Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Taliban, taciz ve şiddetten kaçıp sığınma evine giden Afgan kadınları cezaevine yerleştirdi

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Afganistan'ın başkenti Kabil'deki Puli Çarhi Hapishanesi'nde kalan Raziye ve 6 yaşındaki kızı Aliya
Afganistan'ın başkenti Kabil'deki Puli Çarhi Hapishanesi'nde kalan Raziye ve 6 yaşındaki kızı Aliya   -   ©  AP
Metin boyutu Aa Aa

Taliban'ın Afganistan'ın kuzeyindeki Pulu Humri kentinde kontrolü ele geçirmesinin ardından kentteki tek kadın sığınma evinin yöneticisi buradaki sığınmacı kadınları bırakarak kaçtı.

Evde, aile içi şiddetten kaçan, eşleri ya da aileleri tarafından istismar edilen, yaşlı erkeklerle küçük yaşta evliliğe zorlandığı için evini terk ederek buraya sığınan 20 kadın barınıyordu.

Kentin kontrolünü ele geçiren Taliban, kısa süre sonra kadınların sığındığı bu eve de geldi.

Adının Salima olduğunu söyleyen bir kadın, militanların kadınlara iki seçenek sunduğunu dile getirdi.

Bu seçenekler ya gittikleri takdirde kendilerini öldürmekle tehdit eden istismarcı ailelerine geri dönmek ya da Taliban'la gitmek.

Kadınların çoğu, ailelerine nazaran Taliban'dan daha çok korktukları için evlerine dönmeyi seçmişler.

Salima, kadınlardan birinin ailesi tarafından öldürüleceğini bile bile eve geri döndüğünü dile getirdi.

Ancak kendisi akıbetinin ne olacağını bilmese de Taliban'la gitmeye karar vermiş.

Aylar önce tacizci ve uyuşturucu bağımlısı kocasından kaçtığı için gidecek başka yerinin olmadığını belirtiyor.

Şimdilerde kendisini bir hapishanede bulmuş. En azından güvende ve korumalı olduğunu ifade ediyor.

Taliban yönetimi altında olsun ya da olmasın, son derece muhafazakar Afgan toplumunda kadınlar, genellikle ailelerinin namusundan kendilerinin sorumlu olduğu yazılı olmayan kurala tabi yaşıyor.

Öyle ki kendi istedikleri bir adamla evlendiği için öldürülme durumu dahi söz konusu. Oldukça erken yaşta evlendirilmelerinin yanı sıra toplum kuralları gereği istismarcı kocadan kaçmak da ayıp sayılıyor.

Afgan ceza yasasına göre resmi olarak suç olmasa da yüzlerce kadın evden kaçmak gibi "ahlak suçları" nedeniyle hapse atılıyor.

Son yirmi yılda aktivistler ülke genelinde onlarca kadın sığınma evi kurdu. Ancak hükümet yetkilileri de dahil olmak muhafazakar Afganlar, Taliban henüz gelmeden bu aktivistleri, kadın ve kızların ailelerine karşı gelmelerine yardımcı olan veya "ahlaki suçlara" teşvik eden yerler olarak tanımlayarak şüphe ve ön yargı ile yaklaştılar.

Kadın sığınma evleri, Taliban'ın iktidarı sırasında var olmayan ancak devrilmesinin akabinde, son 20 yılda yaşanan sayısız sosyal değişimden sadece biri.

İlaveten internetin gündelik hayatın parçası olması, kadın hakimler, kadın iş insanları ve sosyal medya gibi değişim bunlardan bazıları.

Kabil'in kontrolünü ele geçiren Taliban daha önce alışık olmadığı yeniliklerle nasıl mücadele edeceğini çözmeye çalışıyor.

Zira AP'ye göre bir yanda belirsiz bir tutum sergileyen Taliban liderliği, diğer yanda sahada kendi başlarına hareket eden savaşçılar.

Salima, Raziye isimli bir başka kadınla birlikte başkent Kabil'e getirilmiş. Raziye de bir kayınbiraderininin saldırganlığından kaçtıktan sonra yaklaşık bir yıl sığınma evinde yaşamış.

Kadınların barınacağı bir yeri olmayan Taliban, onları Kabil'in en büyük hapishanesi olan Puli Çarhi'nin kadın bölümüne yerleştirmiş.

AP
Afganistan'ın başkenti Kabil'deki Puli Çarhi CezaeviAP

Cezaevi şimdilerde boş zira Taliban, ele geçirdiği şehirlerde cezaevlerinin kapılarını açarak mahkumları salıverdi.

