Son Dakika

Suriyeli çocuklar gelecek hayallerini kadraja sığdırdı

Suriyeli çocuklar gelecek hayallerini kadraja sığdırdı
Telif hakkı
Omar Koulko/Katılımcı
Metin boyutu Aa Aa

Savaşın çocuk ruhları üzerindeki etkilerinden kurtulmaları için farklı entegrasyon projelerine konu olan Suriyeli çocuklar, bu kez duygularını fotoğraf kadrajları içerisine sığdırdılar.

“Gelecek Hayalleri” isimli fotoğraf sergisi aracılığıyla Türkiye’de yaşayan 60 Suriyeli ve Türk çocuk, fotoğrafın sihirli diliyle dünyalarını betimlemek üzere Avrupa Birliği’nin finansal desteği, UNICEF ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ve İran asıllı Fransız fotoğraf sanatçısı Reza Deghati işbirliğinde 10-15 Eylül tarihleri arasında Ankara Cer Modern’de yeteneklerini sergiliyorlar.

Serginin üçüncü durağı Ankara

Sergi, Mayıs ayında Paris'te, Haziran'da da New York'ta sanatseverlerin beğenisine sunulmuştu.

Bir yıl önce başlatılan projeye, Gaziantep, İstanbul ve İzmir’den yaşları 11 ila 18 arasında değişen çocuklar katıldı ve bu süreçte Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın illerde bulunan gençlik merkezlerinde eğitim aldı; Reza Deghati ve yerel eğitmenler tarafından dört ay boyunca fotoğraflarla hikaye anlatımı öğretildi.

Türkiye'de geçici koruma altında 3,6 milyondan fazla Suriyeli bulunurken, bunların 1,6 milyonunu 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. Bu çocukların ise 400 bin kadarının eğitim dışında kaldığı tahmin ediliyor. Dolayısıyla yaygın eğitim programı kapsamındaki benzeri projeler, eğitimin bir ayrıcalık olmak yerine bir hak olduğunu vurgulamaları açısından önem taşıyor.

Birlikte yaşama bilincine katkı

Proje ile sadece çocukların gelecek hayalleri fotoğraflar aracılığıyla aktarılmakla kalmadı, aynı zamanda Türk ve Suriyeli çocukların ortak bir proje etrafında bir araya gelmesi, birlikte çalışmayı öğrenmesi, gelecek hayallerine dair fotoğraflar üzerinden yaşamlarının farklı yönlerini paylaşması sağlandı. Projenin bir diğer katkısı ise çocukların özgüven geliştirmelerine, kendilerini ifade etmelerine, yaratıcılıklarına bir katkı sağlamak.

Proje katılımcılarından Suriyeli Rama Masri (16), yaklaşık dört yıl önce Halep'ten İstanbul'a geldi. Babası ve erkek kardeşi çalışırken, o annesiyle birlikte evde oturuyor. Bir yandan da Türkçe derslerine gidiyor. Yanan bir evin fotoğrafına bakan başörtülü bir kızın fotoğrafını çektiği ve "Hatıralar" başlığını koyduğu eseriyle sergiye katıldı.

Euronews Türkçe'ye yaptığı açıklamada, Masri, "İstanbul'a hayran olduğum için bu projeye katılarak fotoğraf çekmeyi öğrenmek istedim," diyor.

Saçları rüzgarda uçuşurken hayran hayran Boğaz'ı seyreden bir kızı odağına yerleştirdiği "Soluklanmak" başlıklı fotoğrafıyla katılan Furkan Uygun ise, 16 yaşında liseli bir Türk çocuk.

Euronews Türkçe'ye konuşan Uygun, "projeye fotoğrafçılığa duyduğum ilgiden dolayı katılmak istedim. Aldığım eğitimden sonra çevreme bakmak yerine çevremdekileri görüyorum," diyor.

