Son Dakika

Son Dakika

Oslo Anlaşması'ndan 25 yıl sonra Filistin'de ne değişti?

Okunan haber:

Oslo Anlaşması'ndan 25 yıl sonra Filistin'de ne değişti?

 Yaser Arafat, israil, clinton
@ Copyright :
Gary Hershorn
Metin boyutu Aa Aa

Filistin halkının barışa dair özlemlerini gidermesi beklenen Oslo Anlaşması'nın üzerinden 25 yıl geçti. Filistin Kurtuluş Örgütü, 25 yıl önce Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin yüzde 22'sinde bir Filistin devletinin kurulması için Filistin topraklarının yüzde 78'inden vazgeçti.

Oslo Anlaşması'yla dünya İsrail'i tanıdı, Filistin halkının haklarını değil. Anlaşma aynı zamanda Filistinliler için hak olan direnişi de bitirdi.

Fawzy Barhoum Hamas'ın sözcüsü

13 Eylül 1993'te imzalanan anlaşmadan bugün geriye barış umudu kalmadı; İsrail çıkarlarında ısrar ediyor, Filistin topraklarındaki işgal büyüdü ve tel Aviv anlaşmayı birçok yönden geçersiz hale getirdi.

Peki 25 yılı geride bırakan Oslo Anlaşması bugün nasıl değerlendiriliyor?

Filistin İslami Cihat Örgütü: Bizim için felaket

Filistin İslami Cihat Örgütü'nden Mohammed Shallah, Oslo Anlaşması'nı gerçek bir felaket olarak görüyor. Shallah'a göre İsrail'in Filistin topraklarının yüzde 80'ini işgalini tanıyan anlaşmayı imzalayan Filistinli bir grubun varlığı, halkı oldukça etkiledi. Mohammed Shallah, "Eğer bunu kabul edenler bir zamanlar direnişe inanan Filistin halkının bir parçasıysa, bu bizim için felakettir." diyor.

Anlaşma İslami Cihat Örgütü'ne göre Filistin'in Filistinliler için olduğu inancına ve Filistinlilerin haklarına zarar verdi. Shallah Oslo Anlaşmasını, ek maddelerini, bu anlaşmayı kabul ve takip edenleri reddettiklerini söylüyor, çünkü ona göre anlaşma Filistinlilerden çok İsrail'in lehineydi.

Hamas: Anlaşmayı kabul edemeyiz

Hamas'ın lideri Mahmoud Al Zahhar'sa İsrail işgaliyle ilgili politik tecrübelerinin ve inançlarının, bu işgalin müzakereler yoluyla bitmeyeceğini onlara öğrettiğini söylüyor. Al Zahhar, anlaşmaların onlara bir kazanç sağlamayacağını bildiklerini ekliyor. Ona göre haklarını almalarını sağlayacak tek yol direniş: Bu yüzden bütün Filistin'in Filistinlilere ait olduğu inancı değişmemeli ve topraklarının yüzde 80'ini İsrail'e veren Oslo Anlaşması kabul edilmemeli.

"Bu topraklar bizim için kutsal topraklar ve üzerinde İsrail varlığını asla kabul etmeyeceğiz. Bu nedenle bizim gerçek pusulamız inancımız."diyor Al Zahhar.

Hamas'ın sözcüsü Fawzy Barhoum da Oslo Anlaşması'nı Filistinliler için felaket olarak nitelendiriyor, Filistin davasını bitiren ulusal bir felaket. Barhoum, anlaşmanın Kudüs'te ve topraklardaki haklarını bitirdiğini söylüyor.

Filistin Halk Partisi'nden Waleed Al Awad ise anlaşmanın iki tarafı olduğunu düşünüyor: Filistin devletinin varlığını ve burada Filistin halkının haklarını tanıyan olumlu yanı ve İsrail devleti eliyle anlaşmanın uygulanmasında getirilen kısıtlamalar. Al Awad'a göre Filistinlilerin uluslararası destek bulamaması İsrail'in anlaşmanın hükümlerine uymamasına neden oldu.

Oslo Anlaşması'nın tarihi ve içeriği

Oslo Anlaşması, İsrail Hükümeti ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında ilk defa 1993 yılında barış sürecini başlatmak için imzalandı. Anlaşmanın ana destekçisi Amerika Birleşik Devletleri'ydi, bu da birinci anlaşmanın Washington'da imzalanmasını açıklıyor.

Anlaşmanın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararlarına dayanan "Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkını" yerine getirmeye yönelik süreci başlatması hedefleniyordu.

Anlaşmayla FKÖ İsrail devletince Filistin halkının temsilcisi olarak tanındı ve müzakereler iki taraf arasında yapıldı.

İkincisi Mısır'da imzalanan Oslo Anlaşmaları, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde sınırlı özerklik verilen bir Filistin yönetimi kurdu. FKÖ İsrail ile müzakerelerin daimi ortağı olarak kabul edildi. Anlaşmanın üzerinde durması beklenen en önemli konular, İsrail ve Filistin sınırları, İsrail'in yerleşimi, Kudüs'ün durumu, İsrail'in Filistin özerkliğini tanımasından sonra bölgedeki askeri varlığı ve kontrolü, ayrıca Filistinlilerin geri dönüş hakkıydı.

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Filistin'in 'cesur kızı' Tamimi'den İsrail işgaline karşı eğitimle direniş çağrısı

Pink Floyd'un efsane solistinden Lana Del Rey'e 'İsrail' tepkisi

Almanya'da aşırı sağın yükselişi: Yüzleşmek zorundayız