Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Covid-19 aşısı yaptırma konusunda kuşkularınız mı var? Uzmanlar akılda kalan tüm soruları yanıtladı

Access to the comments Yorumlar
 Camille Bello  & Kerem Congar
Covid-19 aşılarına karşı kuşkuları olan milyonlarca kişi pandeminin 2. senesinde dahi hala aşı yaptırmadı.
Covid-19 aşılarına karşı kuşkuları olan milyonlarca kişi pandeminin 2. senesinde dahi hala aşı yaptırmadı.   -   ©  Canva

Covid-19 virüsünün dünya genelinde yayılması sonrası başlatılan kampanyalarda yaklaşık 5 milyara yakın doz aşı yapıldı.

Dünyada şu anda yaklaşık 7.9 milyar kişi yaşıyor. İngiltere'nin köklü eğitim kurumlarından Oxford Üniversitesi'nin verilerine göre pandeminin başladığı günden bu yana dünya nüfusunun en az yüzde 32'si bir doz koronavirüs aşısı yaptırdı.

Ağustos ayının ilk haftalarında İtalya’da yayımlanan bir rapora göre, Covid-19 aşılarını tamamlamış olanların bu hastalık nedeniyle ölüm riskinin, aşı yaptırmamış olanlara kıyasla yüzde 96,82 oranında daha az olduğu ortaya çıktı.

Nüfusa oranla aşı yaptırma oranının daha fazla olduğu ülkelerde Covid-19 virüsünün yayılma hızı oldukça düşük ve vakalarda gözle görülür bir düşüş dikkati çekiyor.

Ancak buna rağmen birçok ülkede aşı karşıtları ve koronavirüs aşısına kuşkuyla yaklaşanların sayısı hala bir hayli fazla. Avrupa'nın en büyük ekonomilerinden Fransa'da hükümet, Covid-19 aşısı yaptırmayanlara kafe, lokanta ve sinema gibi kamuya açık alanlara girmelerini zorlaştıracak bazı kısıtlamalar getirildi.

Almanya'da Federal Meclis üyesi Doktor Helge Braun, aşılı kişilerin "aşılanmamış vatandaşlardan daha fazla özgürlüğe sahip olacağını" açıklamıştı. ABD'de ise Başkan Joe Biden, kampanyaların hızlanması için aşılananlara nakit ödüller vereceğini duyurmuştu.

Sağlık çalışanları ve doktorlar, ileriki dönemlerde aşı yaptırmayanlara karşı ortaya çıkabilecek uygulamalar ve kısıtlamaların artmasının olumsuz sonuçları olabileceğinden endişe ediyor.

Euronews, Covid-19 salgınında yürütülen aşı kampanyalarıyla ilgili tüm ayrıntıları ve aşı karşıtlarının çekincelerini, Edinburg Üniversitesi Roslin Enstitüsü Bağışıklık Sayrı Bölümü Başkanı Prof Dr. Neil Mabbott ile konuştu.

Bazı soruları ise ek bir kaynak olarak, tanınmış bilim insanlarından oluşan bir ekibin hazırladığı ve içerisinde aşılar hakkında "en güncel bilgilerin" yer aldığı Bristol Üniversitesi'nin "Covid-19 Aşı İletişimi El Kitabı'nda" yer alan bilgilerle cevapladık.

Onaylanan Covid-19 aşılarının çok güvenli olduğu kanıtlandı.
Prof. Dr. Neil Mabbott
Edinburg Üniversitesi Roslin Enstitüsü Bağışıklık Sayrı Bölümü Başkanı

Euronews: Aşıya şüpheyle yaklaşanlar özellikle yan etkilerden çekiniyor. Uzun vadede Covid-19 aşılarının yan etkilerinden bahseder misiniz?

Prof. Dr. Mabbott: "Aşılara onay veren ajanslar elbette yan etkileri de oldukça ayrıntılı bir şekilde araştırıyor. Şu anda dünya geneline baktığımızda bugüne kadarki verilerin büyük çoğunluğu, yan etkilerin çok hafif ve çok geçici olma eğiliminde olduğunu ve yalnızca bir gün kadar sürdüğünü gösteriyor. En çok görülen yan etkiler, kol ağrısı ya da 2-3 gün süren grip benzeri semptomlar."

"Az da olsa ciddi semptom gösteren kişiler de var. Ancak bu durumun, aşı mı yoksa koşullara bağlı bir etki mi olduğu hala belirsiz. Ancak bunların görülme sayısı oldukça az. Onaylanan Covid-19 aşılarının çok güvenli olduğu kanıtlandı."

AP Photo
ABD'de aşı olan bir sağlık görevlisi.AP Photo

Euronews: Aşıların uzun vadedeki etkileri neler? Bunları belirlemek seneler sürebilir mi?

Prof. Dr. Mabbott: "Bunu takip etmek oldukça zor. Çünkü aşı yaptırmış biri uzun vadede farklı ortamlara girip çıkabiliyor. Yan etki dediğimiz şey belki de aşıdan dolayı değil, çevresel faktörlerden kaynaklanıyor olabilir. Emin olmak oldukça güç."

"Ancak bu aşılar milyarlarca kişiye yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yan etkilerle alakalı genel bir şey elbette söylenebilir. Örneğin, AstraZeneca aşısı nadir de olsa pıhtılaşmaya sebep oluyor. Verilere bakıp, bu aşının uygulandığı bölgelerde yaşayan insanların durumunu takip ediyoruz."

Euronews: Kan pıhtılaşması (tromboz) riski ne kadar olası?

