Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan ve onaylayan ülkeler hangileri?

Access to the comments Yorumlar
 Gizem Sade
Türkiye, kadın cinayetlerine karşı protesto gösterisi
Türkiye, kadın cinayetlerine karşı protesto gösterisi   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlanan İstanbul sözleşmesi, 2019 yılı itibarıyla 34 ülkede farklı zamanlarda onaylandı ve yürürlüğe girdi. Türkiye, toplamda 46 imzacısı bulunan sözleşmeyi ilk imzalayan ve onaylayan ülkelerden biriydi. Türkiye, söz konusu anlaşmayı imzaladıktan sonra, anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu.

İstanbul'da imzalanan ve bu sebeple "İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi", ilk olarak 1 Ağustos 2014 tarihinde 11 ülkede yürürlüğe girdi.

Sözleşmenin en erken yürürlüğe girdiği ülkeler Türkiye'nin yanı sıra Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, İtalya, Karadağ, Portekiz, Sırbistan, İspanya oldu.

Avrupa Birliği ise sözleşmeyi 13 Haziran 2017 tarihinde imzaladı.

Öte yandan İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan Avrupa Konseyi üyesi bazı devletler, onu onaylamayarak uygulamaya koymadı.

Macaristan, Bulgaristan, Slovakya ve Letonya gibi bazı ülkeler İstanbul Sözleşmesini onaylamayı reddediyor.

Macaristan'da hükümet, yasal düzenlemenin "yıkıcı cinsiyet ideolojilerini" ve "yasa dışı göçü" körükleyeceğini savunuyor

Avrupa Konseyi'ne üye devletler arasında Rusya ve Azerbaycan İstanbul Sözleşmesi'ne imza dahi atmadı.

İstanbul Sözleşmesi neyi amaçlıyor?

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlandı.

Taraf devletlerden beklenen öncelikli olarak kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak; şiddet mağduruna ve failine karşı destek politikaları oluşturmak.

Sözleşme kapsamında taraf devletlerin tüm ilgili organlar, kurumlar ve örgütlerle iş birliği içerisinde olması ve koordinasyon biriminin kurulması öngörülüyor.

Bunun yanında kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin tüm mağdurlarının korunması ve bunlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak da sözleşmenin amaçları arasında.