Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Covid-19'a karşı BCG (verem) aşısı neden deneniyor? Dr. Uslu yanıtladı

euronews_icons_loading
Covid-19 ve BCG aşısı arasında bir bağ var mı?
Covid-19 ve BCG aşısı arasında bir bağ var mı?   -   ©  Gustavo Fring / Pexels
Metin boyutu Aa Aa

Vaka ve can kayıplarının arttığı Covid-19 salgınının ikinci dalgasında henüz aşı bulunamadığı için karantina önlemleri konusunda tekrar başa dönüldü; sokağa çıkma yasakları yeniden uygulanmaya başlandı. Uzmanlar, aşı geliştirilmediği takdirde salgının bitmesinin mümkün olmadığını, önlemlerle ancak yavaşlayabileceği konusunda hemfikir.

Aşı çalışmalarında 10'dan fazla aday faz 3 denemelerine kadar ilerledi. Diğer yandan halk arasında verem olarak bilinen tüberküloz aşısı 'BCG' üzerinde de klinik deneyler yürütülüyor. Peki, yüzyıl önce bulunan TB aşısının Covid-19'a karşı etkili olabileceği fikri nasıl çıktı, şu an çalışmalar ne aşama? Almanya'da Alpanta Araştırma Enstitüsü'nde araştırmacı olan, Heidelberg Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Veli Vural Uslu'ya BCG aşısını sorduk.

euronews: BCG aşısı ile Covid-19 arasındaki ilişki nasıl ortaya çıktı? Fikir nasıl doğdu?

Dr. Veli Vural Uslu: "Bu fikir aslında Covid-19 salgının ilk ayında çıktı. Bununla ilgili bir kaç yerde makaleler yayınlandı. Bu bir gözlemden kaynaklanıyor. Koronavirüsten en çok etkilenen ülkelere bakıyoruz, Fransa, İtalya, ABD, Belçika var. Covid-19'dan çok fazla etkilenmeyen ülkelere bakıyoruz: Rusya, Katar, Çin, Türkiye. Gelişmiş ülkeler bir şekilde Covid-19'dan daha fazla etkilenmiş gibi görünüyor gelişmemiş ülkelere göre.

BCG aşısı bir zaman yapılmış ve sonrasında durmuş ya da hiç kullanılmamış ülkelerde hem hasta olma oranı hem de ölüm oranı daha yüksek
euronews
Dr. Uslueuronews

Bunun nedeni üzerine kafa yorulmaya başlandı. Şöyle bir fikir ortaya atıldı. Bu BCG aşısı gelişmiş ülkelerde bir noktadan sonra durduruldu. Bazı ülkelerde hiç kullanılmıyordu, mesela İtalya'da. Bazı ülkelerde, mesela İngiltere'de 2005'e, Almanya'da 2006'ya kadar kullanıldı ve daha sonra bırakıldı. Acaba bununla ilgili bir ilişki olabilir mi diye bağlantı kurma üzerine çalışmalar yapıldı. İlk çıkan sonuçlar çok ilginçti ki sonuçlara ben de inanamadım, tekrar kendim yaptım ve benzer sonuçlara ulaştım. BCG aşısı bir zaman yapılmış ve sonrasında durmuş ya da hiç kullanılmamış ülkelerde hem hasta olma oranı hem de ölüm oranı daha yüksek. Bunun nedenini hiçbir zaman bilemedik.

Bir çalışmada, bunu coğrafyadan arındıralım dediler, mesela Almanya. Batı Almanya'da BCG aşısı çok fazla yoktu Doğu Almanya'da BCG aşısı yapılıyordu. 1990'larda bu ayrım vardı, daha sonra iki ülke birleşiyor ve Almanya içindeki rakamlara baktıkları zaman BCG aşısının olduğu Doğu Almanya'da hem ölüm hem enfeksiyon oranlarının düşük olduğu görüldü. Batı Almanya'da ikisi de yüksek. Tamamen bunun üzerine başlatılan çalışmalar. Neden olduğu tam olarak bilinmiyor ama BCG aşısı olmasının bir özelliği var.

BCG aşısı daha önce de farklı hastalıkları tedavi etmek için de kullanılıyordu zaten. Bir örnek vereyim, BCG aşısı bize zarar vermeyen canlı bir bakteri. Mycobacterium bovis, ineklerden büyük baş hayvanlardan elde edilen bir aşı. Ve Mycobacteriumun diğer türlerinde de etkili olduğu görüldü. Bunlardan biri Mycobacterium tuberculosis, asıl verem aşısının olduğu, bir diğeri menenjit ile ilgili olan.

