lazım. Bu işlemler rastgele sayılar denenerek çözülüyor. Olasılık hesabı çok yüksek olduğu için bundan başka bir yol yok. Bu da cihazdaki çipin ısınması demek.

İşte gerçek maliyet ısınan bu çipi soğutmak için kullanılan küçük pervanelere giden elektrikten kaynaklanıyor. Tek bir yeni bloğun zincire eklenmesi için yapılması gereken işlem zamanı bazen 10 dakikayı buluyor. Birçok kripto para madencisi bu maliyeti düşürmek için bahsettiğiniz çiftlikleri İzlanda, Finlandiya ve Rusya'da Sibirya gibi soğuk yerlere taşıdı.

Peki nasıl oluyor da müdahale edilemez dediğiniz blok zinciri teknolojisini kullanan kripto paralarda bu kadar çok sahtekarlık ve hırsızlık haberleri okuyoruz?

Dünyadaki kripto para takaslarının büyük çoğunluğu blok zincirleri içerisinde yapılmıyor da ondan. İnsanlar Euro ve Dolar alır gibi komisyonla iş yapan fiziki veya sanal bir ticarethaneye gidip burada kripto para fonu satın alıyorlar. Dolayısıyla da diğer başka herşey gibi aldıkları bu fonlar noktasında da hackerların açık hedefi oluyorlar.

Blok zinciri içerisinde işlem yapan insanlar bile kripto paralarını fiziki bir cüzdan olarak gördükleri güvenli USB disklerinde veya internete bağlı olmayan harddisklerde tutarlar ve sadece işlem yapacakları zaman bağlantı kurarlar. Bu şekilde tüm riskleri en aza indirirler.

Kripto para aslında bu bahsi geçen dijital cüzdanlarda da değildir. Bu cüdanlardaki bilgi sadece blok zinciri ağı içindeki varlığa ve işlemlere ulaşmak için gerekli veriyi taşır. Bir kez blok zinciri içerisine girildiğinde artık işlemleriniz hiçbir risk içermez ve kimse sizi soyamaz.

Blok zinciri kötü niyetli kişilerin işine yaraması sebebiyle eleştiriliyor. Uyuşturucu ve silah ticaretinin yanı sıra kara para transferine yardımcı olduğu biliniyor. Bu durumları ortadan kaldırmanın bir yolu var mı?

Bu tip aktiviteler hep vardı ve hep varolacaklar. Muhafazakar görüşlü insanlar sanki internet veya bitcoin olmasa bunlar hiç olmayacaktı der gibi olaya yaklaşıyorlar.

Elimizde bu suçların blok zinciri ile arttığına dair hiçbir veri olmasa da blok zincirinin suçluları takip etmekte daha zor bir alan yarattığı da bir gerçek.

Sıradan vatandaş bu teknoloji ile bugün ne yapabilir? Küçük yatırımlar mı yapmalı? Bunları yaparken dolandırılmamak için ne yapmalı?

Kısaca iki şeyi aklında tutmalı:

- Blok zinciri son derece karlı bir görünüm sergilese de çok yüksek yatırım riskleri taşıyor.

- Bu yeni teknolojinin sağladığı uygulamaları kullanarak daha ucuz ve güvenli hizmetlerden yararlanabilir.

- Dolandırılma noktasında ise şunu söyleyebilirim: Kişi gerçek parasını bir bankaya yatırırken nasıl ki o bankanın internet sitesine girip inceliyorsa, geçmişini güvenilirliğini araştırıyor ve öyle adım atıyorsa bunun için de aynı şekilde dikkatli olması ve tedbirli davranması gerekiyor. Mutlaka bilen kişilere sorsunlar, danışmanlık alsınlar.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Beyaz Saray yetkilisi: Süre dolana kadar Trump'ı idare edip politikalarına set çekiyoruz

İdlib'deki son gelişmelere ve Tahran Zirvesi'ne ilişkin uzmanlar ne diyor?