Bu yaklaşım, radyoterapinin sağlıklı dokular üzerindeki yan etkilerini azaltmayı amaçlıyor. Proje, lityum-6 kullanımına dayanıyor.
Portekiz'deki Aveiro Üniversitesi'nden araştırmacılar, radyoterapinin uygulanma şeklini önemli ölçüde iyileştirebilecek karbon nanokapsülleri kullanarak kanser tedavisinde yeni bir yaklaşıma öncülük ediyor.
CarboNCT projesi, geleneksel olarak Nötron Yakalama Terapisi (NCT) tekniğinde kullanılan bor-10 elementine alternatif olarak, ilk kez lityum-6 kullanımına odaklanıyor. Temel hedef; tümörü çevreleyen sağlıklı dokulara verilen zararı en aza indirirken, radyoterapinin etkinliğini en üst düzeye çıkarmak.
Bu yöntemle, kanserli hücrelerin içine spesifik bir element (lityum-6) enjekte ediliyor. Bu element nötronlarla vurulduğunda, sadece hedef hücreyi yok etmeye yetecek kadar enerji açığa çıkaran bir nükleer reaksiyon tetikleniyor. Reaksiyonun en büyük özelliği, son derece kısa bir menzile sahip olması ve etkisinin pratik olarak tek bir hücre düzeyiyle sınırlı kalması.
Aveiro Üniversitesi ekibi, tedavi hassasiyetini ve verimliliğini artırmak amacıyla lityum-6'nın potansiyelini keşfediyor. Proje koordinatörü Gil Gonçalves, bu nanokapsülleri "çok fonksiyonlu" olarak tanımlıyor; bu yapılar yüksek konsantrasyonda aktif izotop taşırken, terapinin genel güvenliğini de artırıyor.
'Vur-kaç' değil, 'nokta atışı'
Terapinin en büyük zorluklarından biri, aktif elementin tümör hücrelerine yeterli miktarda ulaşmasını sağlamaktır. Geliştirilen bu mikroskobik yapılar, bileşiğin stabilitesini artırıyor ve daha kontrollü bir iletim sağlayarak olası toksik etkileri azaltıyor.
Gonçalves, sonuçların oldukça umut verici olduğunu belirterek, "Nanokapsüller, kanserli olmayan hücrelerde yüksek biyouyumluluk sergilerken, tümör hücrelerinde etkili bir birikim kapasitesi gösterdi," dedi. Ayrıca, parçacıkların doğal floresan özelliği sayesinde hücre içindeki varlıkları izlenebiliyor, bu da tedavinin takibi için kritik bir araç sunuyor.
Kanserle mücadelede gelecek vizyonu
Coimbra ve Pavia üniversiteleriyle ortaklaşa yürütülen projenin sonuçları doğrulanırsa, bu yaklaşım klinik uygulamalara evrilebilir ve nötron terapisi için yeni nesil ilaçların önünü açabilir.
Kanser, modern tıbbın karşılaştığı en büyük zorluklardan ve dünya genelinde ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam ediyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) göre, 2022 yılında 15 yaşına kadar olan çocuk ve gençlerde en yüksek kanser görülme oranına sahip olan Portekiz'de her 100 bin çocukta 19 vaka teşhis edildi.
Yine 2022 yılında ülkede yaklaşık 69 bin yeni kanser vakası görülmüş ve bunun sonucunda yaklaşık 33 bin kişi hayatını kaybetti. Bu verilere dayanarak, nüfusun yaklaşık yüzde 29'unun 75 yaşından önce kansere yakalanma riski altında olduğu biliniyor.
Portekiz'de yeni kanser vakalarının 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 20 oranında artması bekleniyor. Bu oran, Avrupa Birliği'nin yüzde 18'lik tahmininin üzerinde seyrediyor. Sadece Porto'daki Portekiz Onkoloji Enstitüsü'nde (IPO) her yıl 10 bin yeni kanser vakası teşhis ediliyor.