Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

BAE OPEC'ten ayrıldı: İklim üzerindeki etkisi ne olacak?

ARŞİV - Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) logosu, 3 Mart 2022'de Avusturya'nın Viyana kentindeki OPEC merkezi dışında görülüyor.
ARŞİV - Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) logosu, 3 Mart 2022'de Avusturya'nın Viyana kentindeki genel merkez binasının dışında görülüyor. ©  AP Photo/Lisa Leutner, File
© AP Photo/Lisa Leutner, File
By Angela Symons & AP
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisi, üretimini neredeyse yüzde 50 oranında artırabilecek kapasiteye sahip.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, kasım ayında Abu Dabi’de düzenlenen bir petrol konferansında yaptığı konuşmada enerji talebinin “sürekli artacağını” belirterek, “Bugün enerji dönüşümü diye bir şey olmadığını, sadece enerjiye ekleme olduğunu ilan etme günü” ifadelerini kullanmıştı. Petrol yanlısı açıklamaları, ev sahibi Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) büyük destek toplamıştı.

REKLAM
REKLAM

Şimdi BAE’nin, küresel ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını kontrol eden petrol karteli OPEC’ten ayrılmasıyla bu yaklaşımı hayata geçirmeye yakın olduğu belirtiliyor.

BAE, son yıllarda OPEC’in kendisine düşük gelen üretim kotalarına karşı çıkıyordu. Bu kotalar, BAE’nin dünya piyasasına satabileceği petrol miktarını sınırlandırıyordu.

Capital Economics’in analizinde, “Enerji üretim kapasitesini son yıllarda ciddi şekilde artıran BAE, daha fazla petrol üretme konusunda istekliydi,” değerlendirmesi yer aldı.

OPEC’ten çıkış petrol arzını artırır mı?

BAE’nin OPEC’ten ayrılması, kısa vadede petrol arzı ve fiyatları üzerinde doğrudan büyük bir etki yaratmayabilir. Küresel enerji piyasası hâlâ, İran nedeniyle fiilen kapanan ve dünya petrol ve gaz ihracatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na bağlı durumda.

Ancak uzun vadede daha fazla üretim bekleniyor. BAE, üretimi “talep ve piyasa koşullarına uygun şekilde, kademeli ve kontrollü biçimde artıracağını” açıkladı.

Dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisi olan BAE, 28 Şubat’ta ABD-İsrail-İran savaşı başlamadan önce günde yaklaşık 3,4 milyon varil ham petrol üretiyordu. Mart ayında ise İran’ın füze ve İHA saldırıları nedeniyle üretim 1,9 milyon varile düştü. Analistlere göre ülke, günlük yaklaşık 5 milyon varil üretim kapasitesine sahip ve bu da OPEC içinde üretimi hızla artırabilecek az sayıda ülkeden biri olduğu anlamına geliyor.

Bir varil petrolün yakılması yaklaşık 0,43 ton karbon salımına yol açıyor. BAE’nin üretimi günde 1,6 milyon varil artırması halinde, yılda yaklaşık 250 milyon ton ek karbon salımı oluşabileceği hesaplanıyor. Bu miktar, İspanya’nın ya da BAE’nin yıllık toplam emisyonlarından daha yüksek.

BAE’nin OPEC’ten ayrılması, örgütün arz ve fiyatları kontrol etme gücünü zayıflatabilir. Ancak diğer OPEC üyelerinin de üretimi artırma yönünde harekete geçmesine yol açabilir.

Ayrıca bu adım, BAE’nin fosil yakıt üretiminin artırılmasını enerji politikasının merkezine koyan Donald Trump yönetimiyle daha yakın bir çizgiye geldiğine işaret ediyor. Trump yönetimi, düşük petrol fiyatlarını korumak için Körfez ülkelerinin üretimi artırmasını aktif olarak teşvik ediyor.

Körfez petrolü Avrupa’nın yeşil dönüşümünü finanse ediyor mu?

BAE, 2023 yılında COP28 zirvesine ev sahipliği yapmış ve burada yaklaşık 200 ülke, gezegeni ısıtan fosil yakıtlardan uzaklaşma yönünde tarihi bir anlaşmaya imza atmıştı.

Ancak iklim aktivistleri, konferansa şüpheyle yaklaşmıştı. Bunun temel nedenlerinden biri, BAE devlet petrol şirketi CEO’su Sultan el Jaber’in aynı zamanda COP28 başkanlığını yürütmesi ve buna paralel olarak petrol üretimini artırma planlarını denetlemesiydi.

Buna rağmen bazı uzmanlara göre BAE, petrol ve yenilenebilir enerji arasında bir tercih yapmak yerine her ikisini aynı anda büyütme stratejisi izliyor.

Ülkenin devlet destekli yenilenebilir enerji şirketi Masdar, hem ülke içinde hem de yurtdışında temiz enerji yatırımlarını hızla artırıyor. Şirket, TAQA, devlet yatırım fonu Mubadala ve devlet petrol şirketi ADNOC ile ortaklık içinde faaliyet gösteriyor.

Masdar, dünya genelinde 40’tan fazla ülkede yatırımlara sahip ve Avrupa’daki açık deniz rüzgâr enerjisi projelerinde önemli bir oyuncu haline gelmiş durumda. Portföyünde İskoçya’daki Hywind Scotland (dünyanın ilk yüzer offshore rüzgâr santrali), İngiltere’deki Dogger Bank South ve Almanya’daki Baltic Eagle Offshore Wind Farm gibi büyük projeler bulunuyor.

Bu durum, Körfez ülkelerinin bir yandan fosil yakıt üretimini sürdürürken diğer yandan küresel yeşil enerji yatırımlarında da etkin rol oynadığı yönündeki tartışmaları güçlendiriyor.

Fosil yakıtlara bel bağlamak iklimi riske atıyor

Ülke, OPEC’ten ayrılma kararının, “BAE’nin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonunu ve gelişmekte olan enerji profilini, ülke içi enerji üretimine hızlandırılmış yatırımı da içerecek şekilde yansıttığını” belirtti.

Fosil yakıtlar, ardı ardına verilen uluslararası taahhütlere rağmen küresel emisyonların bu yıl rekor seviyelere ulaşma yolunda olduğu hızlanan iklim krizinin başlıca itici gücü olmaya devam ediyor.

Paris Anlaşması’nın 1,5°C’lik ısınma eşiği içinde kalmak, bazı öngörülere göre 2028’in başına gelindiğinde fiilen imkânsız hale gelebilir.

BAE’nin OPEC’ten ayrılması, dünyanın en büyük üreticilerinden bazılarının, bilim petrolü çoktan bırakmamız gerektiğini söylerken bile dünyanın daha uzun süre petrol yakmayı sürdüreceğine oynadığını ve pozisyonlarını buna göre aldığını açıkça ortaya koyuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

BAE’nin OPEC’ten ayrılmasına rağmen petrol fiyatları artıyor: İran savaşında ateşkes çıkmazda

BAE 'ulusal çıkarları' gerekçe göstererek OPEC'ten ayrılma kararı aldı

BAE: İran savaşının çözümü için ateşkes yetersiz, Tahran'a güvenilmez