Aşılar yapılmaya başlandıkça çok ilgilnç gözlemler ortaya çıkmaya başladı. Mesela ülseri engellediği görüldü. Bazı ülkelerde sepsis gibi zatürre gibi oranlarını yüzde 40 düşürdüğü görüldü. Güney Afrika'da bir çalışma yapıldı, solunum yolu enfeksiyonlarını genel olarak yüzde 73 oranında azalttığı görüldü.

Peki Mycobacterium denilen canlı bakteri türü diğer hastalıkları etkileyebiliyor? İnsanların iki tane bağışıklık sistemi var diyebiliriz. Biri çok özel bir bağışıklık sistemi. Verilen antijene karşı ya da bakteriye karşı bir bağışıklık sistemi. Diğeri de vücudun genel olarak verdiği bir tepki. Örneğin bir ülke terörle mücadale ediyor, Bir anti terör timleri var, bir de büyük ordu var. Önce anti terör timleri gönderiliyor, özel bir kuvvet olarak ama bütün orduda teyakkuzda, 'terör timleri mücadele edemezse biz yapacağız' diye. Burada aslında çok benzer bir durum var. BCG aşısı aslında bakteriye karşı bağışıklık sağlasa da bütün vücudun bağışıklık sistemini uyardığı için aslında hastalığa karşı olabileceği görüldü."

Normalde BCG aşısı 15, en fazla 20 yıl koruyuculuk sağlıyor. Bundan sonra sağlamıyor

euronews: İngiltere'de BCG'nin 2005'ten bu yana yapılmadığını söylediniz. Avrupa'da en fazla kayıp veren ülkelerden biri. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu da yaşlı kesim. Onların aşı yaptıranlar olduğunu varsaydığımızda BCG'nin işe yaramadığını söyleyebilir miyiz?

Dr. Veli Vural Uslu: "Bununla ilgili de pek çok çalışma yapıldı. Etkilenenler yaşlı olan grup, onlar zaten bu BCG aşısını almış olan insanlar, dolayısıyla mantıklı değil. Bu nasıl oldu diye üzerinde pek çok çalışma yapıldı. Çalışmalar gösteriyorki aslında BCG aşısının etkisi pek çok faktörü ortadan kaldırdığımızda çok da fazla değil. Düşündüğümüz kadar fazla değil. İlk başta Covid-19 ile BCG aşısının ilintili olduğu görüldü. Şu anki çalışmalar o kadar da etkili olduğunu göstermiyor. Daha sonra başka bir grup farklı analizler yaparak bu bağlantının biraz daha fazla olduğunu ve benzer durumların aslında da geçmişte de görüldüğünü fark etti.

Bu şu demek, normalde BCG aşısı 15, en fazla 20 yıl koruyuculuk sağlıyor. Bundan sonra sağlamıyor. Yalnız Güney Amerikalıların yerlilerinde yapılan bir çalışma, bu aşının 60 sene sonra dahi etkisinin olabileceği görüldü. Bu yüzden kesinlikle şu anda şunu biliyoruz, BCG aşısı ilk başta bizim düşündüğümüz kadar büyük bir fark yaratmıyor. Ama hala ufak bir fark yaratma ihtimali var ve bu da vücudun bağışıklık sistemini muhtemelen çok erken yaşta hazırladığı için olabilir. Ama henüz bu konuyla ilgili çok net bir bilimsel veri yok elimizde.

euronews: BCG gibi aşıların çoğunu bir kez oluyoruz. Eğer ömür boyu koruma sağlamayacaksa biz neden aşı oluyoruz?

