Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, geçen yıl Lahey’de düzenlenen NATO zirvesine de davet edilmiş, ancak davet Trump yönetiminin talebi doğrultusunda daha sınırlı tutulmuştu.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesine davet edildiği, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tarafından doğrulandı. Rutte, İsveç’te gerçekleştirilen dışişleri bakanları toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında, “Kendisine daveti zaten ilettim. Zirvede yer alacak,” dedi.
Zelenskiy, geçen yıl Lahey’de düzenlenen NATO zirvesine de davet edilmiş ancak davet, Trump yönetiminin talebi doğrultusunda daha sınırlı tutulmuştu.
Bu yıl Zelenskiy’nin zirve kapsamındaki kapalı oturumların kaçına katılacağı ise henüz netlik kazanmadı. Geçen yıl Beyaz Saray, Ukrayna savaşının zirvenin ana gündemi olmasına karşı çıkmış; bunun yerine müttefik ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5’ine çıkarma taahhüdü vermesini öncelikli hedef haline getirmişti.
Bu yaklaşım, 2024 yılında Washington’da Joe Biden yönetimi döneminde düzenlenen zirveyle keskin bir tezat oluşturmuştu. Söz konusu zirvede Zelenskiy onur konuğu olarak ağırlanmış, müttefikler de Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda “geri döndürülemez bir yolda” olduğunu ilan etmişti. Ancak Trump döneminde bu tür taahhütlerin artık gündemde olmadığı belirtiliyor.
İsveç’te bu hafta düzenlenen toplantı ise Ankara’daki liderler zirvesi öncesinde kritik bir hazırlık aşaması olarak değerlendirildi.
Toplantıya katılan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Washington yönetiminin, NATO müttefiklerinin İran savaşında ABD ve İsrail’e destek vermemesine yönelik rahatsızlığını yineledi.
Rutte ile birlikte toplantı marjında konuşan Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konudaki “hayal kırıklığını” liderler düzeyinde bizzat dile getireceğini ifade etti.
Rubio, NATO liderlerinin İran savaşına başlangıçta destek vermemeleri nedeniyle Trump’ın duyduğu rahatsızlığa yanıt vermek zorunda kalacaklarını belirterek, konunun “ele alınması gerektiğini” söyledi.
Trump, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sürpriz saldırılarıyla başlayan savaşın ardından NATO müttefiklerini birçok kez sert sözlerle eleştirmişti.
Müttefik ülkelerin savaşın askeri stratejisi ya da hedefleri konusunda önceden bilgilendirilmediği ve Avrupa ülkelerinin büyük bölümünün çatışmanın tarafı olma yükümlülüğü hissetmediği ifade ediliyor. Ancak Trump farklı bir tutum sergileyerek Avrupa ülkeleri ile Kanada’yı “korkaklıkla” suçladı.
Trump, dünya petrol ve doğalgaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik su yolu olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda müttefiklerin destek vermediğini savundu.
Sosyal medya paylaşımında “Çözüm Hürmüz Boğazı’nı açmaktır” ifadelerini kullanan Trump, bunu “çok düşük riskli basit bir askeri manevra” olarak nitelendirdi ancak müttefiklerin “yardım etmek istemediğini” söyledi.
Trump paylaşımında büyük harflerle “KORKAKLAR… Bunu HATIRLAYACAĞIZ!” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan Rubio, İran’daki çatışmayı sona erdirebilecek olası bir anlaşmaya dair umut verici mesajlar da verdi.
“Devam eden görüşmelerden gelecek haberleri bekliyoruz, hafif de olsa bir ilerleme sağlandı,” dedi.
İran Dışişleri Bakanı, son teklifleri görüşmek üzere Pakistan İçişleri Bakanı ile bir araya geldi; İran basınındaki haberlere göre taraflar arasındaki "uçurumların daraldığı" ifade edildi.
Rubio, İran'ın nükleer silah elde etme yönündeki hedeflerinden vazgeçmesine ilişkin ABD taleplerinin Washington ekibi için kırmızı çizgi olduğunu vurguladı.
“Temel hususlar değişmedi” diyen Rubio, “İran'ın nükleer silahı olamaz ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum meselesini ele almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ayrıca İran'ın, savaşın ilk günlerinde kontrolünü ele geçirdiği Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddia etmeye çalıştığını da anlattı.
Rubio, “İran bir geçiş ücreti sistemi kurmaya çalışıyor,” dedi.
“Uluslararası bir su yolunda böyle bir geçiş ücreti sistemi için Umman'ı da yanlarına çekmeye çalışıyorlar,” diye konuştu.
Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu NATO müttefikleri, çatışmalar sona erir ermez Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için düzenlenecek operasyona katılma taahhüdünde bulundu.