Sergi açılışına Ankara ve çevre illerden katılanların ise ağız birliği etmişçesine vurguladıkları şey, katılımcı çocukların yarısının derin bir savaş travmasından, korku ve acılardan geçmiş olmalarına rağmen fotoğraf kadrajlarına bir şekilde umudu, renkleri ve çocuksuluğu sığdırmış olmaları.

Sergi açılışına katılan bir genç olan Senay Şahin ise, Ankara'da bir üniversitenin güzel sanatlar fakültesinde okuyor, daha önce de fotoğrafçılık konusunda dersler almış. Sergide en çok 16 yaşındaki Suriyeli sığınmacı Omar Koulko'nun suyun kenarına düşmüş papatya fotoğrafını beğenmiş.

Euronews Türkçe'ye konuşan Şahin, "İç savaştan kaçarken botları patlayıp kıyıya vuran çocukları anımsattı bana bu fotoğraf. Sığınmacıların yaşanmışlıklarını çok çarpıcı biçimde görüyoruz," diyor.

Bir sokak köpeğinin patisini sokaktan geçen birine uzattığı bir fotoğraf karesine hayranlıkla bakan Elif Nur Sarı, bu fotoğraftan yola çıkarak Suriyeli ve Türklerin bir arada, dayanışma içerisinde yaşayabileceğini söylüyor ve yardımlaşmanın çok önemli olduğunu düşünüyor.

Euronews Türkçe'ye konuşan Sarı, "Bu ve buradaki diğer tüm fotoğraflar birlikte yaşamanın anlamını, millet, ırk farkı olmadan kardeş olabileceğimizi gösteriyor. Yardımlaşmak önemli," diyor.

"Renklerin peşini bırakmamışlar"

Merve Gezer de sergide rengarenk kuş yuvalarının olduğu bir tabloyu hüzünlü ve duygusal bakışlarla inceliyor.

Euronews Türkçe'ye konuşan Gezer duygularını şu şekilde ifade ediyor:

"Resimlerin altındaki yaşlara baktığımızda hepsi çok küçük. Hepsi hayata çok zor koşullarda başlamışlar, ama resimlerde hep renk var. Umudu yitirmemişler. Çok ders alınabilecek resimler. Sanki profesyonel bir sergi gezdiğimi hissediyorum. Her bir resimde çok fazla hikaye, çok fazla umut var. Rengarenk bir kuş yuvasını çekmişler, ama bu sahip olunacak bir hayat, bir ev, bir özgürlük ifadesi bu aslında. Renklerin peşini bırakmamış çocuklar."

UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle, euronews Türkçe'ye projenin hedef ve sonuçlarına dair görüşlerini paylaştı:

"Bu çocuklar, birlikte saha ziyaretlerinde bulundular; fikir paylaşımı yaptılar ve tüm bunlar yaşadıkları ortamda toplumsal dayanışmaya katkı sağladı. İstanbul, Gaziantep ve İzmir kentinin seçilmesi, bu kentlerde çok fazla sayıda Suriyeli mülteci bulunmasıyla ve gençlik merkezlerinin aktif olmasıyla alakalı. Altmış çocuğun bir araya gelmesi önemli bir başlangıç. İlk baştaki beklentilerimizi de aşan bir sonuca ulaştık ve programı ileride de devam ettirerek çok fazla sayıda gence ulaşmak istiyor, gizli yetenekleri ortaya çıkarmayı hedefliyoruz."

Gelecek Hayalleri sergisi bu anlamda fotoğrafların görselliği üzerinden eğitimin somutlaştırılması, toplumsal uyuma dair farkındalık oluşturulması ve yaygın eğitim programlarının çocukların gündelik hayatı üzerindeki izdüşümünü göstermesi, bir arada uyum içinde yaşamayı vurgulaması açısından önemli.

Euronews artık Internet Explorer üzerinden erişilebilir değil. Bu tarayıcı artık Microsoft tarafından güncellenmiyor ve en son teknik yenilikleri desteklemiyor. Sizi; Esge, Safari, Google Chrome veya Mozilla Firefox gibi başka tarayıcıları kullanmaya davet ediyoruz.