Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD ve NATO, Ukrayna'yı işgal eden Rusya'ya neden müdahale etmiyor?

Access to the comments Yorumlar
 Sertaç Aktan
Joe Biden
Joe Biden   -   ©  AFP

Avrupalı liderler gibi ABD Başkanı Joe Biden da Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini önlemek için çok sayıda diplomatik girişimde bulundu.

Batının endişeleri sonunda doğrulandı ve Rus orduları bu ülkeye girdi. Şimdi uluslararası düzen II.Dünya Savaşı'ndan bu yana hiç olmadığı kadar tehlike altında.

Vietnam'dan Irak'a ve Afganistan'a kadar Biden tüm siyasi kariyeri boyunca savaşın durmasını savunmuş bir aktör.

Her ne kadar Irak için yapılan oylamada ortaya konulan sahte kitle imha silahları raporlarına bakarak 'evet' demiş ve örneğin Sırpların katliam gerçekleştirdiği Bosna-Hersek'te NATO müdahalesi için girişimlerde bulunmuş olsa da genel olarak savaş karşıtı bir siyasetçi olduğu biliniyor.

Orduların yalnızca 'ahlaki ve mecburi' durumlarda kullanılması gerektiğini pek çok kez dile getiren Biden, şimdi ne yapacak? Ukrayna'da yaşananları hangi kategoride görecek? ABD müdahale edecek mi ve NATO onu takip edecek mi?

Biden hali hazırda Amerikan askerlerini hiçbir koşul altında Ukrayna'ya göndermeyeceğini açıkladı. Daha da öteye giderek, ülkede askeri danışman ve gözlemci olarak görev yapan birlikleri de geri çekti.

Başkanlığının en önemli dış politika krizinde böyle hareket etmeyi seçmesi ciddi eleştirilere neden oldu. Ukrayna'nın 'cesaretlendirildikten sonra yalnız bırakıldığı' yorumları yapılıyor.

Ulusal güvenlik çıkarı yok

Her şeyden önce, Ukrayna Amerika'nın komşusu değil. ABD sınırında veya yakınında yer almıyor. ABD'nin askeri üslerine de ev sahipliği yapmıyor. Stratejik yer altı kaynakları olmadığı gibi ABD'nin büyük bir ticaret ortağı da değil.

Ancak bu ulusal çıkar eksikliği, eski ABD başkanlarını geçmişte başkaları adına kan ve hazine harcamaktan alıkoymadı.

1995'te Bill Clinton, durum bu olmasına rağmen Yugoslavya'nın çöküşünü takip eden savaşa askeri olarak müdahale etti. Ve 2011'de Barack Obama, Libya iç savaşında hem büyük ölçüde insani hem de insan hakları temelinde aynısını yaptı. Elbette bunlar olurken karşıdaki rakip Rusya değildi ve bir nükleer savaş riski yoktu.

Yer altı kaynaklarının rol oynadığı durumlardan birinde ise 1990'da George H.W Bush, uluslararası hukuku gerekçe göstererek Irak'ı Kuveyt'ten çıkarmak için kurduğu uluslararası koalisyonu tüm dünyaya meşru olarak kabul ettirebilmişti.

Biden'ın üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri de Rusya'nın uluslararası barış ve güvenlik ilkelerine yönelik tehdidini tanımlarken baba Bush yönetimi ile benzer bir dil kullanıyor. Ancak bu dili askeri operasyonlar için değil de sakat bırakıcı ekonomik ve altyapısal yaptırımlar için kullanıyorlar.

Biden askeri müdahalelerin başkanı olmak istemiyor

Biden'ın müdahaleci olmayan bir siyasi yaklaşımı var. Bu sadece askeri değil başka alanlarda da böyle.

Obama'nın Libya'ya müdahalesine ve Afganistan'a asker göndermesine de karşı çıkmıştı. Ortaya çıkan kaosa ve ardından kendisine getirilen tüm eleştirilere rağmen, geçtiğimiz yıl da ABD güçlerini Afganistan'dan çekme emrini kararlılıkla savundu ve uyguladı.

Biden bunlardan ziyade iklim değişikliği, küresel hastalıklar ve Çin rekabeti gibi konuları öncelikli görüyor ve bunlarla ilgilenmek istiyor.

Amerikalılar da savaş istemiyor

Yakın tarihli bir AP-NORC anketi, Amerikalıların yüzde 72'sinin ABD'nin Rusya-Ukrayna ihtilafında sadece küçük bir rol oynaması gerektiğini ya da hiç oynamaması gerektiğini söyledi.

Biden'ın ara seçimler yaklaşırken dikkat ettiği bir başka şey de artan enflasyon. Covid-19 nedeniyle yapılan devlet harcamaları ve verilen destekler için son dönemde çok fazla para basıldı ve ABD enflasyonda tarihi artışlar yaşadı.

Washington'da en sert yaptırımları talep eden siyasetçiler de var ve bu durum Kongre'de de kutuplaşmaya neden oluyor. Ancak Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz gibi 'şahin' sesler bile Biden'ın Amerikan birliklerini Ukrayna'ya göndermesini ve "Putin'le silahlı bir savaş başlatmasını" istemiyor.

Bir diğer dış politika şahini olan Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasındaki savaşın hiç kimse için iyi olmayacağını söyledi.

Süper güç çatışmasının tehlikesi

Biden, Ukrayna'daki Amerikan ve Rus birlikleri arasında doğrudan bir çatışma riskini alarak bir "dünya savaşı"na neden olabilecek kıvılcımı çakmak istemiyor ve bu konuda net bir tavrı var.

Biden bu ayın başlarında NBC'ye verdiği demeçte, "Bir terör örgütüyle uğraşıyormuşuz gibi hareket edemeyiz. Dünyanın en büyük ordularından biriyle uğraşıyoruz. Bu çok zor bir durum ve işler hızla çığırından çıkabilir." şeklinde konuşmuştu.

NATO neden müdahale etmiyor?

Ukrayna'da Rus işgalinin başlamasının ana nedenlerinden biri Kiev'in NATO üyelik talebi. Ukrayna NATO'nun üyesi olmadığı için birlik askeri müdahalede bulunamıyor. 

NATO uyulması zorunlu kuralları ve protokolleri olan bir organizasyon. En temel kuralı da herhangi bir müdahale için konunun NATO üyesi bir ülke ile alakası olması gerektiği.

Ukrayna üye olmadığı sürece NATO organizasyon olarak bu konuda bir adım atamaz. Sadece NATO üyeleri dilerlerse bireysel olarak askeri adımlar atabilir. 

Rusya lideri Putin, Ukrayna'nın tarafsız olması gerektiğini söyleyerek NATO üyeliğini ulusal güvenlik tehdidi olarak gördüğünü daha önce çok kez açıklamıştı.