Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.
Son Dakika

Eylemlerde ‘dördüncü perde’: Sarı Yelekliler’in yağmacı imajından kurtulma çabası - Görüş

Euronews logo
Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, Euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

Yazar: Dr. Frederic Coste, Paris Sciences Po Üniversitesi (IEP) Öğretim Üyesi

Haftalardır devam eden Sarı Yelekliler eylemlerinin ‘dördüncü perdesi’nde bu cumartesi protestocular, dışarıya farklı bir Fransa imajı verme çabasındaydı.

Champs-Elysees’de kışkırtmalara rağmen genellikle soğuk kanlılığını koruyan göstericiler, banliyölerle özdeşleştirilen yağma kültürünün çok da yaygın olmadığını ispat etmeye çalıştı.

Cumartesi günü Paris’te çok büyük güvenlik önlemleri alındı. Zafer Takı’ndan Paris’in merkezine kadar kilometrelerce uzunluktaki yollara hiçbir arabanın girmesine izin verilmedi. Elysee Sarayı başta olmak üzere tüm resmi kurum binaları koruma altına alındı ve Sarı Yelekliler Champs-Champs-Elysees Bulvarı’na girmeden önce üst baş aramasından geçti.

Göstericiler hem çok gergin ama bir o kadar da iyi niyetliydi. Resmi rakamlara göre Paris’in tamamında katılım 10 bin kişi civarındaydı (Halbuki büyük etkinliklerde sadece Champs-Elysees'deki kalabalık 1 milyona ulaşır). Fakat gerçekte, öğlen saatlerinde bulvarın yarısı zaten doluydu.

Günün ilk olayları: Champs-Elysees caddesi, Zafer Takı yakınları

Heterojen bir hareket

Bu hareketin özelliği son derece sıra dışı yapısından kaynaklanıyor: Radikal solcu ve radikal sağcı militanlar, ‘Frexit’ taraftarları [Fransa'nın AB'den çıkmasını isteyenler] ve ülkenin her köşesinden gelmiş farklı görüşte insanlar omuz omuza veriyor. Hareket içerisindeki siyasi amaçların çokluğu da bunun daha tarafsız hale gelmesini sağlıyor.

Bazı eylemciler ‘SS’ askerlerine benzettikleri polise kaldırım taşı fırlatsa da, diğerleri “Polis bizimledir.” görüşüne sahip. Hareket içinde artık “polisleri dağıtma” isteğinin de kalmadığını görebiliyoruz.

Diğer yandan arada bir güvenlik güçleri tarafından atılan biber gazları ve kalabalığın kenarında sessizce yapılan gözaltılar da var.

Bu kalabalığın önemli bir diğer farkı da koro halinde milli marş “Marseillaise”i söylemesi. Daha önce benzer hareketlerde daha çok devrimci şarkılar ve sloganlar söylenirdi.

Bir mağazayı yağmalayan gençleri yuhalayan kalabalık

Yağmacılar ‘banliyö gençleri’

Paris’te en çok yıkılan ve yağmalanan mağazalar (Eyfel Kulesi’nin yakınlarındaki) Alma-Marceau gibi başka mahallelerdeydi. Bu olaylara ön ayak olanlar Sarı Yelekliler değil, çoğunluğu Afrikalı ve Arap kökenli olan ‘banliyö gençleri’ydi. Bazı Sarı Yelekliler onları yuhalarken, bazıları araya girerek mağazaların boşaltılmasına engel olmaya çalıştı.

Paris Adliyesi'nde hakim karşısına çıkarılmak için gençlerin bindirildiği polis araçları

Akşam saatlerinde ise birçok kişiye yapılan polis müdahalesi dikkatleri çekti. Sadece başkentte yaklaşık 1100 kişi gözaltına alındı. Yakalanan insanları Paris Adliyesi’ne getiren otobüs, minibüs ve arabalar, adliye civarında trafiğin sıkışmasına bile neden oldu. Polis tarafından yakalanan bazı kişilerse basit bir ‘hukuki hatırlatma’ ile serbest bırakıldı. Bu sayede gün içerisinde çatışmaların çıkması engellendi.

Her ne kadar polis hareketi iyi bir şekilde kontrol altında tutmuş olsa da, hala canlılığını koruyan başkaldırının ne zaman sona ereceğini kestirmek zor.

Cumartesi günü yapılan eylemlerdeki önemli noktalardan biri göstericilerin yağmacılardan ayrılma çabasıydı.

Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, Euronews'ün editoryal görüşünü yansıtmaz.