Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Rapor: Pandemi sürecinde kadınlar daha da yoksullaşıyor

Kadın istihdamı
Kadın istihdamı   -   ©  Anadolu
Metin boyutu Aa Aa

Aylardır süren Covid-19 salgınının kadınların çalışma ve hane yaşamı üzerine etkileri konusunda ilk kapsamlı rapor yayımlandı.

Doç. Dr. Ayşe Aylin Bayar, Prof.Dr. Öner Günçavdı ve Prof.Dr. Haluk Levent'in İstanPol Enstitüsü adına hazırladığı rapor, yurttaşlık geliri üzerinden kadın yoksulluğuna karşı öncelikli bir inisiyatif önerisini tartışmaya açıyor.

Yoksulluk sınırının altında 10,5 milyon kişi yer alırken, bu nüfusun yarıdan fazlasını ise kadınlar oluşturuyor.

Bu açıdan, toplumun en kırılgan kesimlerinden biri olan kadınların salgın sürecinde mağduriyetleri birkaç kat daha artarken, toplam kadın nüfusun içinde kırılganlığı en yüksek grup ise hanedeki bir diğer ferdin, genellikle de eşlerinin gelirine bağımlı yoksul ev kadınları olarak gösteriliyor.

Rapora göre, yoksul kadınların yüzde 84,6’sı hiçbir şekilde çalışmazken, sadece yüzde 15,4’ü çalışma hayatı içinde.

Öte yandan, bu grup içerisindeki kadınların bağımlı oldukları geliri elde eden fertlerin yarıdan fazlası, salgının ortaya çıkardığı istihdam kısıtlamalarından etkilenebilir.

Risk altındaki grup genişleyebilir

Dolayısıyla, Türkiye’de ortalama hane büyüklüğünün 3,4 olduğu düşünüldüğünde, risk altındaki grup da dolaylı olarak daha fazla genişleyebilir.

Rapora göre, Türkiye çapında sayıları 381 bin 904 olduğu tahmin edilen yoksul ev kadınları, salgın sonucunda “gelir kaybı riskine” maruz kalıyor. Buna çözüm olarak ise, hükümetin enflasyonu da dikkate alacak şekilde “doğrudan gelir transferi” (vatandaşlık geliri) ile yaşanan mağduriyeti gidermesi öneriliyor. Mevcut koşullarda iki ay boyunca yapılması önerilen bu desteğin hükümet bütçesine maliyetinin ise toplamda aylık yaklaşık 3,8 milyar TL olacağı tahmin ediliyor.

Raporda, “Bu rakam Türkiye ekonomisi gibi 850 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomi için çok yüksek bir maliyet sayılmaz. Türkiye’nin şu ana kadar salgının olumsuz etkilerini gidermeye yönelik belirlemiş olduğu politikaların finansmanına harcadığı kaynak GSYH’sinin sadece yüzde 2’si seviyesinde kalmıştır” deniyor.

Kısa çalışma ödeneği

Salgından olumsuz etkilenen sektörlerden gelir elde eden bireylerin gelirlerinin bir kısmı, hükümetin sağladığı kısa çalışma ödeneği kapsamında güvence altına alındı ve istihdam kaybı üç ay boyunca bir nebze sınırlandı.

Ancak kayıt-dışı istihdam biçimleri bu uygulama kapsamında olmadığı için mevsimlik tarım işçilerinden tiyatro emekçilerine, seslendirme sanatçılarından gündelik temizlik işçilerine, Ramazan davulcularına dek birçok kesim bu süreci neredeyse sıfır gelirle kapatmak durumunda kaldılar. Zira, rapor verilerine göre, kayıt dışılık en çok kendi hesabına çalışanlar ile ücretsiz aile işçiliği yapanlar arasında yaygın.

Çalışmayı hazırlayan ekonomistler, salgın sürecinin ekonomik etkilerini birebir yaşayan kadınlara yönelik olarak vatandaş olmalarından ileri gelen sabit bir gelir desteği olarak “Temel Gelir” uygulamasının, “hem yoksulluğun kuşaklar arası sürekliliğini kırmak hem de yoksulluk riskinin yaygınlaşmasını ve artmasını engellemek için gerekli” olduğunu vurguluyor ve bu vesileyle Türkiye’deki sosyal güvenlik sisteminin yeniden tanımlanması çağrısında bulunuyor.

