Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AP'den sığınmacıların üçüncü ülkelere gönderilmesine onay

Bu fotoğrafta bir grup insanın sırada beklediği görülüyor.
Bu fotoğrafta bir grup insanın sırada beklediği görülüyor. ©  AP
© AP
By Vincenzo Genovese
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Avrupa Parlamentosu, sığınmacıların daha önce hiç bulunmadıkları güvenli üçüncü ülkelere gönderilmesine olanak tanıyan yasa değişikliğini onayladı. Düzenleme, İngiltere'nin iptal edilen Ruanda planına benzer modellerin önünü açıyor.

Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği'ne (AB) ulaşan sığınmacıların, iltica başvuruları sonuçlanmadan önce kendileriyle hiçbir bağlantısı olmayan ülkelere transfer edilmesini öngören tartışmalı bir yasa değişikliğini kabul etti.

Salı günü onaylanan ve İltica Prosedürü Tüzüğü (APR) kapsamında yer alan bu değişiklik, sığınmacı ile transfer edileceği ülke arasında bir bağ bulunması zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.

Bu yeni düzenleme, ulusal makamların sığınmacıları daha önce hiç ayak basmadıkları devletlere gönderebilmesine yasal zemin hazırlıyor.

Karar, AB üyesi devletlerin para karşılığında Avrupa'dan gelen göçmenleri kabul edecek yabancı hükümetlerle anlaşma yapmasının önünü açıyor.

Bu model, İngiltere'de önceki hükümetin Ruanda ile uygulamaya çalıştığı, ancak İngiliz yüksek mahkemesi tarafından engellenen ve mevcut hükümetçe tamamen rafa kaldırılan plana benzerliğiyle dikkat çekiyor.

Yeni AB tüzüğüne göre, bir sığınmacı, AB üyesi bir devletle anlaşması bulunan ve güvenli kabul edilen hemen hemen her ülkeye gönderilebilecek. Buradaki güvenli ülke tanımı, uluslararası koruma arayan kişinin uluslararası standartlara uygun muamele görmesi şartına bağlanıyor.

Getirilen güvenceler arasında sığınmacıların zulüm ve ciddi zararlardan korunması, geri göndermeme ilkesine saygı duyulması, Cenevre Mülteci Sözleşmesi kapsamında etkin koruma imkanı sağlanması ve işleyen bir iltica sistemine erişim bulunuyor.

Ayrıca transfer edilen kişilere oturum hakkının yanı sıra eğitim ve çalışma izinlerinin de verilmesi gerekiyor. Ancak bu yeni hüküm, refakatsiz çocuklar için uygulanmayacak; onların başvuruları Avrupa ülkeleri veya bağlantılı oldukları ülkeler tarafından değerlendirilmeye devam edecek.

Dosyanın raportörü Alman parlamenter Lena Düpont, değişikliğin uluslararası hukuka uygun olduğunu savunarak, bu adımın iltica taleplerinin Avrupa sistemini uzun süre meşgul etmesini engelleyeceğini belirtti. Düpont, düzenlemenin amacını şu sözlerle ifade etti:

"Bu oylama, AB üye devletlerinin üçüncü ülkelerle iş birliğini eskisinden farklı bir şekilde kullanmasına olanak tanıyacak."

Değişiklik Avrupa Parlamentosu'nda 396 lehte, 226 aleyhte ve 30 çekimser oyla kabul edildi. Oylama tablosu, Avrupa Halk Partisi'nin (EPP), sağ kanat Avrupa Muhafazakarları (ECR) ve aşırı sağcı gruplarla iş birliği yaptığını, Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) ile Yenilenen Avrupa (Renew Europe) grubunun ise büyük ölçüde karşı oy kullandığını gösterdi.

Bu durum, Ursula von der Leyen Komisyonu'nu destekleyen parlamento ittifakında göç dosyalarında sıkça görülen çatlağı bir kez daha derinleştirdi.

Bazı sol ve liberal milletvekilleri, bağlantı kriterinin kaldırılmasının üçüncü ülkeler tarafından bir araç olarak kullanılma riski yarattığını savundu. S&D milletvekili Cecilia Strada, bu durumun yaratacağı tehlikeye dikkat çekerek endişelerini şu ifadelerle dile getirdi:

"Para isteyen her ülke bu tür bir anlaşmayı veya düzenlemeyi kabul etmeye istekli olacaktır. Bu üçüncü ülkeler daha fazlasını istediğinde neler olduğunu zaten gördük. Avrupa'ya şantaj yaparlar."

Strada ayrıca bu değişikliğin sadece sığınmacıların temel hakları için değil, Avrupa demokrasileri için de kötü bir fikir olduğunu vurguladı.

Sivil toplum kuruluşları da benzer endişeler taşıyor. Avrupa Mülteci ve Sürgün Konseyi (ECRE), üçüncü ülkelerde yeterli korumaya erişimin şüpheli olduğunu ve yeni yasanın şiddet mağdurları ve LGBTQ+ bireyler gibi savunmasız gruplar için riskleri artırdığını belirtiyor.

ECRE ayrıca, temyiz başvurularındaki otomatik askıya alma etkisinin kaldırılmasını eleştirerek, insanların mahkeme kararı çıkmadan sınır dışı edilebileceği uyarısında bulundu.

Parlamento aynı gün, iltica süreçlerini hızlandırmak amacıyla AB'nin ilk "güvenli menşe ülkeler" listesini de onayladı. Listede Bangladeş, Kolombiya, Mısır, Hindistan, Kosova, Fas ve Tunus'un yanı sıra Ukrayna hariç tüm AB aday ülkeleri yer alıyor. Türkiye'nin de bir aday ülke statüsünde olması, bu kapsamda değerlendirileceği anlamına geliyor.

Güvenli menşe ülke kavramı, güvenli üçüncü ülke kavramından farklı olsa da her ikisi de Avrupa'daki iltica sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.

AB hukukuna göre, güvenli menşe ülke olarak etiketlenen devletlerin vatandaşı olan göçmenlerin başvuruları hızlandırılmış prosedürlerle değerlendirilecek ve reddedilme süreçleri daha hızlı işleyecek.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İspanya’nın 500 bin sığınmacıya yasal statü planı AB’de tartışma yarattı

İspanya'dan dev göçmen adımı: 500 bin kişiye yasal statü veriliyor

Brüksel, AB'den sığınmacıların daha kolay gönderilmesini hedefliyor