Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Ekonomistler BDDK'nın kararını 'sermaye kısıtlaması' olarak yorumladı

Access to the comments Yorumlar
 euronews
İstanbul'da bir döviz bürosu
İstanbul'da bir döviz bürosu   -   ©  AP Photo

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK), belli bir orandan fazla nakit döviz tutan şirketlerin TL cinsinden kredi almasını engelleyen kararının yankıları sürüyor. Ekonomistler bunun sermaye kısıtlaması olduğunu söylüyor.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, BDDK kararını "açık bir sermaye kısıtlaması" şeklinde nitelerken, ekonomist Uğur Gürses "kaş yapayım derken göz çıkarmak" yorumunda bulundu ve bunun "kredi darboğazına" neden olabileceğini yazdı.

BDDK'nın kredi kullanımına ilişkin kararı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) aldığı karara göre bankalar ve finansal kuruluşlar dışındaki bağımsız denetime tabi şirketlerin kredi başvurusu yaptıkları tarih itibarıyla yabancı para nakdi varlıklarının (altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki YP mevduat) Türk Lirası karşılığının 15 milyon TL'nin üzerinde olması halinde, bu şirketlerin yabancı para nakdi varlıklarının, en güncel finansal tablolarına göre aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde 10'unu aşması durumunda, söz konusu şirketlere TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi kullandırılmamasına karar verildi.

Yani BDDK, 24 Haziran 2022 tarihinde aldığı 10250 sayılı kararla, bağımsız denetime tabi şirketlerin bankalardan kredi kullanabilmesini sahip oldukları 900 bin doların üzerindeki yabancı varlıkları TL’ye çevirmeleri şartına bağlamış oldu.

AA
BDDK'nin kredi kullandırımı kararına ilişkin akış şemasıAA

Sermaye kontrolü mü?

BDDK kararını yorumlayan iktisatçı Mahfi Eğilmez "Bu, gerçekte olduğu gibi bir yabancı para kısıtlamasıysa, kararın, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından alınması gerekirdi." dedi.

BDDK'nın 'yabancı parayı' hedef aldığını belirten Eğilmez kararla ilgili, "Nasıl takdim edilirse edilsin bu bir kredi düzenleme veya yönlendirme kararı değildir. Bu karar, bunlardan çok farklı olarak kredi kullanımı için gerekli koşullar arasına belli bir miktarın üzerinde yabancı para bulundurulmaması koşulunu getirerek krediyi değil dolaylı yoldan yabancı parayı hedef almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Kararın BDDK eliyle alınmasının bir yanlışlık sonucu olamayacağını söyleyen Eğilmez., "Burada amaç bu kararın 32 sayılı kararla ilgisi olmadığını ve dolayısıyla sermaye hareketlerinin kısıtlanması anlamına gelmediğini göstermektir. Oysa bu karar çok açık bir sermaye kısıtlamasıdır." dedi.

Ankara'nın karşılayacağı yeni durumun 'kredi darboğazı' olacağı yorumunda bulunan ekonomist Uğur Gürses kararı şu şekilde yorumladı:

"Ankara sanıyor ki şirketlerin bilançosundaki döviz varlıkları bankaların mahzeninde istifli duruyor. Bu kararı yürürlüğe sokunca şirketlerin talimatı ile çıkarıp satacaklar. KKM deneyiminde de görüldü ki bankalar, şirketlerin kendilerinde tuttuğu ve Merkez Bankası’na bozdurduğu dövizleri Merkez Bankası’ndaki yükümlülüklerini azaltarak yerine getirdiler.

Özel kesimde döviz likiditesini azaltan her adım döviz kuruna baskı yapar. Böyle uygulamaları da artırdıkça sistemden kaçışı körüklersiniz. “Tüm dövizleri bana getirin” kafası beklediği sonucun tam tersi ile karşılaşır. “Düğmeye basınca” sonuç alınacağına dair inanç ne yazık ki daha olumsuz sonuçlara yol açacağa benziyor"

Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota ise BDDK'nın adımını bir 'sermaye kısıtlaması' olarak gördüğünü söyledi.

"Sermaye kontrolü demek ağır olur." diyen Kerim Rota, Gazete Durum'a yaptığı açıklamada "Sermaye sınırlaması ve sermaye kısıtlaması demek lazım. Çünkü sınırlama veya kısıtlama dediğinizde şunu ortaya koyuyor, istediğiniz gibi yapamazsınız, belli şartlarda yapabilirsiniz dendiğine göre bunu bir sermaye kısıtlaması veya tasarruf para birimi kısıtlaması olarak algılamak gerek." dedi.