Son Dakika
Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Medeni Yıldırım davası: TÜBİTAK olayın görüntülerine dair bilirkişi raporu hazırlamayacak

Medeni Yıldırım davası: TÜBİTAK olayın görüntülerine dair bilirkişi raporu hazırlamayacak
©  AFP
Metin boyutu Aa Aa

Diyarbakır Lice'deki karakol protestosunda Medeni Yıldırım'ın ölümünden sorumlu tutulan er Adem Çiftçi hakkında açılan davanın 9'uncu duruşması, Diyarbakır 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Adem Çiftçi hakkında "olası kastla öldürme" suçlamasıyla görülen duruşmada, TÜBİTAK olayın görüntülerine dair bilirkişi raporu hazırlamayacağını mahkemeye bildirdi.

Medeni Yıldırım'ın aile avukatlarından Reyhan Yalçındağ, yargılama sürecini euronews’e değerlendirdi.

Bilimsel bir duruşa sahip olması gereken TUBİTAK iktidara yakın olanların raporlar hazırladığı bir yer oldu
Reyhan Yalçındağ
Medeni Yıldırım'ın avukatı

Yalçındağ, bilimsel bir kurum olarak bilinen TUBİTAK’ın artık mevcut iktidarın lehine göre raporlar hazırladığını söyledi.

‘’Aslında Adli Tıp Kurumu’nun, özellikle yaşam hakkı ihlallelerine dönük tutumu failleri korumak üzerinden olmuştur. Bu yönde hazırladıkları raporlar ile bilinirler. Geçmiş yıllarda bu kurumda duayen hocalarımız vardı, ancak ihraç edildiler. Ve şimdi bunun eksikliğini yaşıyoruz. Çünkü iktidar nerede duruyorsa ona göre raporlar hazırlanıyor. Bu yapılamaz. TUBİTAK bilimsel bir duruşa sahip olması gereken ve bilim üreten bir kurum olmalı ama şuanda iktidara yakın olanların raporlar hazırladığı bir yer oldu’’

Avukat Reyhan Yalçındağ, özellikle kolluk kuvvetlerinin yargılandığı davada bağımsız olması gereken bu gibi kurumların tamamen lehine dosyalar hazırladıklarını ifade etti.

‘’TUBİTAK kısacası beni bulaştırma diyor. O nedenle bilirkişi raporu hazırlamıyor bu davada. Aslında tüm dosyalar gönderildi ancak burada koyuz diyor. Bizim vergilerimizle ayakta duran bu kurumlarda, hiç mi alanında uzmanlar yok. Artık bu kurumların da objektifliği kalmadı.’’

Toplumsal bir gösteri olayına tazyikli su kullanmak yerine, ağır silahlar kullanıldı. Olayın görüntüleri olmasına rağmen Medeni Yıldırım davasında cezasızlık politikası uygulanacağını düşünüyoruz

Yalçındağ, yıllardır eksikliklerle devam eden Medeni Yıldırım davasının sonunda cezasızlık politikasının uygulanacağı görüşünde.

‘’Cezasızlık politikası uygulanacak. 3-5 yılın meselesi değil. Bu dosyada en başından beri sıkıntılar var. Dosyayı kapatamamalarının nedenleri ise olay yerine ait görüntülerin olması. Yaralılar ve yakınlarının beyanları var. Olay yerine ait binlerce kovan tespiti söz konusu. Kullanılan silahlar ağır silahlar. Toplumsal bir gösteri olayına tazyikli su kullanmak yerine ağır silahlar kullanıldı. Bu insanların köylüler olduğu çok açık ve net. Medeni Yıldırım öldü ama bir çok insan da sakat kaldı, uzuvlarını kaybetti. Bir er üstlerinin emri olmadan ateş açamaz. Birileri ateş açın dediği için oldu bu olay. Kendisi de yargılama sürecinde üstlerinden emir aldığını ifade etti zaten. Ama bu dosya da hem sanık beraat etti hem de gerçek sanıklar belli değil. Burada hayatını kaybeden bir insan olduğu halde süreç işletilmiyor çünkü kolluk fail.‘’

Bu gibi davalarda bireysel başvurularla adalete erişmeye çalıştıklarını ifade eden avukat Yalçındağ, özellikle ailelerin buradan yani Türkiye yargısından adalet beklediğini söyledi. 14 Mayıs’ta görülecek duruşmada ise mahkeme silahın kaç atış yaptığının araştırılmasını istedi.

Ne olmuştu?

28 Haziran 2013’te Diyarbakır Lice ilçesine bağlı Hêzan-Kayacık’taki karakol-kalekol protestosunda askerlerin açtığı ateş sonucunda Medeni Yıldırım yaşamını yitirdi, 8 kişi de yaralandı.

Olayla ilgili önce Diyarbakır Lice Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Ancak dosya görevsizlik kararıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Olaydan bir yıl sonra, Mayıs 2014’te Yıldırım’ın vurulduğu görüntüler ortaya çıktı, olay yerindeki jandarmaların kalabalığa doğru ateş açtığı kesinleşti. Hatta olay yeri incelemesinde askerlerin silahından çıkan 317 adet kovan bulundu.

Gizlilik kararı konularak yapılan soruşturmanın iddianamesi olayın ikinci yılında hazırlandı. İddianamede, şüpheli olarak gösterilen er Adem Çiftçi hakkında, "Haksız tahrik altında olası kastla adam öldürme" suçundan 18 yıla kadar hapis istemi ile dava açıldı.

Çiftçi'nin yargılandığı davanın ilk duruşması 27 Ekim 2015’te görüldü. Duruşmalara SEGBİS ile katılan sanık Çiftçi, vur emrini komutanlarının verdiğini söyledi ve silahın kurma kolunu çektiğini ancak ateş etmediğini belirterek hakkındaki suçlamayı kabul etmedi.

Sanık Adem Çiftçi ifadesinde çok kez üstlerinin emri ile ateş açtığını söyledi

Sanığın olay sırasında ateş etmediğini ve üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığını belirten savcı, sanığın beraatini istedi. Bir yıl sonra 8 Kasım 2016’da görülen duruşmada ise Çiftçi hakkında karar çıktı. Savcının mütalaasını kabul eden mahkeme Adem Çiftçi’nin beraatine karar verdi.

Daha sonra, beraat kararı istinaf incelemesinde Antep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nce oybirliğiyle bozuldu. Ve mahkeme olayın tam anlamıyla ortaya çıkarılabilmesi için sanık ve tanık ifadeleri ile olay yerindeki maddi bulguların da değerlendirilmesini istedi.

İstinaf kararından sonra yargılama 21 Aralık 2017’de yeniden başladı. Ancak mahkemenin defalarca talep etmesine rağmen, İstanbul Adli Tıp Kurumu, ATK, TÜBİTAK ve TRT’den bilirkişi raporları gelmedi. Hatta 16 Mayıs 2019 tarihli duruşmada TRT’den mahkemeye gelen yanıtta bilirkişi raporu hazırlayacak imkanlarının olmadığı belirtildi. Mahkeme bunun üzerine TÜBİTAK veya ATK’den bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. Yeniden müzekkere yazıldı ama ATK, TÜBİTAK herhangi bir raporu mahkemeye ulaştırmadı.

Ayrıca, İçişleri Bakanlığı müfettişlerince hazırlanan rapor üzerine Kayacık Karakol Komutanı, silah kullanma emri veren Jandarma Özel Harekat Tim komutanı ve karakolda görevli askerler hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” iddiaları ile başlatılan soruşturmada da takipsizlik kararı verildi.

Qries