Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Çin, ABD’nin Afganistan’dan ayrılmasından hem endişeli hem umutlu; Pekin Taliban'dan ne bekliyor ?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Taliban heyeti, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Pekin'de görüştü
Taliban heyeti, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Pekin'de görüştü   -   ©  Çin Dışişleri Bakanlığı

Çin, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle Washington’un bölgedeki jeopolitik etkisinin azalacağına sevinirken, Orta Asya’da olası istikrarsızlığın ve risklerin kendisini de olumsuz yönde etkilemesinden endişe duyuyor.

Çin’in en büyük endişesi Müslüman azınlığın yoğun bir şekilde yaşadığı ülkenin kuzeybatısındaki Sincan bölgesinin gelişmelerden etkilenmesi.

Zengin maden kaynaklarına sahip Afganistan’da Taliban’ın kontrolü ele geçirmesi Çin için siyasi ve ekonomik yeni fırsatları ortaya çıkartırken, bölgedeki istikrarsızlık Pekin için ciddi bir risk kaynağı anlamına geliyor.

Bu yararların çoğunu elde etmek için istikrar gerekeceğinden ABD’nin geri çekilmesi sonucu oluşacak istikrarsızlık Pekin’i ciddi bir şekilde rahatsız edebilir.

Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü’nde görevli araştırmacı Raffaello Pantucci, “Bence Pekin, ABD’nin bölgedeki beceriksizliği üzerinden kendisinin Avrasya'nın merkezi için daha iyi bir vekilharç olduğunu kanıtlamaya çalışacak. Ancak bunu sağlama adına Pekin için bütün koşulların çok elverişli olduğuna emin değilim ” diyerek Çin’in bölgedeki etkisini artırmak isteyeceğini, ancak koşulların da oldukça zor olduğunu vurguladı.

Çin, Taliban’dan endişe duyuyor

Bölgedeki birçok ülke gibi Çin, Taliban’dan endişe duyuyor. Pekin şu ana kadar Taliban’ın Sincan bölgesinde etkisini artırmasına ve burayı terör üssü gibi kullanmasına izin vermeyeceği uyarısında bulundu.

Taliban'ın etkisinin Pakistan ve Orta Asya’ya yayılması da bölgeye önemli ölçüde yatırım yapan ve yeni ittifaklar kuran Çin’i endişelendiriyor.

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden emekli olan ve şu anda uluslararası güvenlik uzmanı olarak çalışan Li Wei, “Taliban uluslararası terörist gruplarla bağını keseceği sözünü verdi. Ancak bunu nasıl yapacağını daha görmedik. Çünkü hala resmi olarak görevde değiller.” diyerek Taliban’a karşı Çin’in yaklaşımının ipuçlarını verdi.

Din temelli felsefeler, sosyal istikrar ve ekonomik kalkınmayı her şeyin üstünde tutan Çin’deki Komünist Parti kontrolündeki ateist yönetimin vizyonuna taban tabana zıt olduğu için, Taliban Pekin için uygun bir ortak değil. Ancak bu durum, Çin'in nihai olarak pragmatik liderlerinin, Taliban ile temas kurmasını şu ana kadar engellemedi.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, geçen ay Taliban’dan üst düzey bir heyeti kabul etti ve bu görüşmede Pekin’in bölgedeki istikrar arayışı içinde olduğunu ve terör tehdidi görmek istemediği uyarısında bulundu.

Çin ve ABD rekabeti nasıl etkilenir ?

Çin yetkilileri ABD’nin hızlı bir şekilde Afganistan’ı terk etmesini eleştirirken Dışişleri Bakanı Wang, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a Pekin’in Washington ile Afganistan konusunda birlikte çalışabileceği ve bu ülkede “yumuşak geçiş” döneminin sağlanması için katkıda bulunabileceği mesajını verdi.

Bununla birlikte Çinli Bakan, ABD’nin bir taraftan Pekin’in meşru haklarını ve çıkarlarını bilerek engelleme yoluna giderken, bir taraftan Pekin’den yardım ve işbirliği talep edemeyeceği uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan’dan ayrılan ülkesinin Çin de aralarında olmak üzere diğer tehditlere karşı hazır olması gerektiğini vurguladı.

Biden, hafta içinde yaptığı bir konuşmada ise “Gerçek stratejik rakiplerimiz Çin ve Rusya ABD'nin Afganistan'ı süresiz olarak istikrara kavuşturmak için milyarlarca doları, kaynakları ve dikkati akıtmaya devam etmesinden başka bir şey istemez.” diyerek ülkesinin Pekin ve Moskova’ya yönelik endişelerini dile getirdi.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde görevli araştırmacı Yin Gang, “Çin ve ABD için ortak çıkar Afganistan’ın istikrarı. Eğer Afganistan istikrarı sağlarsa, Çin burada yeni yapılandırma projelerine davet edilebilir.” dedi.

Çin'in gözü Afganistan'daki doğal kaynaklarda

Uzmanlara göre, Afganistan'da son yıllarda yatırım peşinde koşan Çin için bu tür projelerin meyve vermesine ilişkin beklentiler, ABD'nin varlığının son 20 yılında olduğundan çok daha fazla değil.

Çin’in en büyük metalürji şirketi, dünyanın en büyük bakır yataklarından biri olan Mes Aynak'ı geliştirmek için 3 milyar dolar teklif verirken, bir elektrik santrali, demiryolu ve diğer altyapıyı da inşa etme sözü verdi. Ülkedeki iç savaş yüzünden bu proje hayata geçirilemedi.

Çin’in ulusal petrol şirketi, Amu Darya bölgesinde petrol arama ve çıkartma projesini Özbekistan ile yaşanan sıkıntılar yüzünden askıya aldı. Çin’in ayrıca, komşu ülke Pakistan’a da önemli ölçüde yatırım yaptığı biliniyor.

Avustralya’da yaşayan siyasi risk analisti Henry Storey, Çin’in Pakistan ve Orta Asya’daki ekonomik çıkarlarının Afganistan’da terörün artması üzerine olumsuz etkilenebileceği görüşü dile getirerek, “Çin, ABD'nin hatalarını tekrarlamak veya Tayvan gibi daha acil sorunlardan uzaklaşmak istemediğinden, bu ülkeye çok fazla müdahil olmaya da isteksiz olabilir.” diyerek görüşlerini dile getirdi.