Covid-19 Aşı İletişim El Kitabı: "Kan pıhtılaşması olaylarıyla Oxford/AstraZeneca aşısı arasında bir bağlantı var gibi görünüyor, ancak bu yan etkiler çok nadir görülüyor."

"Bir kişinin Covid-19 virüsü sebebiyle tromboz geçirme riski, aşının yan etkisinden daha yüksek. Örneğin, beyindeki göreceli kan pıhtılaşması riski, Pfizer-BioNTech gibi bir mRNA aşısından yaklaşık 6-10 kat daha yüksek. Karaciğerde kan pıhtısı oluşma riski de, Covid-19 aşısından kaynaklanan riskten 7-14 kat daha fazla."

Euronews: COVID-19 aşılarının kadınların doğurganlığına ya da erkeklerin sperm sayısına etkisi var mı?

Covid-19 Aşı İletişimi El Kitabı: "Üreme ve Klinik Bilimciler Derneği (ARCS) ve İngiliz Doğurganlık Derneği tarafından yayınlanan kitapçık, koronavirüs aşılarının herhangi bir şekilde kadınların doğurganlığını; erkeklerin sperm sayısı ya da kalitesini etkilediğine dair hiçbir kesin kanıt ve teorik bir neden olmadığını doğruluyor."

AP Photo
AP, ArşivAP Photo

Euronews: mRNA yöntemini kullanan Covid-19 aşısı almak insan DNA'sını değiştirir mi?

Covid-19 Aşı İletişimi El Kitabı: "mRNA, ribonükleik asit habercisi anlamına gelir ve en basit haliyle "hücrelerinize bir proteinin veya hatta bir protein parçasının nasıl oluşturulacağına ilişkin talimatlar" olarak tanımlanabilir."

"MRNA yöntemi bir kişinin genetik yapısını (DNA) değiştirmez veya değiştiremez. Bir Covid-19 aşısından gelen mRNA, DNA'mızın tutulduğu hücrenin çekirdeğine asla girmez. Bunun anlamı, mRNA proteinin DNA'mızı hiçbir şekilde etkilemediği veya onunla etkileşime girmediği anlamına gelir."

"Bununla birlikte mRNA yöntemini kullanan Covid-19 aşıları, hastalığa karşı güvenli bir şekilde koruma (bağışıklık) geliştirmek için vücudun doğal bağışıklık sistemiyle birlikte çalışır."

Şu anda kullanılan aşılar için on yıllardır birçok farklı çalışma yürütülüyordu. Yani bu aşılar bir gecede ortaya çıkmadı.
Prof. Dr. Neil Mabbott
Edinburg Üniversitesi Roslin Enstitüsü Bağışıklık Sayrı Bölümü Başkanı

Euronews: Tüm Covid-19 aşıları acil kullanım onayı aldı ve çok hızlı bir şekilde geliştirildi. Bununla ilgili kamuoyunda bazı çekinceler var.

Prof. Dr. Mabbott: "Covid-19 aşıları çok hızlı bir şekilde geliştirildi ancak söz konusu aşılar için yıllar süren birçok çalışma yürütülüyordu. Örneğin AstraZeneca aşısı için en az 10 yıldır çalışma yapılıyordu."

"Aşılar için geliştirilen adenovirüs formatı çok daha önceden tasarlanmıştı. Şimdiyse bu format koronavirüs için adapte edildi. Yani bu aşılar bir gecede yapılmadı. Bununla ilgili çok sayıda kapsamlı araştırma yapıldı."

Euronews: Covid-19 aşısı yaptırmak, salgına yakalanmayacağımız anlamına gelmiyor değil mi?

Prof. Dr. Mabbott:"Evet kesinlikle. Örneğin Delta varyantına karşı, çift ya da tek doz aşı yaptıranlar dahi virüse yakalandı. Ancak bu insanların büyük çoğunluğu salgını hafif bir şekilde geçirdi. Ancak aşı yaptırmayanların çoğu virüse yakalandığı zaman hastaneye kaldırıldı ya da hastalığı çok ağır geçirdi."

Euronews: Aşı olanlar Covid-19'u yayabilir mi?

Prof. Dr. Mabbott: "Daha önceden bazı varyantları geçirmişseniz koronavirüsü başkalarına bulaştırma riski çok düşük. İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, aşılı kişilerin alfa varyantını başkalarına bulaştırma oranı aşı yaptırmayanlara kıyasla yüzde 40 daha düşük. elbette aşı olsanız dahi virüsü bulaştırma ihtimali var. Ancak aşı yaptırmışsanız ve vücudunuzdaki virüsü başkalarına bulaştırırsanız, o virüsü kapan kişiler salgını hafif bir şekilde atlatacaktır."

Euronews: Aşı yaptırsak dahi neden hala maske takmamız isteniyor, açıklar mısınız?

Prof. Dr. Mabbott: Aşılar, insanları ciddi hastalıklara, hastaneye kaldırılmaya veya ölüm riskine karşı koruyor. Ancak aşılanmış kişiler virüsü, aşılanmamış veya aşılara karşı zayıf yanıt veren kişilere bulaştırabilirler. Ve bu durum, virüsü kapan kişilerde ciddi hastalıklara neden olabilir.

Maskelerin ve diğer tüm önlemlerin virüsün yayılma hızını azalttığını ve bu önlemlerin işe yaradığını biliyoruz. Çünkü bunların dünyadaki vaka sayısını azaltmada ne kadar etkili olduğunu gördük.