İstanPol Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz, “Türkiye salgına kırılgan bir ekonomik tablo ile yakalandı ve salgın mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirdi” diyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Korkmaz, “Rapor, kadınlar açısından iş piyasasının yapısal sorunlarını ve kadına atfedilen “görevlerin” aslında bu sorunlarla nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. Örneğin, rapora göre ülkemizdeki 15 yaş ve üstü 59 milyon 900 bin kişilik nüfusun içinde yer alan kadınların yüzde 73’ü işgücü piyasasının dışında ve dolayısıyla herhangi bir gelirleri yok” diyor.

"Türkiye salgına kırılgan bir ekonomik tablo ile yakalandı."
Seren Selvin Korkmaz
İstanPol Genel Direktörü

Kadınların az çalışmalarındaki en önemli neden ise ev işleri/bakım hizmetleri olarak gösteriliyor; zira ev işleri ve bakım hizmetleri kadınların yüzde 44,4’ü için haftada 30 saatten az çalışma sebebiyken erkeklerde bu oran 0,83.

Korkmaz, “Kadınlar ağırlıklı olarak ücretsiz aile işçisi olarak veya tarım sektöründe çalışıyor. Türkiye’de salgınla birlikte özellikle çalışan kadınların ev içi iş yükünün ne şekilde arttığı sıklıkla tartışıldı ancak ev kadınları özellikle de yoksul hanelerde bulunan kadınlar bu sorunları sürekli olarak deneyimliyorlar. Eşlerinin çalıştığı sektörlerin de salgından etkilenen sektörler olması durumunda bu kırılganlığın boyutu daha da artıyor. Ev kadınları veya tarımda çalışan kadınlar otomatik olarak devletin salgına yönelik kayıtlı işçileri hedef alan koruyucu politikalarından da dışlanmış oluyorlar” diyor.

Rapor, kadın yoksulluğu üzerinden bölgesel eşitsizlikleri de bir kez daha ortaya koyuyor. Zira, “yoksul bağımlı kadınlar” olarak nitelendirilen bu grubun bulunduğu hanelerin neredeyse yarısı Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde iken, bunu yüzde 15,7 ile Akdeniz Bölgesi takip ediyor. Söz konusu yoksul kadınların yüzde 37,6’sı okuryazar bile değil, sadece yüzde 23’ü ilkokul mezunu.

“Bu da bize ekonominin yapısal sorunlarının çok daha bütüncül bir şekilde bölgesel eşitsizlikleri de göz önünde bulundurarak çözülmesi gerektiğini gösteriyor” diye açıklıyor Korkmaz.

Pandemi sonrası kadın istihdamı

Peki pandemi sona erdiğinde kadın istihdamı açısından bizi nasıl bir tablo bekleyecek?

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden iktisat profesörü Prof. Öner Günçavdı’nın tahminine göre, sektörlerdeki iyileşme hem zaman alacak; hem de sektörden sektöre farklılık gösterecek.

euronews Türkçe’ye konuşan Günçavdı, “Özellikle yoksul ve gelir bakımından bağımlı kadınların yükü, gelir kaynağı olan ferdin iş bulma süresi artar ise, artacak. O yüzden öncelikle bu insanlara gelir desteğini bir süre devam etmesinde fayda var” diyor.

TÜİK’in en son açıkladığı Şubat 2020 verilerine göre, Türkiye’de istihdam edilen 26 milyon 753 bin kişinin 8 milyon 276 binini kadınlar oluşturuyor. 4 milyon 228 bin işsizin 1 milyon 773 bini ise kadın. Bu dönemde tarımsal genç kadın işsizliği yüzde 30,3'e kentsel genç kadın işsizliği ise yüzde 36'ya ulaşmış durumda.

DİSK-AR'ın 2020 yılı Nisan verilerine göre ise kentsel kadın işsizliği yüzde 32 iken, bir milyon 9 bin kadın kayıt dışı çalışıyor.