Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

DTÖ, Covid-19 aşı patentinin kaldırılmasını kabul etti: Bu adım için geç mi kalındı?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Covid-19 aşısı patenti için anlaşma
Covid-19 aşısı patenti için anlaşma   -   ©  AP/AP

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Covid-19 aşı patentinin geçici olarak kaldırılmasını iki yıllık yoğun müzakerelerin ardından cuma günü kabul etti.

Bununla birlikte uzmanlar, bu anlaşmanın küresel aşı eşitsizliği üzerinde büyük etkisi olacağına dair şüphelerini dile getiriyor.

İlaç üreten şirketlerin lobilerinin de karşı çıktığı uzlaşmaya, kapsamı dar ve sınırlı olduğu gerekçesiyle sağlık alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu da eleştiriler yöneltiyor.

Cenevre’deki toplantıda uzun süren müzakerelerin ardından yapılan oylamayla 164 DTÖ üyesinin tamamı tarafından kabul edilen anlaşma, gelişmekte olan ülkelere ‘hak sahibinin onayı olmadan’ beş yıl boyunca Covid-19 aşısı üretme hakkı tanıyacak.

2020 yılından bu yana özellikle Hindistan ve Güney Afrika, Covid-19 aşıları için fikri mülkiyet hakkının geçici olarak kaldırılması ve kendilerini de aşı üretimi yapabilmeleri konusunda mücadele veriyor.

Bununla birlikte cuma günü varılan anlaşmadaki bazı sınırlamalar sektördeki bir çok kişiyi mutlu etmedi.

Anlaşma neden kimseyi mutlu etmedi

Aşı patentlerinde muafiyetin tüm ülkeler için geçerli olması ve Covid testleri ile tedavilerini de kapsaması için yapılan taleplerin karşılanmaması ise tepkilere yol açıyor.

Yeni uzlaşma şartlarına göre, DTÖ üyelerinin "Covid-19 teşhis ve tedavi ürünlerinin üretimini ve tedarikini kapsayacak" tedbirlerin genişletilip genişletilmeyeceğine karar vermek için altı ayı bulunuyor.

Şeffaf İlaç Politikaları Gözlemevi’nin kurucularından Jerome Martin, bu anlaşmanın sadece gelişmekte olan ülkeleri kapsadığı için başlangıçtaki beklentilerin gerisinde kaldığı eleştirisine bulundu.

Jerome Martin, “Bu anlaşmanın pratikte nasıl uygulanacağını görmemiz gerekir. Ancak çok iddialı bir anlaşma değil.” diyerek çekincelerini dile getirdi.

Uluslararası Bilgi Ekolojisi Direktörü James Love ise “sınırlı” olduğu gerekçesiyle eleştirdiği anlaşmanın sonuçlarının tatmin edici olmadığı eleştirisini yöneltti.

Kapsamlı ve detaylı bir anlaşmanın yapılmamasını eleştiren James Love, “Covid-19 tedavisinde istisnanın sadece aşılarla sınırlı olması, beş yıllık bir süreyi kapsaması, DTÖ'nün ticari sırlara ilişkin ilkelerini ele almaması, özellikle Covid-19'a karşı alınacak önlemlere genişletilmiş bir kitlenin erişim sağlamasını pek olası kılmıyor.” dedi.

Halkın Aşı İttifakı Eş-Başkanı Max Lawson, İngiltere, İsviçre ve AB ülkelerini etkili ve kapsamlı bir fikri mülkiyet hakkından feragate yol açacak bir anlaşmayı engellemekle suçladı. Lawson, “Zengin ülkelerin DTÖ içindeki tavırları utanç verici” dilerek tepkisini dile getirdi.

İlaç lobi grupları da mutlu değil

Bu uzlaşı ayrıca, patent korumalarının kaldırılmasının inovasyona zarar vereceği eleştirisini getiren ilaç lobisi grubu IFPMA'yı da hayal kırıklığına uğrattı.

IFPMA Genel Direktörü Thomas Cueni, “Aşı kıtlığını etkileyen en büyük faktör fikri mülkiyet değil, ticarettir. Bu konu, Dünya Ticaret Örgütü tarafından tam olarak ele alınmadı.” diyerek tepkisini dile getirdi.

Uzmanlara göre salgının başında aşı kıtlığı yaşanırken, bu sorun artık ortadan kalktı.

Şu ana kadar 14 milyar doz aşı üretimi yapıldığı tahmin ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, dünya nüfusunun yüzde 60’ı iki doz aşı oldu. Ancak bu oran Libya’ya yüzde 17, Nijerya’da yüzde 8’e kadar inebiliyor.

Ek kaynaklar • AFP