Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Avrupa Basın Özgürlüğü Yasası'nı kabul etti

Strazburg merkezli Avrupa Parlamentosu
Strazburg merkezli Avrupa Parlamentosu © AP
© AP
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

AB, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanan 'Basın Özgürlüğü Yasası' kapsamında gazetecileri siyasi baskı ve gözetimlere karşı daha sıkı korumaya hazırlanıyor.

REKLAM

Yasa gazetecilerin, kaynaklarının gizliliğinin korunması ve gazetecilere karşı casus yazılım kullanılmasının yasaklanmasını içeriyor.

Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylamaya 464 milletvekili katıldı. 

Meclis'teki 92 'hayır'a karşı 307 vekil 'evet' yönünde oy kullandı. Oylamada 65 vekil de 'çekimser' kaldı.

Kabul edilen yasa, editoryal bağımsızlığı güvence altına alıyor ve medya sahipliği konusunda şeffaflığı arttırmayı amaçlıyor.

Ancak yasanın yürürlüğe girebilmesi için AB üyesi 27 ülke ulusal meclisi tarafından kabul edilmesi gerekiyor.

Değerler ve Şeffaflıktan Sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Vera Jourova, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada "bağımsız medyanın demokrasiler için vazgeçilmez olduğunu" belirterek "Medyayı korumanın demokrasilerin görevi olduğunu" dile getirdi. Yetkili, "tarihi" diye nitelediği oylamadan övgüyle bahsetti. 

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) de AP'deki oylamayı memnuniyetle karşıladı.

RSF Brüksel Şefi Julie Majerczak, "Yasanın kabulü Avrupa Birliği'nde bilgi edinme hakkı için önemli bir adım" diye konuştu.

Majerczak, AB üyesi ülkelere yasayı "şevkle" uygulama çağrısında bulundu.

Avrupa Basın Özgürlüğü Yasası'nın taslağı, Macaristan ve Polonya gibi AB üyesi ülkelerde medya çoğulculuğu ve bağımsızlığının gerilemesine ve Pegasus ve Predator gibi casus yazılımların gazetecileri hedef almak için kullanılmasına tepki olarak 2022 yılında Avrupa Komisyonu tarafından sunulmuştu. 

Jourova, Strazburg'da Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylama öncesinde yaptığı açıklamada, yasanın hükümlerinin Avrupa'da medyanın karşı karşıya olduğu "aşikar olan sorunları" ele aldığını söyledi.

Bunlar arasında "hükümetlerin editoryal kararlara müdahalesi, kamu medyası üzerindeki baskı, gazetecilerin gözetimi, medya sahipliğinin ve devlet reklamlarının şeffaf olmaması veya medya düzenleyicileri arasında koordinasyon eksikliği" yer aldı.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Macron, Paris’te Siyasal Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Filistin dayanışmasına tepki gösterdi

AB: Gazze’de açlık bir silah olarak kullanılıyor, gıda yardımı girememesi insan yapımı bir felaket

Türkiye'de yasal düzenlemeler sivil toplum kuruluşlarının hareket alanını daraltıyor | Rapor