Son Dakika

Son Dakika

Kırmızı et tüketiminin küresel ısınmayla nasıl bir ilişkisi var?

Kırmızı et tüketiminin küresel ısınmayla nasıl bir ilişkisi var?
Metin boyutu Aa Aa

Haftada sadece bir gün et ve balık yememeye ne dersiniz? Fransa'da, aralarında bilim insanı, sanatçı, sporcu ve çevre aktivistlerinin de bulunduğu 500'den fazla kişi "Yeşil Pazartesi" (Lundi Vert) adlı inisiyatifi hayata geçirdi.

Amaç, her pazartesi halkı vejetaryen beslenmeye teşvik ederek et tüketiminin çevreye verdiği zarara dikkat çekmek.

Et tüketimi çevreye nasıl zarar veriyor?

Araştırmalar, dünyadaki sera gazı emisyonlarının en az yüzde 15'inin kaynağının hayvan yetiştiriciliği olduğunu gösteriyor. Bu oran, hava ve kara trafiğinin yol açtığı sera gazı emisyonundan daha yüksek. Hayvanların sindirimi atmosfere metan gazı salımına neden olurken, gübre üretimi CO2 yayıyor. Hayvancılıkta fosil yakıtların kullanılması yine çevre için önemli bir sorun. Diğer yandan hayvan yemi üretimi (özellikle soya), ormanların yok olmasına yol açarak gezegenin sera gazı elimine etme kapasitesini düşürüyor.

Hayvanların üretim, ulaşım ve dağıtım aşamalarında çevreye verilen zararla birlikte hayvansal atıklar da doğayı ve suları kirleten başlıca faktörlerden.

Et üretimi aynı zamanda su tüketimiyle de yakından ilişkili: 500 gram inek eti üretmek için yaklaşık 7 bin litre su tüketmek gerekiyor. Bu rakam buğday ve pirinç için kullanılanın 10 katı.

Peki günde sadece bir gün et tüketiminden vazgeçmek, sera gazı emisyonunun düşürülmesinde ne kadar etkili?

Bazı araştırmalar, gelişmiş bir ülkede yaşayan bir kişinin tamamen vejetaryen beslenmesinin, bireysel olarak yol açtığı sera gazı salımını yaklaşık yüzde 10 oranında düşürdüğünü ortaya koyuyor (Bu oranın yüzde 50'ye kadar çıktığını savunan tartışmalı araştırmalar da mevcut).

Cambridge Üniversitesi'nden uzmanlara göre sera gazı emisyonunda toplamda yüzde 10'luk bir düşüş İngiltere'de yaklaşık 8 milyon otomobilin trafikten çekilmesiyle aynı etkiyi ifade ediyor.

Ancak uzmanlar, günde sadece bir gün uygulanan vejetaryen beslenmenin etkisi son derece sınırlı olacağının altını çiziyor.

Balık tüketimi dikkate alındığında ise, bugün tüketiciye sunulan balıkların büyük bir kısmı aşırı avlanmanın ürünü ve bu süreç birçok balık neslini tehlikeye atıyor.

Kırmızı etin sağlığa etkisi

Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi (OMS-CIRC) 2015'te yayınladığı raporda kırmızı eti ve işlenmiş eti (sucuk, sosis, salam...) "muhtemelen kanserojen ve kanserojen" kategorisinde sınıflandırmıştı.

Aynı yıl, ABD'de yapılan başka bir kanser araştırması pişmiş et ile böbrek kanseri arasında bağlantı olduğunu ortaya çıkarmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü, et tüketiminin haftada 500 gramla (günde 72 gram) sınırlandırılmasını tavsiye ediyor. DSÖ'ye göre, yağlı balıklar ise haftada iki günden fazla tüketilmemeli.

Tarım alanlarının çoğu hayvancılık için kullanılıyor

Diğer yandan, et tüketiminin düşürülmesi dünyadaki kıtlıkla mücadele çalışmalarına da katkı sağlıyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) verilerine göre tüm dünyadaki tarım alanlarının yüzde 83'ü hayancılık (mera ve hayvan yemi-tahıl üretimi) için kullanılıyor. Oysa et tüketimi insanların ihtiyaç duyduğu kalorinin sadece yüzde 18'ini karşılıyor.

Üretilen mısırın yüzde 80'i, yulafın ise yüzde 95'i hayvan yemi olarak kullanılıyor. Dünyada üretilen her 5 ton tahıldan iki tonu hayvan (tavuk ve balık dahil) yemi oluyor. Tüm dünyadaki çiftlik hayvanları yaklaşık 8.7 milyar insanın ihtiyaç duyduğu kaloriye denk yem tüketiyor.

FAO'ya göre, eğer bugün hayvancılık için kullanılan tarım alanlarında yetiştirilen ürünler doğrudan insanların beslenmesi için kullanılsaydı 4 milyar insanın daha gıda ihtiyacı karşılanırdı.