Aşı ömür boyu koruma sağlamıyor, normalde tekrar tekrar yapılması gerekiyor ki belli durumlarda yapılıyor zaten. Ama tüberküloz için şöyle bir durum var. Tüberküloz aşısının ne kadar etkili olduğu 10-15 sene ya da 20 sene tam olarak, kimde ne kadar etki ettiğini bilemiyoruz. TB geçirmiş bir insan ya da TB aşısı olmuş bir insan tekrar TB aşısı olursa, vücudun vereceği tepkiden dolayı aşının yapıldığı yerde lokal olarak hasar oluşması mümkün. Bu nedenle insanlar, bu tür yan etkilerden kaçınmak için ilerleyen yaşlarda bu testi ya da aşıyı yapmıyorlar. Normalde şöyle bir durum söz konusu, bazı insanlarda bu PPT denilen, TB'yi algılamamızı ya da fark etmemizi sağlayan bir test var. Bu deri altı PPT testini yaptıktan sonra insanlar 20 yıl sonra bile BCG aşısı olabiliyor. Ama ilk baştaki dönemde herhangi bir test yapmadan, genelde lokal olarak görülen bu yan etkilerden dolayı tekrar bir aşı yapılmıyor dünya genelinde.

euronews: İngiltere'nin Sağlık Bakanlığı internet sitesinde BCG aşısının yetişkinlerde etkili olmadığı ve sadece bir kez yapılmasının gerektiği tavsiye ediliyor?

Dr. Veli Vural Uslu: BCG aşısının tüberküloza karşı ne kadar koruma sağladığı konusunda çok ciddi veri farklılıkları var. Bazı toplumlarda yüzde 80'e karşı koruyuculuk sağlıyor. Bazılarında ise yüzde sıfır, hiç koruyuculuk sağlamıyor. O yüzden BCG'nin aslında bize ne kadar koruyuculuk sağladığını tam olarak bildiğimizi bireysel açıdan söyleyemiyoruz. Bu farklılıklardan dolayı, konuyla ilgili açıklamalarda agresif değil de ılımlı bir ses tonu var. Yaşı ilerleyen insanlarda TB'nin ne kadar etkili olduğunu bilemediğimiz için bu verdiğimiz hasara değer mi değmez mi bir tartı yapıyoruz. Yaşlılar için tekrar yapılmaması tavsiye edilmeyebilir. Yarar zarar hesabından dolayı.

euronews: BCG aşısı ile ilgili aktarmak istedikleriniz...

Dr. Veli Vural Uslu: "BCG ile ilgili söylemek istediğim çok değişik bir şey daha var. Neden insanlar bu kadar seviyor BCG aşısını? BCG farklı hastalıklara karşı etkili, cüzama karşı etkili gibi, o da benzer bir bakteriden kaynaklı... Solunum yolu hastalıklarına karşı etkili. Bu BCG aşısının kansere karşı etkisinin olduğu da görülmüş. Mesela, mesane kanserlerinde yüzde 67 oranında iyileşme sağlayabildiği rapor edilmiş. Aynı şekilde şimdi kolon kanseri ile ilgili yine BCG aşısının kullanımı söz konusu. Bu bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı. Aslında yeni bir şey de değil bizim için. 1890'da ABD'de yaşayan William Coley tümörlerin üzerine direk bakteri, yaşayan bakterileri veriyor. Bu aynı aslında TB aşısı gibi. Bu tümörlerin gittikçe küçüldüğünü görüyor. 1960'lara kadar devam etse de (bu çalışmalar), daha sonra zararlarından dolayı 60'lardan sonra fazla takip edilmiyor. Ama bunun üzerine çalışan bilim insanlarının, bu yaşayan bakterilerin bağışıklık sistemini düzenleyip böyle kanser gibi, farklı mikroorganizmalar gibi şeylere tepki verebildiğini göstermeleri, 2018 yılında Nobel Tıp ödülünü aldı. Aslında çok yeni bir olay. O yüzden BCG aşısının farklı amaçlarla kullanılması çok çok yeni bir fikir değil."

Yan etkileri düşük, etkinliği de yüksek bir aşıyı olmamak için, aşı yaptırmak için tereddüt etmemizi gerektirecek bir durum olduğunu sanmıyorum.

euronews: Siz aşı olacak mısınız? Aşı seçerken nelere dikkat edeceksiniz?

Dr. Veli Vural Uslu: "Aşılarla ilgili en önemli şey 3'üncü aşama sonuçları. 3'üncü faz deney sonuçlarında genel olarak deney düzeneğine göre yaklaşık 10 bin ile 60 bin insan arasında, bir gönüllü grubunda aşılar deneniyor. Genel olarak yan etkileri nedir, etkinlik oranı nedir, bunlara bakılıyor ve buna göre karar veriliyor. Eğer yan etkileri düşük bir aşıysa, etkinliği de yüksek bir aşıysa bence aşı olmamak için, aşı yaptırmak için tereddüt etmemizi gerektirecek bir durum olduğunu sanmıyorum."