Kuzey Ege’nin gastronomi merkezlerinden Ayvalık’ta düzenlenen Uluslararası GastroFest, meze kültürü, zeytinyağlıları ve yerel lezzetleri öne çıkardı.
Kuzey Ege’nin önemli turizm merkezlerinden Ayvalık, 15-17 Mayıs tarihleri arasında ikinci kez düzenlenen Uluslararası Ayvalık GastroFest’e ev sahipliği yapıyor. Gastronomi profesyonelleri, şefler, akademisyenler ve üreticileri bir araya getiren festivalde tadım etkinlikleri, workshoplar ve gastro şovlar düzenleniyor.
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Uluslararası Gastrofest’in açılışında yaptığı konuşmada Ayvalık’ın gastronomi kimliğinin yalnızca mutfaktan ibaret olmadığını, üretim kültürü, kadın emeği ve yerel değerlerle şekillenen yaşayan bir miras olduğunu söyledi.
Ayvalık’ın “çok özel bir kent” olduğunu vurgulayan Ergin, bu topraklarda yemeğin yalnızca karın doyurmak anlamına gelmediğini belirterek, “Burada her tarifin bir hikâyesi, her sofranın bir hatırası vardır” dedi. Kuzey Ege’nin sadeliğini, doğallığını ve paylaşım kültürünü taşıyan Ayvalık mutfağını korumayı, geliştirmeyi ve dünyaya tanıtmayı görev edindiklerini ifade eden Ergin, göreve geldikleri ilk günden bu yana kentin üretim gücünü ortaya çıkarmak için çalıştıklarını kaydetti.
Kadın emeği ve üretim vurgusu
Gastronominin yalnızca restoranlar ve şeflerden oluşmadığını dile getiren Ergin, üreticiden pazarcıya, mandıra ustasından kadın kooperatiflerine kadar uzanan geniş bir değer zincirine dikkat çekti. Bu anlayış doğrultusunda yaklaşık yedi yıl önce kooperatifleşme çalışmalarını başlattıklarını belirten Ergin, kadın üreticilerin el emeği ürünlerini görünür hale getirdiklerini ve ekonomik yaşamda daha güçlü yer almaları için destek sunduklarını söyledi.
Ayvalık’ın üretim kültürünün Kaz Dağları’nın bereketi ve Kuzey Ege’nin meltemiyle şekillendiğini ifade eden Ergin, özellikle zeytin ve zeytinyağının kent için yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda hafıza ve kültürel kimlik anlamı taşıdığını vurguladı. “Zeytin ağacı bu kentin hafızasıdır; direncin, barışın ve bereketin simgesidir” diyen Ergin, Ayvalık’ın zeytinyağı, otları, mezeleri ve deniz ürünleriyle gastronomi alanında özel bir konuma ulaştığını söyledi.
Ayvalık Belediyesi’nin coğrafi işaret çalışmalarına da değinen Ergin, Ayvalık tost ekmeği, sakızlı kurabiye, lor tatlısı ve sepet peyniri için coğrafi işaret aldıklarını belirterek, yerel değerlerini koruyan kentlerin geleceğe daha güçlü yürüdüğünü ifade etti.
Gastrofest’in yalnızca bir festival olmadığını kaydeden Ergin, organizasyonun Ayvalık’ın geleceğine önemli bir iz bırakacağına inandıklarını söyledi. Dünyada gastronomi turizminin hızla büyüdüğünü belirten Ergin, insanların artık yalnızca bir kenti görmek için değil, o kentin mutfağını, üreticisini ve hikâyesini tanımak için seyahat ettiğini dile getirdi.
Festival kapsamında şefler, gastronomi uzmanları, üreticiler ve sektör temsilcilerinin üç gün boyunca workshoplar, gastro şovlar, tadım etkinlikleri ve söyleşilerle Ayvalık’ı büyük bir gastronomi sahnesine dönüştüreceğini belirten Ergin, organizasyonun aynı zamanda öğrenme, paylaşım ve kültürel etkileşim alanı sunduğunu söyledi. Özellikle gastronomi alanında kendini geliştirmek isteyen gençler için festivalin önemli bir ilham kaynağı olacağını ifade eden Ergin, “Geleceğin Ayvalık’ını gençlerimizle birlikte kuracağız” dedi.
Konuşmasının sonunda Ayvalık’ın yalnızca bir tatil kenti değil; üretim, kültür, sanat ve gastronominin güçlü merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Ergin, festivalin kentin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını belirtti. Festivalin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Ergin, “Ayvalık’ın sofraları her zaman açıktır. Bu kent paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte üretmeyi bilir” ifadelerini kullandı.