Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD'de ortaya çıkan, Türkiye'de de duyulmaya başlayan 'woke' nedir?

Access to the comments Yorumlar
 Hüseyin Koyuncu
Beyazların ayrıcalığı
Beyazların ayrıcalığı   -   ©  AFP

Son yıllarda özellikle batı medyasında sık duyduğumuz "woke" kavramı, Türkiye'de de artık kullanmaya başladığımız bir kelime.

Özellikle azınlık hakları için çeşitli mücadelelere atıfta bulunulan bu İngilizce kelime, başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde "solcu ideolojiyi" kınamak için muhafazakar ve aşırı sağcı politikacılar tarafından düzenli olarak kullanılıyor.

Bu kavram nereden geldi ve tam olarak neyi ifade ediyor?

'Woke' ne demek?

İngilizceden gelen woke kelimesi, "uyandı" veya "uyanık" anlamına geliyor.

Amerikan Merriam-Webster sözlüğü, "woke" kelimesinin anlamı şöyle açıklıyor: "Önemli gerçeklere veya sorunlara, özellikle ırksal konulara ve sosyal eşitliğe dikkat ediyor".

Sosyolojik olarak "woke" kelimesi, toplumsal konulara duyarlı, gerçeklerin farkında olan kişi anlamını taşıyor.

Aslında kelimenin gerçek anlamı olumlu fakat yıllar içinde bu kelime sosyalist görüşe yakın olan kişileri küçük düşürmek için kullanılmaya başlandı.

Özellikle ABD'de ve Fransa'da aşırı sağ ve merkez sağ siyasetçileri sıklıkla, sosyalist kişilikleri, ilerici olarak tanımlanan insanları, ayrımcılık üzerine çalışan akademisyenleri ve hatta eşit haklar için mücadele eden aktivistleri aşağılamak için "woke" ifadesini kullanmaya başladı. Peki neden?

'Woke'un kökeni nereye dayanıyor?

ABD'de eşitliği savunan siyahi aktivistler tarafından "woke" teriminin ilk kullanımını görmek için 1950'lere geri dönmemiz gerekiyor.

Gazeteci-yazar William Melvin Kelley'nin 1962'de New York Times makalesinde açıkladığı gibi, "woke" (uyanmış) olmak siyahi bir Amerikalı olarak toplumdaki kendi yerinin farkında olmaya bir davet.

Fakat bu kelime ana akım medyada yalnızca 2014 yılında, siyahi genç Michael Brown'un beyaz bir polis memuru olan Darren Wilson tarafından öldürülmesinin ardından Ferguson isyanlarıyla birlikte tekrar gündeme geldi.

Amerikan medyası Vox tarafından açıklandığı gibi, #StayWoke (#UyanıkOl) etiketi sosyal ağlarda hızla popüler hale geldi ve aktivistleri mücadelelerine devam etmeye motive etti.

'Woke' ifadesi nasıl farklı bir anlam kazandı?

Siyahlara karşı uygulanan sistematik şiddete karşı mücadelede kullanılmaya başlayan "woke" kelimesi, 2017'de sosyal adalet ve ırksal eşitliğe vurgu yapan bir hareket olarak sözlüğe girdi. Ancak ana akım medyada bu kelime hızlı bir değişim yaşadı.

Herkes tarafından anlaşılmayan bu kelimeye zamanla, aşırı sağcı konuşmacıların kelimeye istedikleri anlamı yükledikleri görülmeye başlandı. Artık sosyal medyada, televizyon programlarında kullanılan bu kelimenin parodisi ve karikatürü yapılmaya başlandı.

Vox'un açıkladığı gibi, "woke" sıfatı giderek "yüzeysel" bir tutumu ifade etmek için kullanılıyor.

Artık kimse kendini 'woke' olarak tanımlamıyor

Daha önce kendilerini "woke" olarak niteleyen gruplar dahi bugün kendilerini tanımlamak için bu ifadeyi reddediyor.

ABD'de kamu radyosu NPR'den siyahi gazeteci Sam Sanders bir yazısında, "woke" ifadesini kullanmayı bırakmanın zamanı geldiğine ifade etti.

Sam Sanders yazısında, "Woke kelimesi, özellikle mide bulandırıcı bir şekilde tekrarlandığı için, bazılarının da azınlıkların sorularını ile ilgilenen ilericiler gibi görünmesine izin veren boş bir kabuktan başka bir şey olmadığı için yıllar içinde anlamını yitirdi" diyor.

Aynı zamanda, muhafazakar siyasetçilerin, özellikle aktivistleri, akademisyenleri ve gazetecileri küçük düşürmek için "woke" kelimesini kullanması, birçok kişiyi woke hareketinden uzak tutmaya sebep oldu.

Gerçekte 'woke' ideolojisi var mı ?

Bugün, ABD'de dahil hiçbir bir grup "woke" ideoloji ile ilişkisi olduğunu öne sürmüyor.

Bu kavramın eleştirmenleri, bu "woke ideolojisinin" üniversitelerde özellikle toplumsal cinsiyet, sömürgecilik ve ırkçılık sonrası çalışmalar yoluyla temsil edildiğini iddia ediyor.

ABD'de Black Lives Matter gibi yeni aktivizm biçimlerinin gücünün artmasıyla, "woke" ifadesi beyaz ayrıcalığı, kültür yağmacılığı veya kesişimsellik kavramları ile bağdaştırıldı ve bunun aynı ideolojiye ait olduğu iddia ediliyor.

Birçok siyasetçi ve gazeteci, 'wokism'in, kurban statüsünün sosyal bir kaynak haline geldiği yeni bir ahlaki kültür olduğu ileri sürüyor.

Ancak bu analiz çoğunlukla akademisyenler tarafından reddedildi. Üstelik, feminizmden ve hatta Marksizmden farklı olarak, "woke ideolojisi" için bir külliyat ve yapılandırılmış bir düşünce akımı yok.