Taliban'ın cezaevi yetkilisi Abdullah Ahund'a göre ülke genelinde binlerce erkek, 760 kadın ve 100'den fazla çocuk serbest bırakıldı.

Puli Çarhi Hapishanesi'nde hali hazırda Salima ve Raziye dahil sadece altı kadın bulunuyor.

Devasa bir çelik kapı, kadınların hapishanesine açılıyor. 20 fit (6 metre) yüksekliğindeki duvarların üzerinde bir de dikenli tel ruloları bulunuyor.

Kadınlar içeride çocuklarıyla özgürce hareket edebiliyor. Salima'nın 5 yaşındaki kızı Maria ve 6 yaşındaki oğlu Muhammed, günlerini halı kaplı büyük bir odada geçiriyor.

Okul imkanları yok ve sadece dev bir kırmızı oyuncak ayıcık ile eğlenmeleri için birkaç küçük oyuncak bulunuyor.

Salima, "Bütün gün ibadet edip Kuran okuyoruz." diyor.

Geleceği hakkında hiçbir fikri olmadığını, ancak şu an için parası ve ailesi olmadığı için de burada kendini güvende hissettiğini söylüyor.

Müjde: Özgürlüğümü istiyorum

Cezaevinde kalan bir başka kadın Müjde ise özgürlüğünü istediğini dile getiriyor.

AP
Kabil'deki PuliÇarhi Cezaevi kadın bölümünde kalan Müjde, 13 günlük kızını kucaklarken (solda) Raziye ve kızı Aliya ile sohbet ediyorAP

Müjde, erkek arkadaşından hamile kalmış ancak ailesi evlenmesine izin vermeyip onun yerine kendisini bir akrabasıyla evlenmeye zorlamış.

"Aileme onunla asla evlenmeyeceğimi söyledim." diyen Müjde de evden kaçmış.

Ailesi bunun üzerine kendisini ve erkek arkadaşını Taliban'a ihbar ederek tutuklanmalarını sağlamış.

Cezaevine konduktan kısa süre sonra, bir kız bebek dünyaya getirmiş. Hapiste olan erkek arkadaşı henüz küçük kızıyla tanışamamış.

Müjde, "Gitmek istediğimi söylüyorum ama bana 'yapamazsın' diyorlar." sözleriyle yaşadıklarını dile getirdi.

Ahund, kendisine dava açılıp açılmayacağına mahkemenin karar vereceğini belirterek, "Kocasını terk etmesi yanlış. Buna hakkı yok." diyor.

Taliban, kontrolü ele geçirmesinden bu yana kadın sığınma evlerine yönelik farklı yaklaşım sergiliyor.

Kadın haklarını savunan aktivistlerin hayatı tehlikede

Kadın hakları aktivisti Süreyya Pakzad, Herat kentinde açtığı birkaç sığınma evinin kapatıldığını söyledi.

Şu anda kendisi de gizlenen ve saklandığı yerden kısa mesaj gönderen Pakzad, hem Taliban'dan hem de kendi açtığı sığınma evlerinde kalan kadınların ailelerinden tehditler aldığını aktardı.

Pakzad ve diğer kadınlar, Kabil hükümeti ile Taliban arasında yürütülen müzakereler sırasında seslerini duyurmak için kampanyalar yaptılar.

Amaçları günün sonunda kadın haklarının garanti altına alınmasıydı. Şimdilerde ise kadın hakları bir yana kendi güvenlikleri bile tehlikede.

Taliban'ın Herat'a polis şefi olarak atadığı kişinin kendisi, gazeteciler ve diğer aktivistler olmak üzere 8 kadın hakkında yakalama emri çıkardığını belirten Pakzad, "İslam Emirliği'ne karşı propaganda yapmak" ve "fuhuşu yaymak için Batılı ülkelerle ilişki kurmakla" suçlandıklarını dile getirdi.

Kabil'de kadın sığınma evine dokunulmadı

Diğer yandan başkent Kabil'de 30 kadının kaldığı sığınma evi işleten Mahboba Suraj, Taliban'ın gelip evi incelediğini ve buradaki kadınların zarar görmeden kalmasına izin verdiğini söyledi.

Sığınma evinin üst düzey yetkililer dahil yeni Taliban yönetiminin çeşitli birimleri tarafından ziyaret edildiğini kaydetti.

"Daha üst düzey görevli olanlar kesinlikle en iyileriydi. Bizi korumak istiyorlar... Ve kadın sığınma evlerini hoş görmeyenlerle kendi içlerinde sorunları vardı." dedi.

Suraj, "Şimdilik bizi korumak istiyorlar. Allah'a şükür, buna inanıyorum." diye konuştu.

Ek kaynaklar • AP