Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Hollanda'ya iklim muhtırası: Mahkeme batan adanın sakinlerinin korunmasına hükmetti

Bu 7 Mayıs 2018 tarihli arşiv fotoğrafında, Hollanda Karayipleri'ndeki Bonaire adası görülüyor.
Bu 7 Mayıs 2018 tarihli arşiv fotoğrafı, Hollanda Karayipleri'ndeki Bonaire adasını gösteriyor. ©  Stephan Kogelman
© Stephan Kogelman
By Mike Corder & AP
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bonaire halkı için kapsamlı bir zafer niteliğindeki kararda, Lahey Bölge Mahkemesi Hollandalı yetkililerin ada sakinlerine ayrımcılık yaptığını hükme bağladı.

Lahey'de mahkeme bugün (28 Ocak) aldığı kararla, Hollanda hükümetine Karayipler’deki küçük Bonaire Adası’nda yaşayanları iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden korumak üzere bir plan hazırlama talimatı verdi. Karar, ada halkı için önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Lahey Bölge Mahkemesi, Hollanda makamlarına yönelik dikkat çekici bir eleştiride bulunarak, hükümetin iklim değişikliğine karşı “zamanında ve uygun önlemler” almaması nedeniyle adanın 20 bin sakinine ayrımcılık yaptığına hükmetti.

Yargıç Jerzy Luiten, kalabalık mahkeme salonunda yaptığı açıklamada, “Ada halihazırda tropikal fırtınalar ve aşırı yağışlar nedeniyle su baskınlarından zarar görüyor ve birçok araştırmacıya göre bu durum önümüzdeki yıllarda daha da kötüleşecek,” dedi.

“En ihtiyatlı tahminler bile, adanın bazı bölümlerinin 2050’ye kadar — yani 25 yıl içinde — sular altında kalacağını öngörüyor.”

Greenpeace’in desteklediği ve 8 Bonaire sakini tarafından açılan dava, hükümeti artan sıcaklıklar ve yükselen deniz seviyelerinin etkilerine karşı vatandaşlarını daha iyi korumaya zorlamayı amaçlıyordu. Kararın, başka ülkelerde benzer hukuki girişimler için emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.

'Artık ikinci sınıf vatandaş değiliz'

Ada sakinlerinden Jackie Bernabela, “Yargıçlar bizi dinledi,” dedi. “Artık ikinci sınıf vatandaş değiliz. Eşitlik. Çok mutluyum.”

90 sayfalık gerekçeli karara hükümetten henüz bir yanıt gelmedi. Hükümetin kararı temyize götürme hakkı bulunuyor.

Karardan önce yapılan bir açıklamada Greenpeace Hollanda’dan Marie Vellekoop, “Mahkemenin devleti, iklim krizinin yol açtığı aşırı hava olayları ve diğer sonuçlara karşı insanları korumak için somut önlemler almaya zorlaması, tarihi önemde bir zafer olur,” demişti.

Dava, Bonaire’in 2010 yılında St. Eustatius ve Saba ile birlikte Hollanda’nın özel belediyeleri haline gelmesi nedeniyle Lahey’de görüldü. Adanın 20 bin sakini, sömürge geçmişleri nedeniyle Hollanda vatandaşı.

Hollanda iklim kurallarını sıkılaştırmak zorunda kalacak

Hükümet avukatları, Hollanda’nın sera gazı emisyonlarını azaltma ve uyum çalışmalarıyla iklim değişikliğiyle mücadelede ilerleme kaydettiğini savundu. Hükümet adına konuşan avukat Edward Brans, konunun yargıçlar tarafından değil, ulusal yönetimlerce ele alınması gerektiğini söyledi.

Ancak mahkeme, hükümetin çabalarının yeterli olmadığına hükmetti. Kararda, 2030’a kadar 1990 seviyelerine kıyasla emisyonları yüzde 55 azaltma hedefinin bağlayıcı olmadığı ve hava ile deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonları tam olarak kapsamadığı belirtildi. Mahkeme ayrıca, Hollanda’nın 2030 hedefini tutturmasının “son derece düşük bir ihtimal” olduğunu kaydetti.

Karar, ekim ayı sonunda yapılan genel seçimlerin ardından yeni bir hükümet kurmak için yürütülen haftalar süren görüşmelerin, merkezci D66 lideri Rob Jetten’in başını çektiği yeni bir azınlık koalisyonuyla sonuçlanmasının beklendiği bir döneme denk geldi.

Fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmayı ve karbon emisyonlarını ciddi biçimde düşürmeyi amaçlayan birçok yasayı hayata geçirdiği dönemde “iklim itici gücü” lakabını alan Jetten’in liderliğindeki yeni hükümetin, mahkeme kararına uygun şekilde iklim önlemlerini sıkılaştırması gerekecek.

Yeni bir Urgenda davası mı?

Bu, Lahey Bölge Mahkemesi’nin bir iklim davasında verdiği ilk çığır açıcı karar değil. Aynı mahkeme, 10 yıldan fazla süre önce dönüm noktası niteliğindeki Urgenda davasının ilk aşamasına da bakmıştı. O dava, 2019’da Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin iklim aktivistleri lehine karar vermesi ve hükümete sera gazı emisyonlarını azaltma talimatı vermesiyle sonuçlanmış, dünya genelinde benzer davaların önünü açmıştı.

Urgenda kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Birleşmiş Milletler’in en yüksek yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı’nın yakın tarihli iklim kararlarında da önemli bir referans noktası oldu. Her iki mahkeme de iklim değişikliğiyle mücadele edilmemesinin uluslararası hukukun ihlali olduğuna hükmetti.

2023’e kadar geçen 10 yılda deniz seviyeleri küresel ölçekte ortalama 4,3 santimetre yükseldi. Pasifik’in bazı bölgelerinde bu artış daha da yüksek oldu. Fosil yakıtların yakılması nedeniyle dünya, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,3 santigrat derece ısındı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Küresel yükselişin tersi: Grönland’da deniz seviyesinde düşüş bekleniyor

İskoçya denizlerinin üçte birinden fazlası korumada: Trol avı neden hâlâ serbest

İlk iklim göçmenleri: Tuvalu'dan ayrılıp Avustralya'da yeni bir hayata başladılar