Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

50 bilim insanından iklim ve kriz uyarısı: Fosil yakıtları sonlandırmak yeterli değil

Pangolin
Pangolin   -   ©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Dünyanın önde gelen 50 bilim insanının hazırladığı bir rapora göre, insanlık iklim ve doğa krizlerini ya birlikte çözecek ya da hiçbirini çözemeyecek.

Küresel ısınma ve vahşi yaşamın yok edilmesi, insanlığın gıda, su ve temiz hava için bağımlı olduğu doğal dünyaya giderek artan bir zarar veriyor.

Krizlere neden olan insan faaliyetlerinin çoğu dünyanın farklı bölgelerinde aynı türden faaliyetler. Bilim insanları doğanın bir çözüm olarak kullanımının artmasının hayati olduğunu belirtiyor.

Ormanların, turbalık alanların, tropik bataklıkların ve diğer ekosistemlerin tahribatı, vahşi yaşam popülasyonlarının büyük bir kısmını yok etmiş durumda. Büyük miktarlarda karbondioksit salınımıyla birlikte artan sıcaklıklar ve aşırılaşan hava koşulları, biyolojik çeşitliliğe sürekli daha fazla zarar veriyor.

Ancak araştırmacılar, doğayı restore etmenin ve korumanın biyolojik çeşitliliği ve karbonu yeniden hızlı ve ucuz şekilde emebilen ekosistemleri artırdığına dikkat çekiyor. Bilim insanları, iklim krizini sona erdirmek için doğal alanların ve doğal yaşamın korunmasının olmazsa olmaz olduğunu ve bu eksik kalırsa tek başına fosil yakıt kullanımı azaltarak çözüm sağlanamayacağını kaydediyorlar.

Ayrıca, karbon depolayan ancak vahşi yaşam çölleri olan ve aşırı hava koşullarına karşı daha savunmasız olan monokültür ağaç tarlaları oluşturmak gibi, bir krizde yanlışlıkla diğerini ağırlaştıran eylemlere karşı da uyarı yapılıyor. Yani bir krizi çözerken diğerini yaratmayacak iyi planlanmış adımlar atılmalı.

Ya hepsi ya hiçbiri

Raporu değerlendiren Norveç iklim ve çevre bakanı Sveinung Rotevatn, yaptığı açıklamada “Küresel biyoçeşitlilik ve iklim krizlerini tek başına çözemeyeceğimiz açık - ya ikisini de çözeriz ya da hiçbirini çözemeyiz” şeklinde konuştu.

Hakem denetimli rapor, her ikisi de dünyanın siyasi liderlerine sunumlar yapan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli ile Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetlerine İlişkin Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu tarafından toplanan dünyanın önde gelen biyoçeşitlilik ve iklim uzmanları tarafından hazırlandı.

Avrupa ve dünya genelinde kritik bir düşüşte olan biyoçeşitlilik nedeniyle ekosistemler ve ekonomiler üzerinde yıkıcı bir etki gerçekleşebilir.

Daha az et yenmeli daha az gıda israf edilmeli

Rapor, doğa rezervlerinin genişletilmesi ile ormanlar, doğal çayırlar ve yosun ormanları gibi tür ve karbon bakımından zengin ekosistemlerin eski haline getirilmesi – veya kaybının durdurulması – dahil olmak üzere iklim ve doğa krizleriyle aynı anda mücadele edecek eylemleri belirliyor.

Gıda sistemleri, tüm sera gazı emisyonlarının üçte birine neden oluyor ve daha sürdürülebilir çiftçilik, yıkıcı sübvansiyonların sona ermesinin ve zengin ulusların daha az et yemesi ve gıda israfını azaltmasının yardımcı olduğu bir diğer önemli eylem.

The Guardian gazetesine konuşan Aberdeen Üniversitesi'nden Prof Pete Smith şunları söylüyor:

"Hayvan tarımı, bitki bazlı gıdalara göre birim ürün başına yalnızca 10 ila 100 kat daha fazla sera gazı yaymakla kalmıyor, aynı zamanda 10 ila 100 kat daha fazla arazi kullanıyor" dedi. "Böylece daha fazla bitki temelli diyet, daha çevre dostu tarım anlamına gelir ve o zaman doğaya dayalı çözümlerin uygulanabileceği daha fazla arazi olur."

AB ciddi adımlar atmaya hazırlanıyor

Avrupa Birliği biyoçeşitlilik konusuna çok önem veriyor. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ve Konsey başkanı Charles Michel, 11 Ocak'ta düzenlenmiş olan One Planet Zirvesi'nde ormanların biyolojik çeşitlilik için önemi ve gelecekteki pandemileri önlemek için koruma ihtiyacı vurgulamışlar ve bununla ilgili AB düzeyinde adımlar atılacağını açıklamışlardı.

Bilim insanları, doğal ekosistemleri korumanın ve restore etmenin, CO2'yi atmosferden çıkarmanın en hızlı ve en ucuz yolu olduğunu kaydediyor. Fosil yakıt emisyonlarının azaltılması gerekli ancak gelinen noktada, iklim krizini durdurmak için yeterli değil.

Atmosfere saldığımız karbonun bir kısmını doğal alanlar tarafından emilmesini sağlamadan tehlikeli iklim değişikliğinden kaçınmak mümkün olmayacak. Karbonu emmenin en iyi yolu da bitkilerin gücünü kullanmak.