Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Isınan iklimle Avrupa’nın chikungunya odağı olabileceği öngörüldü

İklim değişikliği chikungunya virüsünü Avrupa'ya taşıyabilir.
İklim değişikliği chikungunya virüsünü Avrupa’ya taşıyabilir. ©  Cleared/Canva
© Cleared/Canva
By Marta Iraola Iribarren
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İklim değişikliği sivrisinekleri kuzeye doğru iterken, yeni bir araştırmaya göre Avrupa ve Kuzey Amerika chikungunya virüsü için yeni odak noktalarına dönüşüyor.

Yeni bir çalışmaya göre artan sıcaklıklar sivrisineklerin yaşam alanlarını genişleterek dünya genelinde chikungunya riski taşıyan bölgelerin sayısını artırabilir.

REKLAM
REKLAM

Çinli bilim insanlarının yürüttüğü ve Frontiers in Cellular and Infection Microbiology (kaynak İngilizce) dergisinde yayımlanan araştırma, chikungunya adlı sivrisinek kaynaklı viral hastalık için 139 ülke ya da bölgenin riskli olduğunu ortaya koydu. Bu da dünya kara yüzeyinin yüzde 21,3’üne karşılık geliyor.

“Ancak iklim değişikliği senaryolarında virüsün ılıman kuşaklara doğru, özellikle Kuzeydoğu Kuzey Amerika, Orta Avrupa ve Doğu Asya’ya doğru daha da yayılacağını gösteriyoruz” dedi çalışmanın ortak yazarı Dr. Ye Xu.

İklim sivrisinek davranışını nasıl değiştiriyor?

Chikungunya bugüne kadar ağırlıklı olarak tropik bölgelerde insan yerleşimlerinde yaşayan, sarıhumma sivrisineği olarak bilinen Aedes aegypti aracılığıyla bulaşıyordu.

Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliği ve bölgeler arası nüfus hareketliliği, hastalık taşıyan sivrisineklerin yayılışını ve virüs varyantlarının dolaşımını etkiledi.

2005-2006 yıllarında Hint Okyanusu’ndaki chikungunya salgını sırasında bilim insanları, virüsün farklı bir sivrisinek türüne, Asya kaplan sivrisineğine uyum sağlama yeteneğini artıran bir mutasyon geçirdiğini kaydetti.

“Bu sivrisinek sarıhumma sivrisineğine kıyasla daha serin koşullara daha iyi dayanabildiği için, ısınma geçmişte aşırı soğuk olan bölgelerde de yerleşmesine imkan tanıyabilir” dedi çalışmanın ortak yazarı Dr. Yang Wu.

“Uygun sivrisinek türleri bir bölgede kalıcı hale geldiğinde, chikungunya virüsünün yerel olarak bulaşma olasılığı artar.”

Araştırmacılar ayrıca daha yüksek sıcaklıkların virüsün sivrisinek vücudunda gelişme hızını artırdığını buldu. Sıcaklığın 18 ile 28 derece arasında olduğu koşullarda virüs, bulaşmaya hazır hale yaklaşık dört ila beş kat daha hızlı geliyor; bu da salgın riskini yükseltiyor.

Sivrisinekler ne kadar geniş bir alana yayılabilir?

Chikungunya küresel bir sağlık tehdidine dönüşmüş durumda, diye uyarıyor araştırmacılar. Yerel bulaşmanın bildirildiği ülke sayısı 114’e ulaştı; bu da dünya nüfusunun dörtte üçünden fazlasını risk altına sokuyor.

Olgu ölüm oranı binde yaklaşık 1,3; bu da her yıl yaklaşık 284 bin sakatlığa göre ayarlanmış yaşam yılına – yani hastalık ya da engellilik nedeniyle kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarına – mal oluyor.

Gelecekteki yayılımı öngörebilmek için araştırmacılar, dünya genelinde konum bilgisi içeren on binlerce kayıt üzerinden chikungunya virüsünün ve onu taşıyan iki sivrisinek türünün ekolojik gereksinimlerini modelledi.

Birleşmiş Milletler’in Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından geliştirilen 16 iklim senaryosunu temel alarak, bugünkü yayılış alanlarının şimdi ile 2100 arasında nasıl değişebileceğini öngördüler.

Bu senaryolar, sera gazı emisyonları ile toplumsal değişimlerin 2100 yılına kadar nasıl etkileşebileceğini simüle ediyor.

Hastalığın ne ölçüde yayılacağı seçilen iklim senaryosuna göre değişse de, Kuzey-Orta Avrupa, Kuzeydoğu Kuzey Amerika ve Doğu Asya sürekli olarak geleceğin sıcak noktaları olarak öne çıktı.

Virüs şu anda ne Avrupa’da ne de Kuzey Amerika’da endemik; bu bölgelerde görülen vakalar tropikal ya da subtropikal bölgelerden gelen yolcularla sınırlı.

Araştırmacılar, chikungunya virüsünün coğrafi yayılımının ve salgın potansiyelinin temel olarak bulaştırıcıları – yani virüsü taşıyan sivrisinekler – tarafından belirlendiğini ortaya koydu.

Ülkeler nasıl hazırlık yapabilir?

Pan Amerikan Sağlık Örgütü’ne göre 2025 yılında dünya genelinde 41 ülke ve bölgede 502 bin 264 chikungunya vakası bildirildi; bu vakalar 186 can kaybına yol açtı.

Araştırmacılar, bulaşıcı hastalıkların dağılımını köklü biçimde değiştiren iklim değişikliği koşullarında bu hastalık yükünün artmasının beklendiğini vurguladı.

“Halkın paniğe kapılmasına gerek yok, ancak sağlık sistemleri şimdiden hazırlık yapmalı” diye uyardı Dr. Xu.

Önerilen önlemler arasında sivrisineklerin izlenmesi, sağlık çalışanlarının virüsü hızla tanıyabilmesi için eğitim verilmesi, sivrisinek kontrolünün güçlendirilmesi ve salgınlar başlamadan önce hızlı müdahale planlarının oluşturulması yer alıyor.

Dr. Xu, “Bu adımlar, hastalığın bugüne kadar rutin bir halk sağlığı sorunu olmadığı ılıman bölgeler için özellikle önemli” diye ekledi.

Yazarlar, gelecekteki krizleri öngörebilmek için Birleşik Krallık, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Japonya gibi risk kuşakları üzerinde yer alan ülkelerin 2040’tan önce vektörlerin önleyici gözetimini ve klinik tanı eğitimini öncelik haline getirmesi gerektiğini belirtti.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Avrupa'da sağlık ve bakım çalışanlarının üçte biri kanser riskine maruz kaldı

IRC: Ebola salgını kayıtlara geçen en ölümcül salgına dönüşebilir

Zehirli yılanların mahallelere yayılma riski arttı