Son Dakika

İşsizlik ülkenin en önemli sorunu olmaya devam ediyor

Yorum sayfamızda yayınlanan makaleler, euronews'in editoryal görüşünü yansıtmaz.
Metin boyutu Aa Aa

15 Ekim tarihinde Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) tarafından açıklanan Temmuz 2019 işsizlik verileri, Türkiye’de işsizliğin artmaya devam ettiğini ve ülkenin en temel sorunun işsizlik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Açıklanan verilere göre Türkiye’de işsiz sayısı temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre 1 milyon 65 bin kişi artarak 4 milyon 596 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı da %13,9 oldu.

2019 yılı başından beri uygulanan istihdamı teşvik programlarına ve bu programlar kapsamında sağlanan mali desteklere rağmen işsizlik oranının artıyor olması, sorunun kısa sürede çözümünün zor olduğunu da ortaya koyuyor.

Verilerin detayına baktığımızda işsizliğin genele yayılmış bir sorun olduğunu görmekle birlikte özellikle genç nüfus açısından bunun daha fazla artan bir problem olduğu görülüyor. TÜİK’e göre genç işsizlerin oranı Temmuz ayında %27,1’e ulaştı. Bu orana bir de “ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı” diğer bir ifade ile “boşta gezen” gençlerin oranını da eklediğimizde(%29,4), gençler arasında işsizlik oranının %56,5’e ulaştığı görülüyor. Bu da bize gösteriyor ki ülkede gençlerin yarısından fazlası ne çalışıyor ne de eğitime devam ediyor; umutsuzca boşta geziyor.

İşsizlik sayısına geniş tanımlı olarak baktığımızda durumun vahametinin daha büyük olduğu görülüyor. 4,6 milyon resmi işsiz sayısına bir de 2 milyon 354 bin “iş aramayıp, çalışmaya hazır olanları” da eklediğimizde Türkiye’deki işsiz sayısının yaklaşık 7 milyon olduğu ortaya çıkıyor.

Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise işsizlik oranı %14,3 ile tarihi seviyelerine ulaşmıştır.

İşsizliğin artmaya devam edeceğinin bir göstergesi de yine bu hafta açıklanan sanayi üretim endeksi verisidir. Sanayi üretim endeksi Ağustos ayında %3,6 oranında azalarak yeniden yönünü aşağıya doğru çevirmiştir. Sanayi üretimindeki 100 baz puanlık bir değişim(%1) yaklaşık 150 bin kişilik istihdam kaybına denk gelmektedir ki bu da Ağustos ayı işsizlik verileri yayınlandığında Temmuz ayında görülenden daha fazla bir işsiz sayısı ile karşı karşıya kalacağımızı göstermektedir.

Belirsizliğin arttığı bir dönemde ekonomik karar almak da güçleşeceği için önümüzdeki dönemde istihdamın artmasına imkân verecek üretim artışının olması ve bunu destekleyecek yatırımların yapılması da zor görünüyor. Zaten mevcut veriler de gelecek dönem üretim artışının olmasına destek verecek en önemli göstergelerden birisi olan sermaye malı üretiminin uzun süreden beri ciddi şekilde azaldığını gösteriyor. Ağustos ayında da gerilemeyi devam ederek %5 oranında düştü. Bu ve benzer göstergeler ülkenin gelecek dönemlerdeki üretim ve buna bağlı olarak istihdam yaratma kapasitesinin gittikçe düştüğünü göstermektedir. Bir de bunun üzerine uluslararası ilişkilerde yaşanan gelişmeleri koyduğumuz zaman, ekonomik olarak işlerin bozulmaya devam ettiğini söylemek mümkündür.

Artan belirsizlikler istihdamı olumsuz etkileyecek

Türkiye’nin “Barış Pınarı” adını verdiği harekâtla Suriye’nin kuzeydoğusunda giriştiği operasyon ve bu nedenle uluslararası arenada karşı karşıya kaldığı durumla birlikte ekonomik belirsizliklerin de arttığı bir döneme girdiğimiz görülüyor. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamalar Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı belirsizlik durumunun ve buna bağlı olarak ekonomik risklerin arttığını gösteriyor. Başkan Trump’ın Türkiye’den ithal edilen demir-çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisi oranını yeniden %50’ye çıkaracağını ve iki ülke arasında ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma planlarından vazgeçtiğini açıklamasının ekonomiye etkisinin olumsuz olacağı tahmin ediliyor.

Gerçi 100 milyar dolarlık ticaret hacmi bir hedefti, mevcut durumda var olan bir hacim değildi. Dolayısıyla bundan vazgeçilmesi sadece beklentilerin bozulmasına yol açacak ancak kısa vadede bir etkisi olmayacaktır. Ayrıca yeni ve somut başka yaptırımların gündeme gelmesi durumunda bunların da ekonomik sorunları artırması olasıdır.

Bir süredir Volkswagen’in Manisa’da yapacağı söylenen ve 4 bin kişiye istihdam sağlaması beklenen yatırımın “ertelenmiş” olması da içinde bulunduğunuz belirsizlik ortamının yarattığı olumsuz sonuçların bir göstergesidir.

Sonuç olarak, Türkiye ekonomisi açıklanan bütün programlara ve yapılan faiz indirimlerine rağmen bir toparlanma sürecine girmemiştir. 2019yılında küçülmesi devam eden Türkiye ekonomisinin takip eden yıllarda hedeflenen %5’lik büyüme hedeflerini tutturması da zor görünüyor. Bu nedenle işsizlik ülkenin en temel sorunu olmaya devam edecektir.

Prof.Dr. Yalçın Karatepe, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.